giderek ile cümle
giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güvenli ağlar, giderek elektrik ve su gibi vazgeçilmez hale geliyor.Navzájom prepojené siete sa stávajú súčasťou nášho každodenného života doma i na pracovisku.
Güvenli ağlar, giderek elektrik ve su gibi vazgeçilmez hale geliyor.Nieodzowne staje się zabezpieczenie tych sieci, tak jak sieci energetycznej czy wodnej.
Güvenli ağlar, giderek elektrik ve su gibi vazgeçilmez hale geliyor.Prihodnost informacijske družbe je obetavna, hkrati pa tudi ogrožena.
Güvenli ağlar, giderek elektrik ve su gibi vazgeçilmez hale geliyor.Sichere Netze werden zunehmend ebenso unentbehrlich wie Strom und Wasser.
Güvenli ağlar, giderek elektrik ve su gibi vazgeçilmez hale geliyor.Tuto budoucnost je třeba bránit.
Güvenli ağlar, giderek elektrik ve su gibi vazgeçilmez hale geliyor.Бъдещето принадлежи на информационното общество, но това бъдеще е застрашено.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.A bol krásny vo svojej veľkosti, v dlhokosti svojich konárov, lebo jeho koreň bol pri mnohých vodách.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Den blev stor og dejlig med lange Grene, den stod jo med Roden ved rigeligt Vand.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Era bello nella sua altezza e nell'ampiezza dei suoi rami, poiché la sua radice era presso grandi acque
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Era frumos prin mărimea lui, prin întinderea ramurilor lui; căci rădăcinile îi erau înfipte în ape mari.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Er hatte schöne, große und lange Äste; denn seine Wurzeln hatten viel Wasser.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Han var fager i sin storhet, med sine lange grener; for ved hans rot var det rikelig med vann.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.I był piękny dla wielkości swojej, i dla długości gałęzi swoich; bo korzeń jego był przy wodach obfitych.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.I byl ušlechtilý pro svou velikost, a pro dlouhost větví svých; nebo kořen jeho byl při vodách mnohých.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Kaunis se oli suuruudessaan, oksiensa pituudessa, sillä sen juuri oli runsasten vetten ääressä.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.그 뿌리가 큰 물가에 있으므로 그 나무가 크고 가지가 길어 모양이 아름다우매
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Nó là xinh tốt bởi thân nó cao , bởi tược nó dài ; vì rễ nó đâm trong chỗ nhiều nước .
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Nó là xinh tốt bởi thân nó cao, bởi tược nó dài; vì rễ nó đâm trong chỗ nhiều nước.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Och den blev skön genom sin storhet och genom sina grenars längd, där den stod med sin rot invid stora vatten.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Se hizo hermoso por su grandeza y por la extensión de su follaje, pues su raíz estaba junto a muchas aguas
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.széppé lõn magasságával, hosszan kiterjedt ágaival, mert gyökere sok víz felé [nyúlik] vala.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Он красовался высотою роста своего, длиною ветвей своих, ибо корень его был у великих вод.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Така бе красив по големината си и по дължината на клоновете си; защото корените му бяха при много води.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.וייף בגדלו בארך דליותיו כי היה שרשו אל מים רבים׃
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.فكان جميلا في عظمته وفي طول قضبانه لان اصله كان على مياه كثيرة.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.樹 大 條 長 、 成 為 榮 美 、 因 為 根 在 眾 水 之 旁
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.樹大條長 、 成為榮 美 、 因 為根 在 眾水 之旁
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Hai să testăm această ipoteză îndreptându-ne către Europa de Est.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Hãy thử nghiệm giả thiết này bằng cách đến với phía Đông của Châu Âu
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.이 가설들을 동부 유럽에 가 검사해보겠습니다.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Lad os teste formodningen ved at tage over til Østeuropa.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Lassen Sie uns diese Annahme testen indem wir rüber nach Osteuropa reisen.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Laten we deze veronderstelling testen door over te gaan naar Oost-Europa.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Låt oss testa om det stämmer, genom att förflytta oss till Östeuropa.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Mari kita uji asumsi ini dengan menuju ke Eropa timur.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Mettiamo alla prova questo presupposto andando nell'Europa dell'est.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Otestujme si tuto teorii daleko ve východní Evropě.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Poďme ale túto domnienku otestovať vo východnej Európe.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Pongamos a prueba esta suposición yendo a Europa Oriental.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Sprawdźmy to założenie na przykładzie Europy wschodniej.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Testons cette hypothèse en nous rendant en Europe de l'Est.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Teszteljük le ezt a feltételezést, mondjuk kelet-Európában.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Vamos testar este pressuposto dirigindo-nos à Europa Oriental.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Ας εξετάσουμε αυτήν την υπόθεση πηγαίνοντας στην Ανατολική Ευρώπη.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Давайте перевіримо це припущення, подавшись до Східної Європи.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Давайте проверим правдивость нашего предположения в Восточной Европе.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Да проверим това предпложение в Източна Европа.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.בואו נבחן את ההנחה הזו במזרח אירופה.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.وقد قمنا بفحص هذا الافتراض وتوجهنا الى اوروبا الشرقية
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.この思い込みをテストしましょう インタビューを行いました
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.A tak sišla na humno a urobila všetko tak, ako jej rozkázala jej svokra.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.A tak szła na one bojewisko, i uczyniła to, co jej rozkazała świekra jej.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Die avond ging zij naar de dorsvloer en deed precies wat haar schoonmoeder had gezegd.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Elle descendit à l`aire, et fit tout ce qu`avait ordonné sa belle-mère.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Então desceu � eira, e fez conforme tudo o que sua sogra lhe tinha ordenado.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Entonces Rut bajó a la era e hizo todo lo que su suegra le había mandado
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.És lement a szérûre, és mindent úgy cselekedett, a mint napaasszonya parancsolta.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.In odide doli na gumno in stori vse, kakor ji je bila velela tašča njena.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.그가 타작 마당으로 내려가서 시모의 명대로 다 하니라
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Nàng bèn đi xuống sân đạp lúa , và làm theo mọi điều mẹ chồng mình đã dặn .