Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu frekanslar mikrodalga bandına girmektedir.Ele comunică unele cu altele prin intermediul microundelor.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Cu toate acestea, s-a interzis intrarea bizantinilor în oraș.
O partiye girmelerinin tek yolu kız gibi giyinmektir.De data aceasta aduce fata îmbrăcată în haine de sărbătoare.
Rüyalar ve transa girmeler farklı bir iletişim yolu olarak görülürdü.Dansurile și zborurile ritualice tot sunt considerate forme ale comunicării.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini desteklememektedir.Din acest motiv el a susținut necesitatea aderării Turciei la Uniunea Europeană.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Domnia Sa nu trebuie ”să se implice”.
Avusturya’nın 1995 yılında AB’ye girmesiyle birlikte İsviçre ve Lihtenştayn tamamen AB ile komşu olmuştur.Elveția, împreună cu Liechtenstein, este complet înconjurată de UE după aderarea Austriei în 1995.
Türk dizileri Rumenceye çevrilerek yayına girmektedir.Monedele emise aveau putere circulatorie pe teritoriul României.
General Raus ve karargâh kadrosu, Memel'de bizzat çatışmalara girmek zorunda kaldılar.Comandamentul și statul său major au fost la Târgu Mureș.
Yel girmesi kavramı bu anlayışın en belirgin göstergesidir.Origins este fără îndoială cea mai bună repetiție a acestei formule.
Tatlı su havzalarına girmezler.Intră rar în apele dulci.
Aragon'u Fransız komünist Partisine girmesi konusunda etkiledi.L-a solicitat atunci pe Euler să se confrunte cu francezul pe teme religioase.
Bununla birlikte, Türk ordusunun merkezdeki birlikleri hâlâ mücadeleye girmemişti.Surprinzător, trupele japoneze nu erau acolo.
"Aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz.Eu cred în Biblie și nu voi merge până acolo».
Frodo, Gollum'un gizli bir yoldan Mordor'a girme önerisini kabul etti.Gollum le sugerează apoi un drum secret către Mordor, prin înfricoșătoarea vale a Minas Morgulului.
İki filo Taşoz açıklarında karşılaştı fakat muharebeye girmeyi seçmediler.Se crede că cei doi jucători au fost într-adevăr incluși pe listă dar nu au făcut deplasarea cu lotul.
Bu bilet iki kişinin girmesine olanak tanır.Acest bilet permite intrarea a două persoane.
Başkası için riske girmek istemiyorum.Nu vreau să îmi asum riscul pentru altcineva.
Güvenlik görevlin içeri girmeme izin vermedi.Agentul tău de pază nu mi-a permis să intru înăuntru.
Tom, utancından yerin dibine girmek istedi.Tom voia să intre în pământ de rușine.
O muhtemelen onunla cinsel ilişkiye girmedi.Probabil că ea nu a întreținut relații sexuale cu el.
O muhtemelen onunla cinsel ilişkiye girmedi.Probabil că ea nu a avut contact sexual cu el.
İçeri girmen lazım.Trebuie să intri înăuntru.
Karı koca arasına girme.Nu interveni între un soț și soția sa.
İnternet çok yaygın olup her eve girme yolundadır.Szinte egyedülálló lehetőség, hogy minden háztartásban biztosított az internethasználat.
Siyasete girmeden önce ETA üyesiydi.Az újraegyesítés előtt az SED tagja volt.
Frodo, Gollum'un gizli bir yoldan Mordor'a girme önerisini kabul etti.Gollam viszont felajánlotta, hogy egy titkos átjárón elvezeti őket Mordorba.
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.Tizennyolc éves korától állt át az utcai versenyszámokra.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Megkéri, hogy ne engedjen fel senkit.
1958: Girmedi.1958: Nem jutott be.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Ne közeledj senkihez szexuálisan, hacsak nem kapsz erre jelzést.
2007'de ilk kez bir Çin firması olan Baidu NASDAQ-100 endeksine girmeyi başarmıştır.2007 decemberében a Pajtu (Baidu) lett az első kínai cég, melyet a NASDAQ-100 index jegyzett.
Herhangi bir organizasyona girmedim, girmeyi planlamıyorum da.Soha semmilyen szervezethez nem csatlakoztam, és a jövőben sem tervezem.
Liberaller hükümete girmek istiyor.A demokratapárt elhatározta a liberális blokkba való belépését.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Csakhogy ez ellenkezett az európai diplomáciai érdekekkel.
17 yaşına girmeden İngiltere´ye gitti ve Exeter´de 8 ay kalarak İngilizce öğrendi.Tizenhét éves korában nyolc hónapot az angliai Exeterben töltött, ahol megtanult folyékonyan angolul beszélni.
Aglebiler Sicilya'ya 827'den itibaren girmeye başlamışlardı.Az arabok betörései Szicília szigetére 827-ben kezdődtek.
Yeniden siyasete girmeye çalıştı.Ekkor újra belevetette magát a politikába.
''Photograph'' ayrıca 10 ülkede top 10'a girmeyi başardı.A Waiting For Tonight szintén a top 10-be került be.
İlk 10'a girmeyi başaran ilk Japon erkek tenisçidir.Ő az első japán teniszezőnő, aki a Top5-be került.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.Egyházi ember nem vehetett részt bajvívásban.
Fakat 1852'de ailesi Clermont-Ferrand'a yerleşince hukuk kariyerine girmek için liseye devam etti.Családja 1852-ben Clermont-Ferrand-ba költözött, ő pedig jogi pályára készült.
1960: Girmedi.1960: Nem jutott be.
Rivayete göre orada yaşayan bir çoban, hayvanların bu bölgeye girmekten kaçındığını söyledi.A babona szerint az ilyen kémény megakadályozta, hogy a boszorkányok bejussanak a házba.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)A szótő viś azt jelenti 'behatolni'."
Devam filminin 6 Eylül 2019 tarihinde gösterime girmesi bekleniyor.A film folytatását, az Az 2.-t a tervek szerint előreláthatólag 2019. szeptember 6-án mutatják be.
Sınava girmede sınır yoktu.Nincs felvételi vizsga.
Bu dönemde ciddi olarak bir yazarlık kariyerine girmeyi de düşündü.Ekkor kezdte komolyan fontolgatni az írói pályát.
O benim Grizzly Bear'a girmemi sağladı.Támad a Grizzly Bears-ével.
Ayrıca Pop 100'de de ilk yirmiye girmeyi başarmıştır.A Pop 100-on pedig a 20. helyet szerezte meg.
Listeye birden çok kez girmek pek sık rastlanan bir durum değildir.A csak adott számszor lefutó ismétlés nem gyakori.
Tatlı su havzalarına girmezler.Cápák jelenlétében nem megyünk a vízbe.
Olasılıkla normalde zararsız olan bazı mikroorganizmalar HLA-B27 geni ile ilişkiye girmektedir.Lehetséges genetika kockázat kapcsolódik a HLA-B7-hez.
Kuveyt vatandaşları bu ülkelerde işe girmek hakkınada sahiptir.Lehetőség nyílt arra, hogy a lovagrend ezekben az országokban is tevékenykedjen.
Kenan topraklarına girmeden önce 12 Casus hikâyesini sunar.12 kémet küldenek az Ígéret földjére.
Meclise girmesine rağmen, yasadışı komünistler tarafından kendi yetki alanından yoksun bırakıldı.A parlamentbe ugyan bejutott, de mandátumától törvénytelenül megfosztották.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.A promóció a Sony kései döntése volt.
İşler Tina’nın bir erkekle romantik ilişkiye girmesiyle daha da çıkmaza girer.Oliver később romantikus jellegű kapcsolatba kerül az újságírónővel.
Fakat bu film sinemalarda gösterime girmedi.Soha nem gondoltam volna, hogy filmekben fogok szerepelni.
Tek bilineni, şehire tanrıların girmesini yasaklayacak kadar güçlü olduğudur.Tudta hogy gyorsnak kell lennie mielőtt az Idősebb Istenek közbeavatkozhatnának.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod