Ana içeriğe geç
Sözlük

gidişat ile cümle

gidişat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kazançları ve kayıpları takımın gidişatı belirleyecek.The team's course will set the benefits and losses.
Bu gidişat devam ederse sonucu ne olacak?" diye soruyor.If this trend continues, what will the result be?" one consumer asks.
Taçeva, mevcut gidişat devam ettiği takdirde rakamın daha da artacağı yönüde uyarıda da bulundu.If the current tendency persists, the number will further increase this year, she warned.
Çalışmaları o dönemde yeni başlayan uzay uçuşlarının gidişatını etkileyecek önemdeydi.The studies were important at that time to influence the course of new space flights.
Ancak,720 BC’den sonra 240 yıllık gidişatta,37 güneş tutulması not edildi. [3]However, after 720 BC, 37 solar eclipses were noted over the course of 240 years.[3]
1967 Altı Gün Savaşı sonunda gidişat değişti.This state of affairs changed in 1967 as a result of the Six-Day War.
Şirketin gidişatıBusiness trends
Yıllar içerisinde gidişat tersine döndü: Bourg'dan Nice'e.In uneven years the course was reversed: from Bourg to Nice.
Sonuç olarak beyin yaralanmalarının gidişatını tahmin etmek çok zordur.Brain injuries are very hard to predict in the outcome.
Hastalığın gidişatı kötüdür.Der Verlauf der Erkrankung ist gutartig.
Oyuncuların oyundan çıkması oyunun gidişatını (kartın desteden çıkması haricinde) etkilemez.Hat ein Spieler keinen Stich (Jungfrau), so zieht er die gesamte Auszahlung der Verliererseite ein.
Bu muharebese savaşın gidişatını kesin bir biçimde etkilemiştir.Dieses Manöver beeinflusste den Ausgang der Schlacht entscheidend.
Ve bu seçim oyunun 2. bölümünün gidişatını etkileyecektir.Les choix du joueur influeront directement sur la deuxième partie du jeu.
Smith büyük bir rolü olmasa da kendisini gidişatın bir parçası olduğunu hissetti.Smith, lui-même, n'a pas jugé nécessaire d'avoir un rôle important.
Bu karar savaşın gidişatında bir dönemeç olmuştur.Cette décision marque un tournant de la bataille.
Fakat bu başarılar savaşın gidişatını değiştirmeye yetmedi.Cependant, ce fait seul ne changea pas le cours de la guerre.
Gidişata göre Vinci'nin tarafında görülür.Pues me parece que junto a él está el Sr. Teneyro...
Basketbol şubesi de bu gidişattan nasiplendi.Este contrato tomó al mundo del béisbol por sorpresa.
Fakat bu da savaşın gidişatını Rohan'ın lehine çevirmeye yetmez.No obstante, no se hace una mención específica a la invasión de Rohan por su parte.
Ancak Fabius Valens'in gelişi olayın gidişatını değiştirdi.Sin embargo, la llegada de Napoleón Bonaparte cambiaría las cosas.
Bu savaşın gidişatını değiştirecek bir olanaktır.Fu proprio questo che permise di mutare le sorti della guerra.
1943'ten itibaren savaşın gidişatı Almanya'nın aleyhine döndü.Con il 1943 la guerra inizia a farsi difficile per la Germania.
Bu cephedeki harekatları esasen doğu cephesindeki gidişat üzerinde çok hayati rol oynamamıştır.Nei primi giorni ci fu un combattimento abbastanza indeciso nella periferia della città.
Oppenheimer ve Bacher projenin gidişatı hakkında günlük bazda tartışmalarda bulundular.Tutti i giorni è presente una coppia di corse sulla relazione Bastia – Corte.
Buna karşılık Avrupa'nın bazı ülkelerinde gidişat daha farklı biçimlendi.In altri paesi europei la situazione è molto diversa.
Bu gidişat Hacı İsmail Han'ın zamanında da devam etti.Tale abitudine proseguì anche al tempo della Dinastia Sung.
Çalışmaları o dönemde yeni başlayan uzay uçuşlarının gidişatını etkileyecek önemdeydi.Эти исследования были важны в то время, так как влияли на ход новых космических полетов.
Oyuncuların oyundan çıkması oyunun gidişatını (kartın desteden çıkması haricinde) etkilemez.Они не будут доверять игроку однажды их (и не только их) предавшему.
Ancak Fabius Valens'in gelişi olayın gidişatını değiştirdi.Но возвращение Марка Валерия в лагерь изменило положение дел.
Fakat bu başarılar savaşın gidişatını değiştirmeye yetmedi.Но этот успех не изменил общий ход боевых действий.
Oyunun gidişatında Hsu Hao 3 kere öldürülmüştür.Во время этой битвы он убил Хсу Хао.
Ayaklananlar geri çekilmeyi reddetti ve kabinenin istifasıyla siyasi gidişatta değişiklik talep etti.رفض الرجال التراجع وطالبوا باستقالة الحكومة وإجراء تغيير في المسار السياسي.
Buna rağmen filmin gidişatını beğenmeyen Michael Keaton, Batman rolünü tekrar oynamak istemedi.علي الرغم من ذلك لم يرغب (ماشيل كيتن) - الذي لم يعجبه إداره الفيلم - أن يمثل دور (باتمان) مره أخري .
Harekâtın gidişatına göre birlikler, farklı komutanlıklar emrine verilmiştir.ومع ذلك، وفقًا لمن قابلتهم، هناك ترتيبات خاصة للمجندات.
Bu kararlar oyunun gidişatını değiştirirler.Esta decisão mudará o final do jogo.
Fakat bu başarılar savaşın gidişatını değiştirmeye yetmedi.Tais feitos, contudo, não foram capazes de mudar a maré do conflito.
Bu olay, savaşın gidişatında belirleyici bir darbe olmuştur.Essa decisão teria um efeito devastador no desenrolar da batalha.
Gidişata göre Vinci'nin tarafında görülür.E no final fica com Vince.
Yapılan seçimler oyunun gidişatını değiştirip, bir başka olayı etkileyebilmektedir.O tema do festival também pode mudar, fazendo refletir um acontecimento importante.
Oyuncu milli fikir(national ideas) benimseyerek ülke gidişatını ciddi oranda etkileyebilir.Os jogadores podem realizar 'idéias nacionais' para comandar o rumo de sua nação em direções diferentes.
Oyuncuların oyundan çıkması oyunun gidişatını (kartın desteden çıkması haricinde) etkilemez.Quem não joga com maturidade Ele questiona na profundeza de seus corações.
Bu cephedeki harekatları esasen doğu cephesindeki gidişat üzerinde çok hayati rol oynamamıştır.Já não têm a mínima esperança de vitória nesta frente ocidental.
O sırada Müttefikler savaşın gidişatından memnundurlar.Os Aliados se aproveitaram do resultado da batalha.
Adanın gidişatına bakıldığında yakın gelecekte yok olmayacağı anlaşılabilir.Eenmaal in de buurt van het eiland blijkt het er toch niet zo veilig te zijn.
Ve bu seçim oyunun 2. bölümünün gidişatını etkileyecektir.Dit is een remake van het tweede deel van het derde spel.
Bu savaşın gidişatını değiştirecek bir olanaktır.Jego misja może zmienić losy wojny...
Ekonomik gidişat zaten kriz nedeniyle iyi değildi.Kompleks ten nie został ukończony z powodu kryzysu gospodarczego.
Adanın gidişatına bakıldığında yakın gelecekte yok olmayacağı anlaşılabilir.Det är dock osannolikt att ön kommer att försvinna helt under den närmaste framtiden.
Bu ana kadar savaşın gidişatı, Almanların hücuma dayalı başarısı şeklindeydi.Вже з самого початку війни була очевидна перевага німців.
Çalışmaları o dönemde yeni başlayan uzay uçuşlarının gidişatını etkileyecek önemdeydi.Ці дослідження були важливі в той час, так як впливали на хід нових космічних польотів.
Bu gidişat 920 yılından sonra dönmüştür.Відновлення флоту розпочалось після 920 року.
Bu durum bir bakıma savaşın gidişatında esas gücü oluşturmuştur.Ставало очевидно, що справа йде до великої війни.
Yaşla gidişat kötüleşir.З віком стають більш травоїдними.
Oyunun gidişatına göre oyunu yavaşlatmalı veya hızlandırmalıdır.V případě potřeby může hráč zpomalit nebo zrychlit čas ve hře.
Buna karşılık Avrupa'nın bazı ülkelerinde gidişat daha farklı biçimlendi.Anglie byla na svou odlišnost vůči zbytku Evropy do jisté míry pyšná.
Fakat olayların gidişatı hiç beklendiği gibi olmadı.Avšak setkání proběhlo úplně jinak, než očekával.
Bu ana kadar savaşın gidişatı, Almanların hücuma dayalı başarısı şeklindeydi.Tiparul războiului de până în acel moment fusese unul al ofensivei germane încununate de succes.
Ancak Fabius Valens'in gelişi olayın gidişatını değiştirdi.Fără îndoială, sosirea lui Napoleon Bonaparte schimba lucrurile.
1943'ten itibaren savaşın gidişatı Almanya'nın aleyhine döndü.Începând cu mijlocul anului 1943, soarta războiului se întorcea definitiv împotriva Germaniei.
Bu kararlar oyunun gidişatını değiştirirler.Aceste decizii afectau modul în care se desfășura jocul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gidişat ile cümle - Sayfa 2 - gidişat kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App