giderek ile cümle

giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu elektron yine bir molekülden diğerine giderek daha rahat oluyor.이는 지속해서 한 분자에서 다른 분자로 이동하며
Bu elektron yine bir molekülden diğerine giderek daha rahat oluyor.더 안정화된 상태가 되는 것이지요.
Bu elektron yine bir molekülden diğerine giderek daha rahat oluyor.Obtiene más cómodo.
Bugün benim gördüğüm, giderek büyüyen bir alt kültür var.그래서 제가 오늘 본 것은 맨발로 달리는 사람,
Bugün benim gördüğüm, giderek büyüyen bir alt kültür var.אז מה שאני רואה הוא שיש היום תת-תרבות גדלה
Bugün benim gördüğüm, giderek büyüyen bir alt kültür var.وما اراه اليوم هو نمو ثقافة رديفة
Bugün benim gördüğüm, giderek büyüyen bir alt kültür var.裸足のランナーのサブカルチャーを紹介しました
Bugün giderek vergilendirme, altyapi ve bütün bunların politikaları조세 정책과 기간시설 정책 등 여타 다른 정책들로 인해
Bugün giderek vergilendirme, altyapi ve bütün bunların politikalarıZunehmend bewegen sich jetzt die Ansätze der
Bugün giderek vergilendirme, altyapi ve bütün bunların politikalarıהגידול הנוכחי במדיניות המיסוי והתשתיות של כל אלה
Bugün giderek vergilendirme, altyapi ve bütün bunların politikalarıتتزايد الآن سياسات الضرائب والبنية التحتية وكل ذلك
Bugün giderek vergilendirme, altyapi ve bütün bunların politikalarıインドを単一の市場として再認識する 動きが一層強まってきています
Bu helyum çekirdeği giderek yoğunlaştı ve etrafında hidrojen kabuğu belirdi.계속해서 응축되고 있습니다 그리고 헬륨 핵 주위에서
Bu, insanlar giderek daha çok internet kullandıkça etkinliği azalan bir yöntem.이러한 방법이 점점 효과를 잃게 되면서 점점 웹을 많이 이용하고 있는데요
Bu, insanlar giderek daha çok internet kullandıkça etkinliği azalan bir yöntem.رغم قلة فاعلية هذه الوسيلة وكثرة تواجد الناس على الإنترنت
Bu, insanlar giderek daha çok internet kullandıkça etkinliği azalan bir yöntem.最後はSEMつまり検索エンジンマーケティング Google、Facebookなどの利用です
Bu, kentsel tasarım ve mekân planlama alanlarında da giderek daha fazla dikkate alınan bir faktördür.Invazní nepůvodní druhy mohou představovat v tomto ohledu hrozbu.
Bu, kentsel tasarım ve mekân planlama alanlarında da giderek daha fazla dikkate alınan bir faktördür.Morda ne tako očitno, a zato nič manj pomembno je razmerje med razporeditvenimi
Bu, kentsel tasarım ve mekân planlama alanlarında da giderek daha fazla dikkate alınan bir faktördür.Tämä on yhä lisääntyvässä määrin tunnustettu kaupunkisuunnittelussa ja maankäytön suunnittelussa.
Bu, kentsel tasarım ve mekân planlama alanlarında da giderek daha fazla dikkate alınan bir faktördür.Από αυτήν την άποψη, τα χωροκατακτητικά ξενικά είδη ενδέχεται να δημιουργούν κινδύνους.
Bu, kentsel tasarım ve mekân planlama alanlarında da giderek daha fazla dikkate alınan bir faktördür.Инвазивните чужди видове може да представляват заплаха в това отношение.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.A čím ďalej, tým viacej veriacich sa pridávalo Pánovi, množstvá mužov a žien),
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.A vždy více se rozmáhalo množství věřících Pánu, mužů i také žen.)
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Dan makin lama makin bertambah banyak orang-orang yang percaya kepada Tuhan--baik laki-laki maupun wanita
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.e cada vez mais se agregavam crentes ao Senhor em grande número tanto de homens como de mulheres;
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Es wurden aber immer mehr hinzugetan, die da glaubten an den HERRN, eine Menge Männer und Weiber,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Het aantal gelovigen bleef echter groeien. Talloze mannen en vrouwen gingen in de Here geloven.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Hívõk pedig mindinkább csatlakoztak az Úrhoz, úgy férfiaknak, mint asszonyoknak sokasága.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.In čimdalje več jih je pristopalo, ki so verovali Gospodu, množice mož in žen;)
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Intanto andava aumentando il numero degli uomini e delle donne che credevano nel Signor
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.I owszem przybywało mnóstwo wierzących Panu, mężów i niewiast).
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Ja yhä enemmän karttui niitä, jotka uskoivat Herraan, sekä miehiä että naisia suuret joukot.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.믿고 주께로 나오는 자가 더 많으니 남녀의 큰 무리더라
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Le nombre de ceux qui croyaient au Seigneur, hommes et femmes, s`augmentait de plus en plus;
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Los que creían en el Señor aumentaban cada vez más, gran número así de hombres como de mujeres
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Numărul celor ce credeau în Domnul, bărbaţi şi femei, se mărea tot mai mult;
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Och ännu flera trodde och slöto sig till Herren, hela skaror av både män och kvinnor.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.og der føjedes stedse flere troende til Herren, Skarer både af Mænd og Kvinder,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.og dess flere troende blev vunnet for Herren, menn og kvinner i hopetall,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Số những người tin Chúa cùng ngày càng thêm lên, nam nữ đều đông lắm,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Số những người tin Chúa cùng ngày_càng thêm lên , nam_nữ đều đông lắm ,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.και προσετιθεντο μαλλον πιστευοντες εις τον Κυριον, πληθη ανδρων τε και γυναικων,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Верующих же более и более присоединялось к Господу, множество мужчин и женщин,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.І прибувало все більш віруючих у Господа, - множество чоловіків і жінок.)
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.אבל נספחו עוד יתר מאמינים אל האדון אנשים ונשים הרבה מאד׃
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.‎وكان مؤمنون ينضمون للرب اكثر. جماهير من رجال ونساء‎.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.信 而 歸 主 的 人 、 越 發 增 添 、 連 男 帶 女 很 多
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.信 而 歸主 的 人 、 越發 增添 、 連男帶 女 很多
Bundan sonraki terimlerde, yazdığımız katsayıları geriye giderek yazacağız.وهي العبارة الوسطى-- سترون انكم ستبدأون بالعودة الى الوراء بالاتجاه المعاكس
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Avfall ses därmed allt mer som en produktionsresurs och energikälla.
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Depozitate în gropi ecologice de deşeuri Compostate
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Eerst en vooral door een volledige uitvoering van de huidige regelgeving, en vervolgens
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Odloženi Kompostirani z manj š uje vplive na okolje in rabo naravnih virov
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Source : AEE, sur la base de données Eurostat
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Λιpiασματοpiοιήθηκαν Άλλο ΕΟΠ, βάσει στοιχείων της Eurostat.
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.По тази причина, отпадъците все повече се разглеждат като производствен ресурси източник на енергия.
Bunlar mavi çizgilere giderek daha fazla yakınlaşır ve aynısı bu taraf için de olur.Aproximam-se cada vez mais daquelas linhas azuis assim e também acontece deste lado.
Bunlar mavi çizgilere giderek daha fazla yakınlaşır ve aynısı bu taraf için de olur.Coraz bardziej się zbliża do tych niebieskich linii i to samo dzieje się po tej stronie.
Bunlar mavi çizgilere giderek daha fazla yakınlaşır ve aynısı bu taraf için de olur.De går närmare och närmare de här blå linjerna så här och samma sak på den här sidan.
Bunlar mavi çizgilere giderek daha fazla yakınlaşır ve aynısı bu taraf için de olur.De plus en plus proches et de ce cote aussi.

İlgili Sayfalar