Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Sakın, bugün hiçbir yoksul oraya yanınıza girmesin.""Let no needy person come to you within it today."
Oraya talihsiz olandan başkası girmez.No one will burn in it but the most wretched,
Hani mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.When they scaled over the wall into Dawud’s mosque.
Ve oğullarım dedi, hepiniz aynı kapıdan girmeyin, ayrıayrı kapılardan girin.And he said, “O my sons!
Yakub şunu da söyledi: "Oğullarım, birtek kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin.And he said, “O my sons!
Ey iman edenler! Size bir yemek için izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin.O People who Believe!
Dedi ki: "Yavrularım, bir tek kapıdan girmeyin; farklı kapılardan girin.And he said, “O my sons!
Ey inananlar, peygamberin evine, yemeğe çağrılmadan girmeyin. Öyle bir çağrıyı da beklemeyin.O People who Believe!
Yahudi yahut hıristiyan olandan başkası cennete girmeyecek, dediler.And they say, 'None shall enter Paradise except that they be Jews or Christians.'
De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir." Evlere arkalarından girmek iyilik değildir.Say: 'They are appointed times for the people, and the Pilgrimage.'
Ve dedi ki: "Oğullarım, (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin.He also said, 'O my sons, enter not by one door; enter by separate doors.
Oturulmayan ve içinde eşyanız bulunan evlere (izinsiz) girmenizden dolayı size bir günah yoktur.There is no fault in you that you enter houses uninhabited wherein enjoyment is for you.
De ki: "İnanmadınız, fakat 'İslam olduk' deyin. Henüz iman kalblerinize girmedi.Say: 'You do not believe; rather say, "We surrender"; for belief has not yet entered your hearts.
Ve dedi ki: "Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin.He also said, 'O my sons, enter not by one door; enter by separate doors.
İçinde oturulmayan ve sizin için bir meta (yarar) bulunan evlere girmenizde bir sakınca yoktur.There is no fault in you that you enter houses uninhabited wherein enjoyment is for you.
Bunlar henüz girmeyen fakat cenneti uman kimselerdir.They have not entered it, for all their eagerness.'
İçinde malınız bulunan boş evlere girmenizde bir sorumluluk yoktur.There is no fault in you that you enter houses uninhabited wherein enjoyment is for you.
Sonra hayır, evlere arka taraflarından girmek değildir. Hayır sahibi, Allah'tan çekinendir.Say: 'They are appointed times for the people, and the Pilgrimage.'
Onlar, henüz cennete girmemişlerdir ama girmeyi umarlar.They have not entered it, for all their eagerness.'
Oturanı bulunmayan ve içinde size ait eşya olan evlere girmenizde bir sakınca yoktur.There is no fault in you that you enter houses uninhabited wherein enjoyment is for you.
Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin.He also said, 'O my sons, enter not by one door; enter by separate doors.
İçinde kendinize ait eşyanın bulunduğu oturulmayan evlere girmenizde herhangi bir sakınca yoktur.There is no fault in you that you enter houses uninhabited wherein enjoyment is for you.
İçinde oturulmayan fakat sizin faydalanma hakkınız bulunan evlere girmenizde mahzur yoktur.There is no fault in you that you enter houses uninhabited wherein enjoyment is for you.
Bu, günaha girmekten korkanlarınız içindir. Sabrederseniz sizin için daha iyi.That provision is for those of you who fear fornication; yet it is better for you to be patient.
Oturulmayan ve içinde eşyanız bulunan bir eve girmenizde bir sakınca yoktur.There is no fault in you that you enter houses uninhabited wherein enjoyment is for you.
Bunların, oralara korka korka girmeleri gerekir (başka türlü girmeğe hakları yoktur).These! it was not for them to enter therein except in fear.
Onların (durumu) içlerine korkarak girmekten başkası değildir.These! it was not for them to enter therein except in fear.
Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.And not one of you but shall pass over it: it is for thy Lord an ordinance decreed. *Chapter: 19
Böylelerinin, o mescitlere girmeleri ancak korka korka olacaktır.These! it was not for them to enter therein except in fear.
Şunların kulluk etmekte oldukları şeyler yüzünden bir kuşku içine girme.So be not thou in dubitation concerning that which these people worship.
Aslında bunların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir.These! it was not for them to enter therein except in fear.
İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka birşey yapmazlar.These! it was not for them to enter therein except in fear.
Halbuki onların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir.These! it was not for them to enter therein except in fear.
Onlar orada oldukça biz asla oraya girmeyeceğiz.We shall never enter it as long as they are there.
Onlar orada oldukça biz oraya asla girmeyeceğiz.We shall never enter it as long as they are there.
Yine Allah dileseydi, birbirlerininkanına girmezlerdi. Fakat Allah dilediğini yapar.If Allah had willed, they would not have fought against one another, but Allah does what He likes.
Onlar orada olduğu sürece biz oraya asla girmeyiz.We shall never enter it as long as they are there.
Evlere arkalarından girmek iyilik değildir. İyilik, Allah'tan korkanın iyiliğidir.It is not virtuous that you approach homes from their backs, but virtue is to be pious.
Eğer onlar tanrı olsalardı oraya girmezlerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
Eğer onlar (gerçek) ilahlar olsalardı, ona girmeyeceklerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
Evlere arkalarından girmeniz iyilik değildir; iyi kimse kötülükten sakınan kimsedir.It is not virtuous that you approach homes from their backs, but virtue is to be pious.
Evlerinizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz.Do not enter homes other than your own, until you have asked permission and greeted their occupants.
Ancak zevcelerinizle zifafa girmedinizse kızlarını almanızda bir beis yok.And the wives of your genetic sons, and marrying two sisters simultaneously.
İslam'a girmeleri ardından küfre saptılar. Başaramadıkları bir şeyi tasarladılar.And they plotted what they could not attain.
Eğer onlar ilah olsalardı, oraya girmezlerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
Eğer onlar birer tanrı olsalardı oraya (cehenneme) girmezlerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
Bunlar henüz cennete girmemiş, fakat girmeyi arzu eden kimselerdir.They have not entered it, but they are hoping.
Eğer onlar ilâh olsalardı, oraya girmeyeceklerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin.Do not enter homes other than your own, until you have asked permission and greeted their occupants.
Eğer onlar gerçekten tanrı olsalardı oraya girmezlerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
"Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
Onlar tanrılar olsaydı oraya girmeyeceklerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
ALLAH, gökleri ve yeri kaos içine girmekten alıkoymaktadır.God holds the heavens and the earth, lest they fall apart.
(Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin.Do not enter the city by one gate; rather enter it by different gates.
İslam'a girmelerini senin başına kakıyorlar. De ki: "İslamınızı benim başıma kakmayın!They make it a favour unto thee (Muhammad) that they have surrendered (unto Him).
Aslında bunların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. (Başka türlü girmeye hakları yoktur.)As for such, it was never meant that they should enter them except in fear.
Orada zorba bir toplum var; onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla girmeyeceğiz.Lo! a giant people (dwell) therein and lo! we go not in till they go forth from thence.
Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla.Cause me to come in with a firm incoming and to go out with a firm outgoing.
Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin.Linger not for conversation.
Onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyiz.We will not enter it until they leave it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod