Durumu kontrol etmek isteyen İbrahim saraya yeniden girmek istedi, ancak ona izin verilmedi.Ибрагимов уступал в росте, и поэтому не успевал за своим противником.
Girmeyenler bunu pas diyerek belirtirler.Те, кто не следует им, признается падшим.
Şayet akım ölçülüyorsa (ampermetre), ölçü aleti devreye seri olarak girmelidir.Если основа заканчивается на 여 (ё), он сливается с 어 (о) в 여 (ё): 켜다 (кхёда) → 켜 (кхё).
Don Pasquale bu karmaşalığa girmekten korkar.Дон Паскуале в ужасе.
De Trooz, Leuven'de doğdu ve siyasete girmeden önce felsefe okudu.Де Троз родился в Лёвене, изучал философию, прежде чем ушёл в политику.
Bu rol ona Los Angeles'a taşınmasından bir ay sonra, 18 yaşına girmesinin hemen ardından teklif edilmişti.Она получила эту роль через месяц после приезда в Лос-Анджелес в восемнадцатилетнем возрасте.
Saratoga zaferi, Fransızları savaşa girmeye teşvik etti.Тем временем победа при Саратоге убедила французское правительство вступить в войну.
Yayımlandıktan sonra albüm, Good Girl Gone Bad'in tekrar pek çok ulusal listeye girmesine yol açtı.После релиза переиздание помогло Good Girl Gone Bad вновь войти в несколько национальных чартов.
Fransız Üniversitesine girmek için fransız dili bilmek gerekli değil.Знание французского языка не является обязательным для поступления в университет.
Hemen ilk takıma girmeyi başardı ve takımın Ligue 2 bünyesinde gelişmesindeki en önemli faktördü.Он быстро попал в первую команду и был основной частью их прогресса в Лиге 2.
1961: Girmedi.1961: не присуждалась.
Bir bölük kente girmeyi başardı.Отряд ворвался в город.
Ekiplerin komplekse girmesi ile çıkması arasındaki süre 36-38 dakika kadardı.Как сообщается, между входом и выходом команды из дома прошло 38 минут.
Doktor "O konuya girmeyelim." diye karşılık vermiştir.Он ответил: «Не беспокойтесь об этой проблеме.
Sınava girmede sınır yoktu.Вступительных экзаменов не было.
Artık muhtelif Türk aşîretleri birbirlerini görerek İslâma girmeye başlamışlardı.Внешне они приняли ислам, но на самом деле были противниками мусульман.
1926 - Almanya'nın Milletler Cemiyeti'ne girmesine izin verildi.1926 — Германия допущена в Лигу Наций.
İran ve Suriye Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni İsrail'le ilişkiye girmekle suçlamıştır.Иран и Сирия обвиняли Иракский Курдистан в том, что он ведёт дела с Израилем.
Bu arada İngilizlerin Hint Okyanusu ticaretine girmeye başlaması bir fırsattı.Тем временем англичане и датчане начали вторжение в Индийский океан.
Lerner, iş dünyasına girmeden önce New York'ta avukatlık yapmaktaydı.До начала своей бизнес деятельности Лернер работал адвокатом в Нью-Йорке.
On ikinci Bölüm: Eve girme ve dışarı çıkma adabı.Двенадцатое — он не молился при входе и выходе из церкви.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.Князья не пожелали принять в войне участия.
Siyasete girmeden önce bir avukat olarak çalıştı.До прихода в политику работал адвокатом.
Öğrencilerin bu sınava girmeleri zorunlu değildi.Экзамены не были обязательными для учеников.
Ancak bu takımda da uzun süre kadroya girmeyi başaramadı.В этих командах он также практически не выходил на поле.
Ayrıca, kâfirler ile cihâda girmeyi de lüzümsuz olarak addeden bir topluluk oluşturmaktaydılar.Некоторые богословы «правоверных» суфии даже обвиняли его в неверии (куфр).
1965: Girmedi.1965 — «Не верю я!».
Şehre girip girmeme konusunda Medinelilerin fikrini almak üzere elçi gönderdiler.И повелел он племени бодричей, чтобы они тоже вышли и приняли участие в осаде города.
Çünkü parafin mumları reaksiyona girmez.Ароматические кетоны в реакцию не вступают.
Bununla gizli odaya girmeye çalışır.Он приходит в себя в таинственном зале.
Tatlı su havzalarına girmezler.Не боятся солоноватых вод.
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Девушка соглашается вместе выпить кофе.
Eve çoğu gün tek lokma yiyecek girmez.Внутрь, 1 раз в сутки, независимо от приема пищи.
2007'de ilk kez bir Çin firması olan Baidu NASDAQ-100 endeksine girmeyi başarmıştır.В декабре 2007 года Baidu стала первой китайской компанией, акции которой включены в индекс NASDAQ-100.
Harun Özakıncı, 2004) (Gösterime girmedi.)2002 — Evidence (Demo) 2004 — Am I Senseless?
Saraya girmeye çalışan kalabalık Francisco de Paula'nın ülkeden çıkartılmasına engel olmaya çalıştı.Собравшиеся вошли в здание, чтобы предотвратить высылку Франциско де Паула.
24 Mayıs 2013'te 2015 yılında gösterime girmesi planlanan Dear Eleanor filminin kadrosuna katıldı.24 мая 2013 года её взяли на роль в фильме «Дорогая Элеонора».
Cennete girmek için Musa'nın öğütlediği On Emir dışında bu mitsvalara da uyulması gerekmektedir.Моисей получает от Творца Скрижали Завета с Десятью речениями (заповедями).
Soğuk Savaş boyunca Liechtenstein vatandaşlarının Çekoslovakya'ya girmeleri yasaktı.Гражданам Лихтенштейна было запрещено въезжать на территорию Чехословакии во время холодной войны.
Ölümünden dolayı kimse hapse girmemiştir.При его кончине никто не присутствовал.
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."Нет ничего хуже, чем быть пойманными в ловушку...
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Ходили слухи, что она заключила сделку с сатаной.
Herhangi bir organizasyona girmedim, girmeyi planlamıyorum da.А я до сих пор здесь и уезжать никуда не собираюсь.
Ama şeytanlar cennete girmezler.Ангелы живут не только на небесах.
Sinekleri çekmemek için çukura ışık girmesi önlenmelidir.В яму не должен проникать свет, поскольку это привлекает мух.
Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.И лучше умереть, чем идти в следственную тюрьму.
Politikaya girmeden önce ticaret ile iştigal etti.До начала политической деятельности занималась бизнесом.
(Venüs atmosferine girmekte iken iletişim kesildi.Утеряна связь после входа в атмосферу.
Ancak film çok beğenilmediği için tüm ülkede gösterime girmedi.Однако фильм не всем пришёлся по вкусу.
Vitelli hemen idam edilirken, Oliverotto Fermo hükümetinin araya girmesiyle affedilir.Вителли был сразу же казнён, а Оливеротто был помилован благодаря вмешательству правительства Фермо.
18:23 Bir kadın, hayvanla cinsel ilişkiye girmemeli Lev.18:23 Запрет женщине вступать в близость с животными 350 Ваик.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Немусульманам запрещено находиться в городе.
Bu noktadan itibaren gayrimüslümlerin Hicaz'ın kutsal topraklarına girmeleri yasaklandı.Как же случилось, что они отрицают эти гуманные принципы на Святой Земле ?
ABD'nin Irak'a girmesiyle beraber Suriye'nin Irak Kürtleri ile ilişkilerinde de değişim yaşanmıştır.Намёки на изменение отношения США к Ираку были тепло встречены Багдадом.
Ori Şamahı'ya varınca, İsfahan'a girme izni çıkana kadar birkaç gün beklemek zorunda bırakılır.Когда Ори прибыл в Ширван, ему пришлось ждать несколько дней дозволения войти в пределы страны.
30 ülkede gösterime girmesi planlanmıştır.Акция прошла в 30 странах.
1964: Girmedi.1974: Не участвовала.
Fransa'nın neredeyse yarısının işgali ve Alman ordularının Paris'e girmesinden sonra Fransa teslim oldu.Его войска потерпели поражение и после капитуляции Франции сдались германским войскам.
1808’de Napoleon’un İspanya’ya girmesi bağımsızlık mücadelesini hızlandırdı.В 1808 году сражался против вторжения в Испанию Наполеона.
2005 yılında ise İran hükümeti, İran vatandaşlarının Mehran üzerinden Irak'a girmelerine izin vermiştir.В 2005 году Иран экспортировал электроэнергии больше, чем импортировал.