Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece dünya sıralamasında 9 numaraya yükselerek ilk kez ilk 10'a girmeyi başardı.Grazie a questo risultato entra per la prima volta nella top ten mondiale, alla posizione numero 9.
Arya Stark kılığına girmeye ve Ramsay Bolton’la evlenmeye zorlandırıldı.Nel quinto romanzo viene spacciata per Arya Stark e costretta a sposare Ramsay Bolton.
Köyün iki yönü balta girmemiş ormanlarla çevrilidir.Si attinge il villaggio da due strade non raccordantesi.
Seçimler sonucunda meclise girmeye hak kazandı.Nonostante questo, riesce comunque ad entrare nel consiglio comunale.
İlişkiye girmeye direnen mahkumların kurşuna dizileceği gerçeği ise mahkumlara net bir şekilde öğretilmişti."Al primo tentativo di distruzione delle linee di comunicazione, i prigionieri sarebbero subito stati uccisi".
21 Eylül'de şehrin içlerine girmeye başlamışlar ve önemli noktaları ele geçirmişlerdir.Il 21 settembre dovette arrendersi con quel che rimaneva dei suoi carri.
18:13 Amcanın karısıyla cinsel ilişkiye girme Lev.18:15 153-331NV - Non avere relazioni sessuali con la moglie di tuo padre, anche se non è tua madre. - Lev.
Olaya şahit olan başbakan Boris Godunov, araya girmeye çalışmış ama kendisi de bir darbe yemiştir.Boris Godunov, presente alla scena, tentò di intervenire, ma invano.
Siyasete girmeden önce bir avukat olarak çalıştı.Intraprese gli studi in legge e lavorò come avvocato prima di entrare in politica.
5:15 Annenle cinsel ilişkiye girme Lev.5:15 139-330NV - Non avere relazioni sessuali con tua madre. - Lev.
Tatlı su havzalarına girmezler.Non presentano sorgenti d'acqua dolce.
Divine: "Bu gece buraya girmek için ne kadar ödediniz?"Architetto: «Quanto a lungo ritieni che questa pace possa durare?»
Fakat yine de yakın dövüşlere pek girmez.Nei combattimenti ravvicinati non erano tuttavia molto abili.
Eber gölü seviyesinde olmasa bile, yine de ekolojik olarak bol gıdalı (eutrophic) göl sınıfına girmektedir.Il lago, sebbene non al livello del lago di Eber, è ecologicamente ricco di cibo per la fauna.
Fakat şehre girmeden ordu hezimete uğradı ve bu sırada da Kral Kşeeradara da vefat etti.Probabilmente volevano evitare che il re decadesse invecchiando e con lui ovviamente anche il popolo.
Aynı zamanda Pelé tarafından FIFA 100'ün listesine girmeyi başardı.In seguito è inserito anche nel FIFA 100 di Pelé.
ABD'nin araya girmesi ile ateşkes sağlandı ve Bağdat ile Erbil barış görüşmelerine başladı.Il nuovo regime ordinò subito il cessate il fuoco e avviò i negoziati di pace con il PAIGC.
Onunla bir tartışmaya girmek istemiyorum o hala da bir arkadaş.’E se provo a parlare con un altro ragazzo non ha problemi a prendermi a calci."
Soğuk Savaş boyunca Lihtenştayn vatandaşlarının Çekoslovakya'ya girmeleri yasaktı.Durante la Guerra fredda ai cittadini del Liechtenstein fu proibito di entrare nella Cecoslovacchia.
Herhangi bir organizasyona girmedim, girmeyi planlamıyorum da.Voglio che tu venga alla nostra festa, non dire di no!
Steve Souza daha sonra Exodus'a girmek için gruptan ayrıldı ve yerine Chuck Billy'nin gelmesini önerdi.Souza, a questo punto, abbandona la band per unirsi agli Exodus suggerendo, però, come sostituto Chuck Billy.
Sörf bölgesinde sadece deneyimli yüzücüler suya girmelidir .C'è anche la possibilità di attraversare zone acquatiche a nuoto.
Artık tamamen Londra'nın daha geniş şehir alanına girmektedir.La gran loggia si era ormai estesa ben oltre la città di Londra.
Bu makineler etki makineleri olarak adlandırılan elektrostatik jeneratörler sınıfına girmektedir.La macchina appartiene alla categoria di generatori detti a induzione.
1964: Girmedi.1963: non assegnata.
İtalya, Almanya'nın yanında savaşa girme kararı aldı.L'Ungheria decide di continuare la guerra a fianco della Germania.
1961: Girmedi.1961: non assegnata.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.L'uomo le dice che nessun uomo dovrebbe lasciarsela scappare.
İki ordu beş gün boyunca herhangi bir çarpışmaya girmeksizin birbirini gözetledi.Tutte le partite si disputarono in un unico stadio, nell'arco di 5 giorni.
Cevriye, müdürlüğe giderken Melahat sayesinde kaçar ve yeniden kodese girmekten kurtulur.In grado di vagabondare per il castello ed essere nuovamente libero.
1890'lı yıllara doğru hukuk fakültelerinde sosyolojiye giriş derslerinin girmesi için çalışmıştır.A partire dal 1891 introdusse regolari corsi di sociologia nel piano di studio.
1808’de Napoleon’un İspanya’ya girmesi bağımsızlık mücadelesini hızlandırdı.Nel 1808, si arruolò volontario nella guerra contro Napoleone in Spagna.
Pasaport sahibine vizesiz Schengen Alanına girmesi için izin verilir.Il visto Schengen permette di viaggiare nello spazio Schengen liberamente.
Pandalar biraz utangaç yaratıklardır, insanların bulunduğu bölgelere pek girmek istemezler.Gli Uomini Forbice sono una razza di esseri inesistenti che attaccano gli esseri esistenti.
Stanley Kubrick'in isteği üzerine, bu roman filmin gösterime girmesinden sonra yayınlanır.Rispetto al celebre film di Stanley Kubrick questa versione è più fedele al romanzo.
Yazın büyük sayılarda toplanarak koy ve haliçlere girerler ama genellikle taze suya girmezler.Piantano tanti fiori e tornano lì spesso, sempre in segreto.
10:6 Bir Kohen Tapınağa gelişigüzel girmemeli Lev.Levitico 10:6 Il Kohen non deve lasciare il Tempio durante il servizio liturgico.
Şarkı çoğu ülkede ilk 3'e girmeyi başarmıştır.I cantanti cantano per lo più in terza.
1857’de çıkan af ile sürgünden dönse de St. Petersburg’a girmesine izin yoktur.Infine, nel 1870, fu liberato con la condizione di non risiedere a Pietroburgo.
Desmond iyice korkar ve sayıları girmek için uzandığında Locke bilgisayarı kırar ve ambar patlar.Qui Desmond ci ripensa e cerca di digitare il codice, ma Locke rompe il computer.
İslam dini evlilikten önce cinsel ilişkiye girmeyi yasaklar.I credenti si aspettano di astenersi dai rapporti sessuali al di fuori del matrimonio.
Bununla birlikte, Türk ordusunun merkezdeki birlikleri hâlâ mücadeleye girmemişti.Nel settore meridionale del fronte le forze turche invece non ottennero lo stesso successo.
Rogers onunla ilişkiye girmek istediğinde bu ortaklık son buldu.La partnership si ruppe quando Rogers cercò di avere con lei una relazione sessuale.
Hiçbir gruba girmeyip bağımsız olarak kaldı.Fieramente indipendente, non aderì a nessuna cerchia.
Politikacı güvenimizi boşa çıkardığı için özür dileme zahmetine bile girmedi.Политик даже не стал извиняться за то, что не оправдал наше доверие.
O bana içeri girmem için işaret etti.Она сделала мне знак, чтобы я вошёл внутрь.
Eve girmeden önce ayakkabılarımızı çıkarmalıyız.Нам нужно разуться перед тем, как зайти в дом?
O binaya girme.Не входи в то здание.
Lütfen girmeden önce kapıyı çalın.Пожалуйста, стучите в дверь, перед тем как войти.
Tom Mary'nin girmesi için el ile işaret etti.Фома жестом пригласил Машу войти.
Verileri girmeyi bitirdim.Я закончил ввод данных.
Odaya girer girmez sizi gördüm.Я увидел вас, как только вошёл в комнату.
Biz içeri girmeden önce herkes dışarı çıkıncaya kadar bekleyelim.Прежде чем войти, давай подождём, пока все выйдут.
İçeriye girmeden önce ayakkabılarımızı çıkartmak zorundayız.Нам придётся разуться, перед тем как войти.
Kapıyı çalmadan odama girme.Не входи ко мне в комнату, не постучавшись.
Tom Mary'nin girmesi için işaret etti.Фома сделал Маше знак рукой, чтобы она вошла.
Diğer çevirideki 'bahse girmek' ifadesi ise daha çok iki kişinin kendi arasında yaptığı amatörce bir şey.В другом переводе, фраза «заключать пари» - это скорее любительская вещь между двумя людьми.
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.В течение всего дня и ночи многочисленные суда проходят под мостом при въезде и выезде через Панамский канал.
Fakat devlet hizmetine girmek istemekteydi.Поступать на государственную службу он не захотел.
Ferdi Tayfur) Günaha Girme (Söz.Не стяжать (Апариграха).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod