Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Büyü yapan kişi, ruhlarla veya doğaüstü güçlerle insanların ve doğal süreçlerin arasına girmektedir.Allí rige la magia y sus habitantes se debaten entre la Luz y las Tinieblas.
Ancak Sevi, eşiyle cinsel ilişkiye girmedi.En mi vida con ella, ella no tuvo vida sexual.
Bazı durumlarda firmalar pazara girmek istese bile birtakım engellerden dolayı girmekten vazgeçebilirler.Estos a su vez pueden llegar a salir del hoyo si no encuentran obstáculos.
Film 31 Mart 2017'de gösterime girmesi üzerine ayarlandı.La película se estrenó el 31 de marzo de 2017.
Bu arada İngilizlerin Hint Okyanusu ticaretine girmeye başlaması bir fırsattı.Mientras tanto, los británicos y los daneses habían comenzado a incursionar en el océano Índico.
Tek kişilik F-15C ile iki kişilik F-15D USAF’a 1979’dan itibaren girmeye başladı.Los primeros F-15C monoplazas y F-15D biplazas entraron a formar parte de la USAF a principios de 1979.
Bu oyundan sonra bu forma neredeyse hiç girmemiştir.Luego de esa temporada no han practicado más este deporte.
Talebelerden 10 adet tanım girmeleri istenir.Hay 10 insignias para elegir.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.De esta forma se preparó para entrar en el Conservatorio de París.
Diğerleri ise kapıları ve pencereleri kırarak eve girmeye çalışır.La familia, al percatarse, procedió a cerrar las puertas y ventanas.
Ateşleyici fırlatmadan sonra devreye girmekte ve aracı 1,625 km/saat (1,000 mil/saat) hıza ulaştırmaktaydı.El impulsor auxiliar se iniciaba tras el lanzamiento e impulsaba la aeronave hasta los 1.625 km/h.
Tekrar toparlanan 6. Ordu Stalingrad'a girmeye başladı.1º Clasificado por equipos Volta a Catalunya.
Fakat bu Pokémon hiç söz dinlemez, hatta Pokétopu'na bile girmez.Es decir, esta línea no conduce a Mahler, no conduce a Shostakovich, no conduce a Sibelius.
Sonrasında maça karışan Kofi Kingston'a saldırdı ve onunla bir çekişmeye girmeye başladı.Durante el combate logró eliminar a Kofi Kingston, empezando un feudo con él.
Kumarhanelere girmek pek çok ülkede 18 yaşının altındaki kişilere yasaktır.En muchos países del mundo, la venta de cigarrillos está únicamente autorizada a personas mayores de 18 años.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.El efecto del núcleo terrestre, protegiendo la atmósfera del viento solar.
Bu olayın etkisinden ve anavatanının işgal altına girmesinin yarattığı üzüntüden asla kurtulamadı.Nunca se recuperó de la tensión de este episodio, ni de ver su país invadido y vencido.
Carmen tekrar arenaya girmeye çalışır.Mahoma regresa a La Meca.
Plaj yoluna araba girmez.Carro en la playa.
Tımarlı sipahiler askeri olarak "ağır süvari"kategorisine girmektedir.Su fuerte militar está dado a la caballería pesada.
Üretime girmedi.No entró en producción.
15 yaşında okulu bırakmış ve denizaltı akademisine girmeye çalışmış fakat başarısız olmuştur.Con 21 años intentó aprender a conducir y trató de entrar en la Universidad, pero fracasó en ambos intentos.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Yo no quiero que nadie entre en mi intimidad.
Ama Yalnız Dağ'a ve Gri Dağlar'a girmeye cesaret edemedi.Sólo crece salvaje en las montañas y las gargantas de la isla de Creta.
Ayrıca, İrlanda listelerinde de ilk yirmiye girmeyi başardı.También logró entrar al Top 20 en las listas japonesas.
Ayrıca yurtiçi ve yurtdışı takımların transfer listelerine de girmeyi başarmıştır.Tampoco podrá impedir la circulación de los impresos nacionales y extranjeros.
Armani porno sektörüne girmeye karar verdi.Arneson entró a la industria de la computación.
Frodo, Gollum'un gizli bir yoldan Mordor'a girme önerisini kabul etti.Gollum aceptó y les prometió que les mostraría una entrada secreta a Mordor.
Tom kilitli odaya girmeye çalıştı.Tom provò a entrare nella stanza chiusa a chiave.
Tom herhangi bir riske girmek istemiyor.Tom non vuole correre nessun rischio.
Biraz temiz havanın girmesine izin vermek için pencereyi açtım.Ho aperto la finestra per far entrare un po' d'aria fresca.
İçeri girmeden önce kapıyı çal.Bussa alla porta prima di entrare.
Bunun karşılığında Mısır'a, Milletler Cemiyetine girmesi için yardım edildi.In cambio, l'Egitto fu assistito perché si unisse alla Società delle Nazioni.
Vücuda girmesinin ardından kaliforniyumun sadece %0,05'i kan dolaşımına karışır.Una volta nel corpo, solo lo 0,05% del californio raggiunge il flusso sanguigno.
"Aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz.«Noi scendiamo e non scendiamo nello stesso fiume, noi stessi siamo e non siamo.»
Ancak, Uygurlar; Kırgızların boyunduruğu altına girmek istememiştir.I Massageti invece non volevano essere sottomessi a nessuno.
4 uçağın tamamının 2010 yılında hizmete girmesi beklenmektedir.Tutti e quattro gli aerei saranno in servizio nel 2013.
2007'de ilk kez bir Çin firması olan Baidu NASDAQ-100 endeksine girmeyi başarmıştır.Nel dicembre 2007 Baidu è stata la prima compagnia cinese ad essere inclusa nell'indice NASDAQ-100.
Soğuk Savaş boyunca Liechtenstein vatandaşlarının Çekoslovakya'ya girmeleri yasaktı.Durante la guerra fredda, ai cittadini del Liechtenstein fu proibito di entrare nella Cecoslovacchia.
Bu metotlar cihaz üzerindeki düğmelere basmayı veya 8 haneli PIN kodu girmeyi de içermektedir.Questi metodi includono la pressione dei pulsanti sui dispositivi o l'inserimento di un PIN a 8 cifre.
1985'te McGill Üniversitesine girmek için Montreal'e taşındı.Nel 1985 si trasferì a Montréal per frequentare la McGill University.
Versay Barış Antlaşması'nın 10 Ocak 1920 tarihinde, yürürlüğe girmesiyle, Milletler Cemiyeti kurulmuş oldu.Con l'entrata in vigore del Trattato di Versailles il 10 gennaio 1920 veniva fondata la Società delle Nazioni.
Protestocular partinin bölge binasına girmeyi başardılar.I manifestanti fecero irruzione nella sede del Partito delle Regioni.
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.Cleopatra riuscì a guadagnarsi il favore di Cesare e divenne sua amante.
Sonra bir Fransız inşaat şirketini satın alarak büyük ihalelere girmeye başladı.Pensavo fosse ora che una casa francese si intromettesse.
Hem oksitleyici akışı hem de yakıt akışı, yanma odasına girmeden önce tamamen gaz fazındadır.Entrambi i proellenti saranno completamente nella fase di gas prima di entrare nella camera di combustione.
Biyolistik prosedür DNA'nın kloroplast genomuna girmesinin en etkili yolu olarak görülür.Tali procedure rappresentano infatti la via più efficiente di trasformazione del cloroplasto.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.Solo allora si devono affrontare i processi introspettivi sopra descritti.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.Il vulcano si è creato con la subduzione della placca pacifica sotto la placca australiana.
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.I concorrenti devono avere almeno 18 anni per gareggiare per l'auto.
Malezya,Singapur ve Türkiye'de sansürlenmiş, gösterime girmemiş, tvlerde gösterilmemiştir.Il film non è stato mai proiettato in Malaysia e a Singapore.
İhrama girme zamanı, hac aylarıdır.Il tempo di attesa per ottenere l'accesso è nell'ordine dei mesi.
1633 - Poznań'daki Yahudilere şehirdeki Yahudi çeyreğine Hristiyanların girme yasağı hakkı tanındı.1633 ebrei di Poznań ricevono il privilegio di proibire ai cristiani di entrare nella loro città.
Benjamin uzun bir süre Feud'a girmez.Northumberland non rimase a Petworth per lungo tempo.
Ama ertesi yıl Heidelberg Üniversitesine girmek için ayrıldı.L'anno successivo si trasferì all'Università di Heidelberg.
Ama şeytanlar cennete girmezler.I non circoncisi sono all'Inferno.
Girer girmez bir kavgayı ayırır ve öğrencileri sınıflarına yollar.Escono precipitosamente e rientrano nella città dei loro studi.
Porno sektörüne girmeden önce, Zen bir barda barmen ve garson olarak çalışmıştır.Prima di entrare nel mondo dello spettacolo, Ken lavorava come cameriere in un piccolo ristorante a Taiwan.
Beatty, muharebe kruvazörlerine Alman muharebe kruvazörleriyle çatışmaya girmesini emretti.Beatty ordinò ai suoi incrociatori da battaglia di ingaggiare le rispettive controparti nella linea tedesca.
Çünkü Marion’un başının derde girmesini istemez.Martina non si è esibita per problemi di salute.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod