İlk olarak gidişatı kabullenmiyor, zorluyolar.Вот что общего есть у лидеров. Во-первых, они бросают вызов статусу-кво.
İlk olarak gidişatı kabullenmiyor, zorluyolar.По-перше, вони кидають виклик статусу кво.
İlk olarak gidişatı kabullenmiyor, zorluyolar.Първото нещо е, че те поставят под въпрос статуквото.
İlk olarak gidişatı kabullenmiyor, zorluyolar.אז הנה מה שמשותף למנהיגים. קודם כל הם מאתגרים את הסטטוס קוו.
İlk olarak gidişatı kabullenmiyor, zorluyolar.هذا ما يشترك فيه القادة الامر الاول انهم يتحدون الوضع الراهن
İlk olarak gidişatı kabullenmiyor, zorluyolar.現状に挑戦します 今そこにあるものに挑戦するのです
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi başarabilirlerse, dünyanın gidişatını değiştireceklerdi.Creían que si podían inventar esa máquina voladora, eso cambiaría el curso del mundo.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi başarabilirlerse, dünyanın gidişatını değiştireceklerdi.Ils étaient persuadés que s'ils arrivaient à créer cette machine volante, ça changerait le cours du monde.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi başarabilirlerse, dünyanın gidişatını değiştireceklerdi.그들에게는 동력 비행기를 만들면 세상을 바꿀 것이라는 믿음이 있었던 겁니다.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi başarabilirlerse, dünyanın gidişatını değiştireceklerdi.Вони вірили в те, що якщо вони зможуть винайти цей літальний апарат, він змінить шлях розвитку світу.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi başarabilirlerse, dünyanın gidişatını değiştireceklerdi.それは世界を変えると 信じていました サミュエル・ラングレーは 違っていました
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Credevano che se potevano scoprire questa macchina volante, avrebbero cambiato il mondo.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Creyeron que si fueran capaces de idear una máquina voladora, eso cambiaría el curso del mundo.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.De troede på, at hvis de lykkedes med denne flyvende maskine, ville de ændre verdens gang.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Det trodde att om de klura ut den där flygmaskinen så skulle de ändra kursen för hela värden.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Ei credeau că dacă ar fi dezvoltat această mașină zburătoare vor schimba mersul lumii.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Hittek abban, hogyha sikerül összehozniuk a repülőgépet, az az egész világot meg fogja változtatni.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Họ tin rằng nếu họ có thể nghĩ ra được cỗ máy bay, nó có thế thay đổi diễn biến của thế giới.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Ils croyaient que s'ils pouvaient découvrir une machine volante, ils changeraient le cours du monde.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.그들은 비행기계를 발명할 수 있다면, 세계 흐름을 바꾸어 놓을 수 있다고 믿었습니다.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Mereka percaya kalau mereka bisa menciptakan mesin terbang, hal itu akan mengubah dunia.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Sie waren überzeugt, dass wenn sie diese Flugmaschine bauen könnten, es den Lauf der Welt verändern würde.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Verili, že ak by mohli prísť na to, ako zostrojiť tento lietajúci stroj, zmenilo by to smerovanie sveta.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Věřili, že pokud dokážou postavit létající stroj, změní tak chod světa.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Verjela sta, da če jima uspe dognati delovanje letečega stroja, da bo to spremenilo tok sveta.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Wierzyli, że gdyby udało im się wynaleźć latającą maszynę, odmieniłoby to bieg świata.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Zij geloofden dat als zij deze vliegende machine konden maken, ze de wereld konden veranderen.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Πίστευαν πως αν μπορούσαν να φτιάξουν την ιπτάμενη μηχανή, θα άλλαζε η πορεία του κόσμου.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Вони вірили, що якщо вони винайдуть пілотований літак, це змінить хід історії всього світу.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Вярвали, че ако могат да измислят тази летяща машина, тя ще промени хода на света.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.Они верили в то, что если они изобретут пилотируемый самолет, это изменит ход истории всего мира.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.הם האמינו שאם הם יפצחו את סוד המכונה המעופפת, הם ישנו את העולם.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.فقد آمنوا أنهم إن استطاعوا اكتشاف طريقة لصنع آلة للطيران، فإنهم سوف يغيرون مجرى تاريخ العالم.
İnandılar ki, eğer bu uçan makineyi çözebilirlerse, dünyanın gidişini değiştireceklerdi.作り上げることができたら それは世界を変えることになると信じていました サミュエル ラングレーは違っていました
İşte günün gidişatı ile ilgili bir kaç tweet:Acá algunos tweets que relatan el transcurso del día:
İşte günün gidişatı ile ilgili bir kaç tweet:Ниже собраны некоторые твиты, опубликованные в течение дня:
Izu'ya gidiş dönüş gezi yapacağız. Neden sen de katılmıyorsun?¿Vienes a Izu con mis amigos?
Karşı olanlar gidişata bakar veAtt kättare tittar på dödläget och säger, det här håller inte.
Karşı olanlar gidişata bakar veAz eretnekek a status quo láttán azt mondják:
Karşı olanlar gidişata bakar veCi heretycy patrzą na status quo i mówią:
Karşı olanlar gidişata bakar veEreticii se uită la status quo şi spun: aşa n-o să meargă.
Karşı olanlar gidişata bakar veKetters kijken naar het status quo en zeggen: dit zal niet standhouden.
Karşı olanlar gidişata bakar ve이단자들은 지금의 현상을 보고 이렇게 말하죠.
Karşı olanlar gidişata bakar veLes hérétiques regardent le statu quo et se disent, ça n'est pas possible.
Karşı olanlar gidişata bakar veLos herejes miran el status quo y dicen,
Karşı olanlar gidişata bakar veMereka melihat status quo dan berkata,
Karşı olanlar gidişata bakar veNhững kẻ phản động nhìn vào thực tại và nói,
Karşı olanlar gidişata bakar veOs hereges olham para o status quo e dizem:
Karşı olanlar gidişata bakar veSie schauen sich den Stand der Dinge an und sagen:
Karşı olanlar gidişata bakar veTito kacíři se podívají na status quo a řeknou, to neobstojí.
Karşı olanlar gidişata bakar veTutte queste persone avevano in comune l'essere "eretici", che hanno osservato lo status quo e hanno detto:
Karşı olanlar gidişata bakar veŽe ako kacíri sa pozrú na status quo a povedia:
Karşı olanlar gidişata bakar veΟι αιρετικοί κοιτούν το κατεστημένο και λένε,
Karşı olanlar gidişata bakar veЕретици, които гледат статуквото и казват:
Karşı olanlar gidişata bakar veЄретики, що дивляться на статус кво і кажуть:
Karşı olanlar gidişata bakar veТакие люди смотрят на сложившийся статус-кво и говорят:
Karşı olanlar gidişata bakar veזה לא יחזיק מעמד. אני לא יכול לשתף פעולה עם זה.
Karşı olanlar gidişata bakar veينظر المهرتقون للوضع الراهن ويقولون
Karşı olanlar gidişata bakar ve「このままではいけない 私はこれには耐えられない
Kirsten, kendi Afrika'ya gidiş hikayeni anlatmak için bir dakikanı ayırır mısın?Chris Anderson: Kirsten, můžete na minutku? Povězte nám, jak jste se dostala do Afriky?