Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak, tek bir substratı olan bazı enzimler bu mekanizma kategorisi içine girmezler.Porém, algumas enzimas que apenas têm um substrato não se agrupam nesta categoria de mecanismos.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.Antes disso, as mulheres não eram autorizadas a acessar essas instalações.
Grand Line'a girmek isteyenler için oldukça etkili bariyerlerdir.Devido a isso na região de Calm Belt há barreiras muito eficazes para aqueles que tentam entrar na Grand Line.
Ağustos ayı sonunda 4. Panzer Ordusu Leningrad yönünde 48 km.lik bir girme sağlamıştı.No final de agosto, o 4º Grupo Panzer penetrou em 48 quilômetros de Leningrado.
Diğerlerinin de yardımıyla Rick, hastanenin bahçesine girmeyi başarır.Com a ajuda dos outros sobreviventes, Rick consegue entrar no pátio da prisão.
Melodiyi girmek için bir piyano roll tipi arayüz kullanılır ve her notaya sözler girilebilmektedir.Uma interface tipo rolo de piano é usada para inserir a melodia e as letras podem ser inseridas em cada nota.
Leon'un kişisel hizmetine girmesinden sonra hızla yükseldi ve 900 kişilik protospatharios oldu.Promovido rapidamente após sua entrada em serviço pessoal de Leão, foi feito protoespatário em 900.
New York’dan gelen gemiler San Juan Nehrine girmekte ve Nikaragua Gölü boyunca ilerlemekteydi.Navios oriundos do Oceano Atlântico entravam no Rio San Juan e navegavam pelo Lago Nicarágua.
1985'te McGill Üniversitesine girmek için Montreal'e taşındı.Em 1985, mudou-se para Montreal para estudar na McGill University.
Ertesi gün ise Bangui'ye girmeyi başardılar ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na doğru yol aldılar.No dia seguinte, no entanto, os rebeldes entraram em Bangui, indo para o Palácio Presidencial.
Melanezyalıların iki güçten herhangi birinin vatandaşlığına girmesi ise yasaklanmıştı.Melanésios foram impedidos de adquirir a cidadania de qualquer poder.
Dördüncü tekli olan Sting-örneklemesi "Shape", 2003'ün başında Hollanda ve İrlanda'da ilk ona girmeyi başardı.Um quarto single, o Sting-sampling "Shape", foi o top ten da Holanda e da Irlanda no início de 2003.
1970'lerde yeni kurulan konglomerat, ağ ve radyo endüstrisine girmeye başladı.Em 1970, o recém formado conglomerado de empresas entrou no setor das redes e da rádio.
Ama hiçbir zaman başım belaya girmedi.Eles nunca tiveram problemas.
Tolkien, ork kültürü ve eşyaları hakkında ayrıntıya girmez.Tolkien não disserta muito sobre a cultura e costumes dos orcs.
Venera 1 ve Venera 2 Venüs yörüngesine girmeden yakın uçuş gerçekleştirmek üzere planlanmıştır.A Venera 1 e a Venera 2 perderam contato com a Terra antes de chegar a Vênus.
1964: Girmedi.1964: Não pontuou.
Böylece Bizanslılar savaşa yalnız girmek zorunda kaldı.Assim, os bizantinos foram forçados a lutar sozinhos.
Bir şarkı oluşturmak için kullanıcının melodiyi ve şarkı sözlerini girmesi gerekmektedir.Para criar uma música, o usuário deve inserir a melodia e letra.
Türkler Vutumitis'in şehre girmesine izin verek uzlaşmaya vardılar.Os turcos entraram em negociações, permitindo Butumita entrar na cidade.
Bu uzun barış ve refah dönemi kaçınılmaz şekilde ordunun rehavet içine girmesine ve laçkalaşmasına neden oldu.Inevitavelmente, este longo período de paz e prosperidade levou à complacência e à negligências dos militares.
Olaya şahit olan başbakan Boris Godunov, araya girmeye çalışmış ama kendisi de bir darbe yemiştir.O então boiardo Boris Godunov, que a tudo assistia, tentou intervir, mas também apanhou do czar.
Siyasete girmeden önce ETA üyesiydi.Foi presidente da Coopavel, antes de ingressar na política.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesine karşıdır.A entrada da Turquia na União Europeia.
8 Aralık 1941: Amerika Birleşik Devletleri'nin, Japonya'nın Pearl Harbor saldırısı üzerine savaşa girmesi.8 de dezembro de 1941: entrada dos Estados Unidos na guerra, no dia seguinte ao ataque japonês a Pearl Harbor.
Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.Prefere morrer do que viver em cativeiro.
2010 yılında Cube Parti seçmelerine katılarak Cube Şirketine girmeyi başardı.Ela entrou para a Cube Entertainment em 2010, através das audições do Cube Party.
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.Competiram atletas com idades inferior a 18 anos.
Andrea Beth'in durumunu kontrol etmek için eve geri gelir ancak eve girmesi Maggie tarafından engellenir.Andrea sente prazer ao ver que Beth escolheu viver, mas estava proibida de entrar na casa, por Maggie Greene.
Hiçbir üstün gücün egemenliği altına girmeyi kabul etmez.Ninguém parece fazer frente à sua superioridade.
Bir süre için erkeklerle ilişkiye girmeyecektir.Ela não consegue se envolver com homem nenhum.
Şov dünyasına girmesi çok kolay oldu, zaten bebekliğinden beri sahnelerdeydi.Sua exposição ao mundo da atuação veio quando ainda era criança.
Elektronik sisteme girmekte zorlanınca kendi pusulamı verdim." açıklamasını yaptı."Quando eu chego à NHL, tenho de vender meu nome", explicava.
Saratoga zaferi, Fransızları savaşa girmeye teşvik etti.A vitória americana em Saratoga fez com que a França se aliasse com os Estados Unidos.
"Dizide tekrar tekrar yer alan bir diğer espri de Peter'ın vicdan krizine girmesidir."Outra surreal e imaginativa piada recorrente envolve um ataque de consciência de Peter.
İspanyol aristokrat kadınları da maya kılığına girmekten hoşlanıyorlardı.Na, Florália, mulheres dançavam nuas.
Rüyalar ve transa girmeler farklı bir iletişim yolu olarak görülürdü.Sonhos e transes forneceram um local muito diferente para interação.
Tacmas giysi edeğiştirerek bir tacir olarak Ali'nin haremine girmeyi başarmıştır.E isso ajuda o fato de Stan ser realmente atraente nas telas.
Trumpets içeri girmekte ısrar edince Abruzzi kenara çekilir ve hücreye girer.Ao ouvir o alarme, Harpuia entra e fecha-o.
Eğer alıcı oyuncu düşürülmüş ya da bloklanmışsa topa dokunulmuş sayılmaz ve top oyun dahiline girmez.É permitido bloquear, desde que mãos e braços não toquem a bola e o jogador não toque a rede.
Nisan 1991'de Annus, Estonya'da bir koalisyon hükümetine girme isteğini dile getirmiştir.Até, em 1991, Annus expressou a vontade do seu partido de fazer parte de um governo em coalição.
Onunla bir tartışmaya girmek istemiyorum o hala da bir arkadaş.’"Ele não quer brigar comigo."
Peter yüzme havuzuna bomba atlayışı yaparken Brian, havuza girmeyi reddeden Stewie'yi havuza iter.Peter pula como uma bola de canhão na piscina e Brian critica Stewie quando o bebê recusa a entrar na água.
MESSENGER uzay sondası 2011 yılında Merkür’ün yörüngesine girmek üzere yoldadır.2011 — A sonda MESSENGER chegou à órbita de Mercúrio.
Jolie hiç vajinal ilişkiye girmemiştir.Segundo Joyce, ela nunca havia tido relações sexuais com eles.
Saldırdıkları hücrenin zarını zayıflatıp su ve iyonların hücrenin içine difüze olmasını (girmesini) sağlarlar.Seu golpe, porém, logo é desvendado e, como castigo, eles se tornam servos, carregadores de lenha e de água.
Çevreleriyle ilişki içine girmeye ihtiyaçları yoktur.Nada o liga a seus relacionamentos.
İngiltere'nin savaşa girmesiyle, Fransa Calais'i ele geçirdi.Guerra dos Cem Anos: Os ingleses tomam Calais.
Mia ile birlikte birçok kez aynı sahneyi paylaştılar ama hiç ilişkiye girmediler.Elas estiveram na mesma cena juntas em vários filmes, mas nunca teve sexo entre elas.
Kendisi siyasete girmeden önce hemşirelik yapmıştır.Foi pintor da construção civil antes de ingressar na política.
Desmond iyice korkar ve sayıları girmek için uzandığında Locke bilgisayarı kırar ve ambar patlar.Então, decidiu que o botão precisava ser apertado, mas Locke interveio e destruiu o computador.
Oksijenlenme oksijen moleküllerinin vücut dokularına girmesi ile olur.A oxigenação produz-se quando as moléculas de oxigênio entram nos tecidos do corpo.
Bunların en başta geleni, bu kişilerin bazı kişilerin rüyalarına girmesi olayıdır.Sua grande obra é disseminar aquele sonho para outros.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.O arco insular é formado no limite convergente onde a Placa do Pacífico subduz sob a Placa indo-australiana.
Ancak Bulgar zaferi, Bulgaristan'ın Bizans egemenliğine girmesini ancak 1018 yılına erteledi.Contudo, a vitória bizantino apenas adiou a queda da Bulgária para o Império Bizantino em 1018.
Ama şeytanlar cennete girmezler.É gente que não acredita no inferno.
1961: Girmedi.1996 - Não entrou.
Talebelerden 10 adet tanım girmeleri istenir.Bandial apresenta 10 sons vogais.
Oyuna girmek için oyuna tıklayın.Estou aqui para jogar o jogo.
Özenti sosyete Paris'in ünlü salonlarına da girmekten geri kalmadı.Nunca mais ele voltaria a entrar nas famosas salas da Polytechnique.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod