giderek ile cümle

giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer yandan, geri dönüşüm ve atık yakma giderek daha çok kullanılacak yöntemler olacaktır.Η μείωση αυτή οφείλεται σε δύο χωριστές εξελίξεις.
Diğer yandan, geri dönüşüm ve atık yakma giderek daha çok kullanılacak yöntemler olacaktır.От друга страна, рециклирането и изгарянето ще се използват все по‑често.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Așa că am impresia că unele părți ale comunității științifice se transformă într-un fel de preoțime.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Ho l'impressione che alcune parti dell'establishment scientifico stiano mutando in una sorta di clero.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Így az a benyomásom, hogy a tudományos testület egy része valamiféle papsággá alakul.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.그래서 전 과학 조직의 일부가 일종의 사제단처럼 변해간다는 인상을 받습니다.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Så jag får intrycket att en del av det vetenskapliga etablissemanget förvandlas till en sorts prästerskap.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Tengo la impresión que algunos sectores del poder científico están convirtiéndose en especies de sectas.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Získala jsem dojem, že některé části vědecké společnosti se mění v církev.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.И така имам чуството, че някои части от научното учреждение се превръщат във вид духовенство.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.У меня складывается впечатление, что некоторая часть ученого сообщества превращается в духовенство.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.אז אני מקבלת את הרושם שחלקים מסויימים של הממסד המדעי משנים את צורתם לסוג של כמורה.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.لذا حصلت على انطباع ان بعض اجزاء المؤسسة العلمية تتحول الى نوع من الكهنوت.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.一種の聖職に変身させているような 印象を受けますが それは気分を良くしてくれるんです
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Alcuni accordi traimprese ostacolanoil gioco dellaconcorrenza.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Algunos acuerdosentre empresasobstaculizanla competencia.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Anumite înţelegeri,încheiate între intreprinderi,pot prejudicia concurenţa.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Certos acordos entre empresasconstituem um obstáculo à livreconcorrência.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Dans de telles conditions, ces entreprises n’ont plus le souci d’être réellementcompétitives sur le marché.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Ilyen körülmények között a vállalkozásoknak
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.kunden inte längre några valmöjligheter mellanolika prislägen, typer av varor ellerdistributionssätt.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Nekateri sporazumi medpodjetji omejujejo svobodnokonkurenco.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Niektoré dohody medzipodnikmi narušujúhospodársku súťaž.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Niektóre z porozumieńzawieranych pomiędzy przedsiębiorstwami ograniczają konkurencję.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Sommige overeenkomstentussen ondernemingen verstoren de concurrentie.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Yritysten välisetsopimukset voivathaitata kilpailua.
Dolayısıyla zaman içinde giderekkullanılmaz, pahalı ürün ya da hizmet üretirler.Za těchto okolností již podniky nemusejí být konkuren-
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Am călătorit mult, am finanțat dezvoltarea, am avut proiecte economice în Africa, împreună cu Banca Mondială.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Dużo podróżowaliśmy, zajmowaliśmy się rozwojem finansowym, i projektami Banku Światowego w Afryce.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Facemmo molti viaggi, per finanziamenti allo sviluppo, progetti economici in Africa con la Banca Mondiale.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Fizemos imensas viagens, desenvolvimento financeiro, projetos económicos em África com o World Bank.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Hice muchos viajes, proyectos económicos de desarrollo financiado en África con el Banco Mundial.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Hodně jsme cestovali, financovali rozvoj, ekonomické projekty v Africe ve spolupráci se Světovou bankou.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.많은 여행을 했습니다. 세계은행과 함께 아프리카의 투자 융자 등 경제 프로젝트를 진행했지요.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Rengeteget utaztunk fejlődésfinanszírozási ügyben, gazdasági projektek ügyén Afrikába a Világbankkal.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.We reisden veel, financierden ontwikkelingshulp en economische projecten in Afrika met de Wereldbank.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Κάναμε πολλά ταξίδια, χρηματοδοτούμενη ανάπτυξη, οικονομικά προγράμματα στην Αφρική με την Παγκόσμια Τράπεζα.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.Мы много куда ездили, финансировали проекты в области экономики и развития Африки вместе с Всемирным Банком.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.עבודה שכללה נסיעות רבות, עסקה בפיתוחים כלכליים, פרוייקטים כלכליים באפריקה עם הבנק העולמי.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.و قمنا بالعديد من الرحلات بواسطة التنمية الممولة المشاريع الاقتصادية في أفريقيا مع البنك الدولي.
Dünya Bankası ile birçok kez Afrika'ya giderek, finansal kalkınmayı, ekonomi projelerini organize ettik.経済プロジェクトに携わり たくさん旅をしました そんな時 完全に写真の虜になり
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.De wereld ziet deze programma's steeds meer als een brug naar uitgebreide moeder- en kindzorg.
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.Diese Programme werden mehr und mehr als Weg zur umfassenden Gesundheit von Mutter und Kind gesehen.
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.El mundo está viendo cada vez más estos programas como puente a la salud integral materno-infantil.
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.세계는 점점 더 이런 프로그램들을 임산부와 아기들의 건강에 대한 이해의 다리로써 보고 있고,
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.O mundo vê cada vez mais estes programas como a ponte para a saúde completa da mãe e do bebé.
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.Te programy są coraz częściej postrzegane jako most do kompleksowej opieki nad matkami i dziećmi.
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.Светът все повече гледа на тези програми, като мост за цялостно майчинско и детско здравеопазване.
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.העולם רואה יותר ויותר את התוכניות האלה כגשר לבריאות כוללת של אמהות וילדיהן.
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.العالم الآن نظر بشكل متزايد إلى تلك البرامج كجسر إلى الرعاية الصحية الشاملة للأم و الطفل.
Dünya, bu programların giderek anne ve... ...çocuk sağlığında bir köprü durumuna geldiğini görmektedir.プログラムは世界中で増えています そして私たちの組織は 女性に
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.Anh đang làm cho tình hình của mình trở nên tồi tệ hơn.
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.A saját helyzetüket rosszabbítják.
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.Các ông đang tự đưa mình vào tình huống xấu đấy.
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.Děláte si to jenom horší.
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.Du forværrer din situation.
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.Du machst deine Situation nur schlimmer.
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.Está haciendo peor su situación.
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.Îţi înrăutăţeşti situaţia.
Durumunuzu giderek zorlaştırıyorsunuz.Je maak het jezelf alleen maar erger.

İlgili Sayfalar