giderek ile cümle
giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.Environmentálne otázky sa stále viac integrujú do po‑nohospodárskych a lesníckych sektorov.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.In de bosbouw en de landbouw wordt steeds meer rekening gehouden met het milieu.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.Kwestie ;rodowiskowe zaczynaj być z powodzeniem integrowane w działania sektorów le;nego i rolniczego.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.La preocupación por el medio ambiente se está integrando cada vez más en los sectores agrario y forestal.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.Le problematiche ambientali vengono via via integrate nei settori forestale e agricolo.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.Maa- ja metsätaloudessa otetaan ympäristönäkökohtia yhä enenevässä määrin huomioon.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.Miljömedvetenheten integreras mer och mer i skogs- och jordbrukssektorerna.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.Okoljska vprašanja so vse bolj vključena v gozdarstvo in kmetijske sektorje.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.Problemele de mediu sunt din ce în ce mai integrate în sectoarele forestier şi agricol.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.Umweltbelange werden in zunehmendem Maße in die Sektoren Forstwirtschaft und Landwirtschaft integriert.
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirDie Zusammenhänge zwischen den ökologischen Herausforderungen sind Ausdruck der zunehmenden Komplexität
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLegături între provocările de mediu, punct către creşterea complexităţii
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLes liens entre les défis environnementaux indiquent une complexité croissante
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLos vínculos entre los retos ambientales apuntan hacia un aumento de su complejidad
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirPovezave med okoljskimi vprašanji postajajo vse bolj zapletene
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirPowiązania między wyzwaniami środowiskowymi wskazują na coraz większą złożoność
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirSamband mellan miljöutmaningar pekar mot ökad komplexitet
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVäzby medzi environmentálnymi výzvami poukazujú na rastúcu zložitosť
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVazby mezi problémy životního prostředí ukazují na rostoucí složitost vzájemných vztahů
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVerbanden tussen milieuuitdagingen wijzen op een toenemende complexiteit
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirYmpäristöhaasteiden väliset yhteydet viittaavat kohti kasvavaa monimutkaisuutta
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirΟι σχέσεις μεταξύ των περιβαλλοντικών προκλήσεων υποδεικνύουν αυξανόμενη περιπλοκότητα
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Akan lebih banyak dari kita yang mengakar di masa depan atau di hari ini, sebanyak masa lalu.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Alltfler av oss är lika rotade i framtiden eller i nutiden som i dåtiden.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Coraz więcej z nas ma korzenie w przyszłości, teraźniejszości lub przeszłości.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.De plus en plus d'entre nous ont leurs racines dans le futur ou dans le présent autant que dans le passé.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Egyre többünket határozza meg a jövő vagy a jelen, legalább annyira, mint a múlt.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Estamos cada vez mais enraizados no tempo futuro ou presente do que no passado.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Flere og flere af os er lige så rodfæstede i fremtiden eller i nutiden som i fortiden.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.점점 더 많은 사람들이 과거가 아닌 미래와 현재에 뿌리내리고 있습니다.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Más y más de nosotros estamos tan enraizados al futuro o al presente, como al pasado.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Mehr und mehr Menschen sind in der Zukunft oder Gegenwart ebenso verankert, wie in der Vergangenheit.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Molti di noi sono ancorati al futuro o al presente quanto al passato.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Ngày càng nhiều trong số chúng ta đặt gốc rễ vào tương lai hoặc hiện tại bằng với vào quá khứ.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Steeds meer mensen richten zich op de toekomst of op het 'nu', zowel als op het verleden.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Tot mai mulți suntem axați pe viitor sau în prezent la fel de tare ca în trecut.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Yhä useampi meistä on kiinnittynyt tulevaisuuteen tai nykyisyyteen vähintään yhtä paljon kuin menneeseen.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Όλο και περισσότεροι από εμας ριζώνουν στο μέλλον ή στο παρόν όσο και στο παρελθόν.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Все більше й більше з нас закорінюються у майбутньому чи теперішньому часі, ніж у минулому.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Всё больше и больше нас коренится в будущем или настоящем, нежели в прошлом.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Все повече хора са отправили поглед в бъдещето или в настоящето, колкото и в миналото.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.יותר ויותר אנשים נטועים בתוך העתיד או ההווה מאשר בעבר.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.المزيد والمزيد منا تضرب جذوره في المستقبل أو في الحاضر قدر ما هي في الماضي.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.現在や未来に軸足を置いて 暮らしています 故郷というのは ただ自分が生まれた場所-
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Blandingsbrug anerkendes i stigende grad som et væsentligt område, hvor der skal udvikles nye behandlinger.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Blandmissbruk blir alltmer erkänt som ett centralt område för utveckling av tjänster.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.La polytoxicomanie est de plus en plus reconnue comme un domaine clé du développement des services.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Polydrugsgebruik wordt steeds meer erkend als een sleutelgebied voor het ontwikkelen van diensten.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Takšna analiza je že po definiciji tvegana in jo je treba narediti previdno.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Tällaiset analyysit ovat väistämättä epävarmoja, joten niitä on tehtävä varoen.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Užívanie viacerých drog sa čoraz viac uznáva za kľúčovú oblasť pre rozvoj služieb.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Zażywanie wielu narkotyków jest coraz częściej uznawane za kluczową dziedzinę rozwoju usług terapeutycznych.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Η piολλαpiλή χρήση ναρκωτικών αναγνωρίζεται ολοένα και piερισσότερο ως βασικός τοµέας ανάpiτυξης υpiηρεσιών.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Употребата на няколко вида наркотици все повече се смята за ключова област за разработването на услуги.
Daha da ileri giderek Jamaika'da Teknoloji Üniversitesi'yle bağlantı kurduk.우리의 행보는 좀 더 발전하여, 자메이카의 기술 대학과 협력 관계를 맺었으며,
Daha da ileri giderek Jamaika'da Teknoloji Üniversitesi'yle bağlantı kurduk. Şimdi onlarla bir randevum var.Poszliśmy dalej: nawiązaliśmy kontakt z Uniwersytetem Technologicznym na Jamajce. gdzie obecnie wykładam.
Daha da ileri giderek Jamaika'da Teknoloji Üniversitesi'yle bağlantı kurduk. Şimdi onlarla bir randevum var.Мы зашли ещё дальше: мы наладили отношения с Университетом Технологии на Ямайке, где я сейчас тоже работаю.
Daha da ileri giderek Jamaika'da Teknoloji Üniversitesi'yle bağlantı kurduk. Şimdi onlarla bir randevum var.Стигнахме и по-далеч: създадохме връзка с Технологичния университет в Ямайка, където сега имам среща.
Daha da ileri giderek Jamaika'da Teknoloji Üniversitesi'yle bağlantı kurduk.אנו התקדמנו רחוק יותר. יצרנו קשרים עם האוניברסיטה לטכנולוגיה, ג'מייקה,
Daha da ileri giderek Jamaika'da Teknoloji Üniversitesi'yle bağlantı kurduk.ذهبنا إلى أبعد من ذلك : لقد شكلنا علاقة مع جامعة التكنولوجيا، جاميكا