Birbirlerinden ayrılığı gidermek için sarmaşdolaş olmuş şekilde Grimoaldo tarafından yakalanırlar.In het tussentation Fernau splitsen ze van elkaar.
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”Bóg chce tylko odsunąć od was brud i oczyścić was całkowicie”.
5) İletişimsellik: Diller, iletişim ihtiyacını gidermek için önemlidir.1.), pomiędzy którymi językowa komunikacja miałaby zachodzić.
Bu tür yanlış anlamaları gidermek için kontaklar başka türlü de tanımlanabilir.Taka postawa jednak może wiązać się z niezrozumieniem przez inne osoby.
Köylülerin bir kısmı bu pazardan ihtiyaçlarını gidermektedirler.Rzemieślnicy ci zaspokajali prawie wszystkie potrzeby chłopów.
5) İletişimsellik: Diller, iletişim ihtiyacını gidermek için önemlidir.Specialisering: Mänskligt tal är specialiserat för kommunikation.
Diş etlerini kuvvetlendirmek ve ağız kokusunu gidermek için kullanılır.Збереглися звичаї підпилювання зубів та розтягування мочок вуха.
İşlemcinin çok daha yavaş olan ana belleğe olan erişim gereksinimini gidermek için kullanılırlar.Найчастіше потрібно обумовлювати свій приїзд заздалегідь.
Bu görevde iken Berriyetukşam'da çıkan olayları inceleyip gidermek için Lübnan'a gönderilmiştir.Ea se întoarce – precum soția lui Lot – și-l trage pe cel violent în abis.
Arz- talep dengesizliklerini gidermek.Repararea inechităților sociale.
Amacımız Türkiye'deki demokrasi ayıbını gidermektir." dedi.Reméljük, hogy a találkozó elősegíti a békét a Koreai-félszigeten”.
Bu eksikliği gidermek maksadıyla 21 Mayıs 1904 tarihinde Paris'te FIFA kurulmuştur.Jelen volt a FIFA 1904. május 21-én Párizsban történt megalapításánál.
Boğaz pastilleri (öksürük ilacı) kısa süreli olarak ağrıyı gidermekte sıklıkla kullanılır.Hagyományosan a füge tejnedvét (latex) külsőleg kisebb fájdalmak enyhítésére használják.
Microsoft, sorunu gidermek için bir güvenlik danışımı güncelleştirme yayınladı.A Microsoft a kezdeti biztonsági problémák elhárítására alkotta a Biztonságos számítógépezés kezdeményezést.
Köylülerin bir kısmı bu pazardan ihtiyaçlarını gidermektedirler.A gazdák egy része a szélekre szorul.
Gözlüğün kullanım amacı, görme bozukluğunu gidermek ya da gözleri dış etkenlerden korumaktır.Kyynelrefleksin tehtävänä on suojata näköaistia ulkoisilta ärsykkeiltä.
Geceleri bitkisel gıda ihtiyaçlarını gidermek için yuvalarından dışarı çıkarlar.Τη νύχτα βγαίνει στην επιφάνεια έρποντας για να βρει τροφή.
Ağrıları gidermek için afyon ve güzelavrat otu kullanıldı.Opium og belladonna ble benyttet for å dempe smerter.
5) İletişimsellik: Diller, iletişim ihtiyacını gidermek için önemlidir.Spesialisasi: Bahasa manusia adalah khusus untuk komunikasi (sesama manusia).
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”Kamu telah menentang Allah dan terimalah kelak akibat tentanganmu kepada-Nya.
7 Mart SmackDown programında The Shield üyeleri, aralarındaki şüpheleri gidermek için ringde buluştu.Trên 07 tháng 3 SmackDown, các thành viên của Shield gặp nhau ở ring trong một bầu không khí nóng giận.
Aileler yumurta ihtiyaçlarını kendi besledikleri tavuklardan gidermekteler.Các trứng không nở được các con cha mẹ loại bỏ.
Bu görevde iken Berriyetukşam'da çıkan olayları inceleyip gidermek için Lübnan'a gönderilmiştir.だが大勢を覆すに至らず、盧武鉉は勝利を重ねて「盧風」(盧武鉉旋風)を巻き起こした。
Ağızdaki içki kokusunu gidermek için çiğnenir (meyhaneci otu adı buradan gelir).ワインを口に含んだ後鼻に抜ける香りのことはブーケという。
Diş etlerini kuvvetlendirmek ve ağız kokusunu gidermek için kullanılır.香りを嗅ぎ分けるために鼻が大きくなっている。
Geceleri bitkisel gıda ihtiyaçlarını gidermek için yuvalarından dışarı çıkarlar.夜間にはおそらく餌を求めて表層に浮上する。
Bu görevde iken Berriyetukşam'da çıkan olayları inceleyip gidermek için Lübnan'a gönderilmiştir.黎中興朝時期,避黎莊宗黎寧諱,改永寧縣為永福縣。
Bu görevde iken Berriyetukşam'da çıkan olayları inceleyip gidermek için Lübnan'a gönderilmiştir.그는 선원들과 함께 섬의 이름을 구약성경의 등장인물에게 경의를 표하는 뜻으로 '롯의 아내(Lot's Wife)'로 정하였다.
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor." mealindeki 33. ayetini okumasını anlatır.이것은 새로운 계약을 맺는 내 피이니 너희와 모든 이의 죄사함을 위하여 흘리는 피이니라.”라고 말한다.
Arıza gidermek.Заблудата.
Yine Kur'an'ın kıraat farklılıklarını gidermek için yapılan mushaf yazım işini yapan dört sahabiden birisiydi.Smatraju se jednom od četiri velike objave, pored Tevrata (Tore), Indžila i Kur'ana.
Amacımız Türkiye'deki demokrasi ayıbını gidermektir." dedi.Zanesite se na nas, da bomo dobro vodili predsedovanje Evropski Uniji prihodnje leto.«, je dejal Türk.
Ağrıları gidermek için afyon ve güzelavrat otu kullanıldı.Za lajšanje bolečin so uporabljali opij in beladono.
5) İletişimsellik: Diller, iletişim ihtiyacını gidermek için önemlidir.Pirminės kalbos funkcijos: Komunikacinė – būti žmonių tarpusavio bendravimo, sužinojimo priemone.
Arıza gidermek.Nõrkuse teesklemiseks.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Aber ich möchte kurz auf eine gegenteilige Sache zu sprechen kommen und sozusagen reinen Tisch machen.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Ale teraz chcę obrócić to do góry nogami wyłożyć kawę na ławę i oczyścić atmosferę.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Ja by som to všetko ale rád na chvíľu nechal bokom a prišiel s niečím takpovediac novým a čerstvým.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.하지만 저는 정반대로 접근해 보겠습니다 말하자면 틀에서 벗어나 새롭게 접근하는거죠
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Ma vorrei, per un attimo, fare il contrario, tirare in ballo una questione e "ripulire l'aria", per così dire.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Θέλω όμως να τα αντιστρέψω, για λίγο, όλα να παρουσιάσω και να ξεκαθαρίσω κάτι.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Но я хочу перевернуть это с ног на голову и кое-что вам представить, разрядить атмосферу.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.אך אני מעוניין להפוך הכל לרגע ולשים הכל על השולחן כדי "לנקות את האויר" כמו שנאמר
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.ولكني أريد أن أقلب ذلك رأساً على عقب لبرهة. ونحصل على شئ على الطاولة وننظف الهواء، إذاً لنقول.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.テーブルに並べて、整理してみましょう アフリカについて、みなさんがこれまで聞いた最悪な話は何でしょうか?
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarAle v deštivém období se chodí napájet k jezírkům zachycené sladké vody.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarDar în timpul sezonului ploios se adună pentru a-şi astâmpăra setea, în bălţi de apă potabilă.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarNhưng suốt mùa mưa, chúng tập trung đến uống nước ở những vũng nước nằm rải rác để xua đi cơn khát.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlar'Ομως στην υγρή εποχή... ξεδιψά στις διάσπαρτες λιμνούλες γλυκού νερού.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarОднако в течение сезона дождей они стараются восполнить недостаток воды в организме.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlar,אך במהלך עונת הגשמים הם נאספים לרוות את צימאונם .בין בריכות מים מפוזרות
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarلكن أثناء الفصل الأكثر بللا يتجمّعون لرواية عطشهم بين تبعثر الماء العذب المتجمع
Benimle mutabık kaldılar. Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.Concordarono con me, e negli anni successivi, uccidemmo 40.000 elefanti per cercare di fermare i danni.
Benimle mutabık kaldılar. Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.De höll med mig, och de följande åren, sköt vi 40 000 elefanter i ett försök att stoppa skadegörelsen.
Benimle mutabık kaldılar. Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.Egyetértettek velem, és a rákövetkező években 40 000 elefántot lőttünk ki, hogy megállítsuk a pusztulást.
Benimle mutabık kaldılar. Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.Souhlasili se mnou a v následujících letech jsme zastřelili 40 000 slonů, ve snaze zastavit škodu.
Benimle mutabık kaldılar. Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.Бяха съгласни с мен и през следващите няколко години застреляхме 40 000 слона в опит да спрем вредата.
Bu, hikâye anlatma dürtümü gidermek, görüntüler ortaya çıkarmak için en iyi yol gibiydi.A késztetést, hogy történeteket meséljek összevontam a késztetéssel, mely képek létrehozására sarkallt.
Bu, hikâye anlatma dürtümü gidermek, görüntüler ortaya çıkarmak için en iyi yol gibiydi.그 직업이 이야기를 들려주고 싶은 저의 욕구와 이미지를 창조하고 싶어하는 또 다른 욕망을 조화시키는 가장 좋은 방법인 것 같았죠.
Bu, hikâye anlatma dürtümü gidermek, görüntüler ortaya çıkarmak için en iyi yol gibiydi.Se tuntui parhaalta tavalta sovittaa haluni kertoa tarinoita intooni luoda kuvia.