Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sinekleri çekmemek için çukura ışık girmesi önlenmelidir.Se debe impedir que la luz entre en el hoyo para evitar que entren también las moscas.
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.Si ellos quieren ocupar sus casas, vayánse de ellas.
Böylece Bizanslılar savaşa yalnız girmek zorunda kaldı.Así pues, los bizantinos se vieron obligados a luchar solos.
Burada haftada bir veya iki film gösterime girmektedir.Actualmente produce 1 o 2 películas al año.
Gök adalar ve karanlık madde etkileşime girmemiş ve merkezden uzak kalmışlardır.Las galaxias individuales y la materia oscura no interactuaron y están más alejadas del centro.
1985'te McGill Üniversitesine girmek için Montreal'e taşındı.En 1985, se mudó a Montreal para asistir a la Universidad McGill.
Mia ile birlikte birçok kez aynı sahneyi paylaştılar ama hiç ilişkiye girmediler.Varias veces han estado juntas en las mismas escenas, pero nunca han tenido sexo entre ellas.
Kadın devlet memuriyetine girmeye başladı.La mujer se abre paso hacia el poder.
Ben henüz stüdyoya girmedim.Nunca estuvo en el Instituto.
Fakat listelere girmeyi de başardı.Tampoco ésta consiguió entrar en las listas.
13 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girme suçuyla hakkında dava açılmıştı.Fue acusado de violar a una niña de 13 años.
Latin alfabesinin Doğu Sovyetlere girmesine öncülük etti.Lideró la introducción del alfabeto latino en las repúblicas del Este de la URSS.
Artık muhtelif Türk aşiretleri birbirlerini görerek İslama girmeye başlamışlardı.Los Vedas se les revelaron a los rishis.
Cromwell ordu servisine girmeden önce bile geliştirilmeye çalışılıyordu.El Cromwell también tuvo que ser revisado antes de entrar en combate.
Büyü bitene kadar da kimsenin içeri girmemesi gerektiğini belirtir.Nunca se abrió hasta su llegada a Brujas.
Maalesef ticari alana tüm ülkelerde yasaklanan çocuk pornografisi de girmektedir.La pornografía infantil está prohibida en todos los países.
Sanatçının teklileri her tarzdan listeye girmeyi başarmıştır.Historia del artista en las listas.
Ancak 1909 yılına kadar Alman Ordusu tarafından kabul edilmeyerek hizmete girmedi.Aunque no fue reconocido oficialmente por el gobierno japonés hasta 1939.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesine karşıdır.Oposición al ingreso de Turquía en la Unión Europea.
Bu açıklamaları Harry'nin başının belaya girmesine neden olmuştur.Esto le lleva a Harry a tener un montón de problemas.
Sonra da onlara bu kötülüklere girmelerini ihtar eder.Luego caen por su propio peso: es la precipitación.
Fransız Üniversitesine girmek için fransız dili bilmek gerekli değil.El conocimiento del francés no es obligatorio para ser admitido a la Universidad.
Şimdi, içerisine eğilerek girmek mümkündür.Ahora debes esprintar para poder entrar.
LPIC-2 (İleri seviye sistem yöneticisi) sertifikası almak için 201 ve 202 nolu sınavlara girmek gerekiyor.Objetivos del examen 201 Objetivos del examen 202 Prerrequisitos: Tener la certificación LPIC-2.
Yeniden siyasete girmeye çalıştı.Después regresó de nuevo a la política.
Bu sırada Manrico bahçeye girmektedir.Sergio sigue hasta el garaje.
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur.""No hay ninguna cosa más importante en la vida de nadie como un día sin importancia."
Özellikle I. Aleksandr, Napolyon’un Moskova’ya girdiği gibi Paris’e girmek niyetindeydi.Justo como Napoleón había entrado a Moscú un año antes, Alejandro quería entrar a París.
Ben mezarlığa girmedim.No jugueu al cementiri.
Sonra bir Fransız inşaat şirketini satın alarak büyük ihalelere girmeye başladı.La llegada de una compañía francesa les ayudó.
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.Los zapatos siempre se quitan antes de entrar en hogares y templos.
Bu kitâplar fazla teferruâta, inceliğe girmeden din bilgilerini lâzım olduğu kadar anlatırlar.¡Oh Señora, que de tantas soledades Comprendes el llanto sin explicación!
Carrie odaya girmeyi reddedince Margaret Carrie'nin kafasına İncil ile vurarak onu zorla dolaba kapatır.Sue observa como las piedras destruyen finalmente la casa de Carrie con ella dentro.
Andrea Beth'in durumunu kontrol etmek için eve geri gelir ancak eve girmesi Maggie tarafından engellenir.Andrea regresa a la casa para ver a Beth y es enfrentada por Maggie.
Eğer Seyantolar istila ederse ailemin Çin Seddinin içine girmesine izin veriniz.” dedi.Por eso, mis señores, por favor, imploro la conservación del escudo".
Onunla bir tartışmaya girmek istemiyorum o hala da bir arkadaş.’No puedo recordar haber tenido una discusión con él - ¡nunca!"
Kıbrıs'a girmesi yasaklandı.Prohibido asomarse al interior.
Grup The Miz'in araya girmesi ile bozulur.Esto no tardo en molestar a los miembros de la banda.
1916 yılında orduya girmek için gönüllü oldu.En 1916 se alistó en el ejército.
1959: Girmedi.1959: No clasificada.
Bu yüzden devreye kriptolama girmektedir.Y así es como se me ocurrió Criptonomicón.
Divine: "Bu gece buraya girmek için ne kadar ödediniz?"Este le preguntó: «¿Cuánto dinero ganó usted el año pasado?».
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Al entrar no encontraron resistencia.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Viajó a Europa como Secretario de la Misión Diplomática.
Nisan 1991'de Annus, Estonya'da bir koalisyon hükümetine girme isteğini dile getirmiştir.Incluso, en 1991, Annus expresó la voluntad de su Partido de formar parte de un gobierno en coalición.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.Los proveditores venecianos no se encontraban aun autorizados a participar en la batalla.
Kendimi daha iyi seviyeye getirip, bunu koruyarak, takıma girmek için savaşacağım.Seguiré luchando, trabajando, para que se me tome en cuenta.
Özenti sosyete Paris'in ünlü salonlarına da girmekten geri kalmadı.No renueva lazos con las galerías parisinas.
Çok fazla gangster filmleri izler, bu yüzden aileye girmeye çalışır.Muchos zombies entran en la casa y comienzan a perseguir a la familia.
Burada ilk iki sezon takıma girmeye zorlandı.Llegó a jugar dos temporadas en el primer equipo.
Film Türkiye'de hiç gösterime girmemiştir.La banda nunca presentó su gira en Londres.
Diğerleri ise kömür ocağında gaz olacağı şüphesiyle girmezler.Algunos de vosotros estáis dudando si tendréis miedo bajo fuego.
Karşı oyuncu yerde bir ebe seçer ve taşların 1 veya 2 itmede kaleye girmelerini söyler.En la acción el atacante puede poner uno o dos rodillas en el suelo.
Bunun içine sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler girmektedir.Asistencia social y servicios sociales.
Hiçbir üstün gücün egemenliği altına girmeyi kabul etmez.No puede confiar en ningún otro dominio.
York valisi Sir Thomas Glemham, sadece kendi garnizondakilerin kente girmesine izin verir.Sir William debe actuar para evitar poner su carrera en peligro.
1964: Girmedi.1947: No me dejes.
Pek çok tek yön sokağa bisikletle aksi yönden girmek serbesttir.Es muy difícil entrar en la ciudad de otro modo que no sea a pie o en bicicleta.
İş görüşmesine girmek için adaylar tarafından yazılır ve bir ön mektupla işverene sunulur.A los interesados se les aconseja escribir solicitando una lista de precios.
Bir şarkı oluşturmak için kullanıcının melodiyi ve şarkı sözlerini girmesi gerekmektedir.Para crear una canción, el usuario debe introducir la melodía y la letra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod