giderek ile cümle

giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Còn gã trai trẻ Sa-mu-ên cứ lớn lên, Ðức Giê-hô-va và người ta đều lấy làm đẹp lòng người.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Còn gã trai_trẻ Sa-mu-ên cứ lớn lên , Ðức_Giê - hô-va và người_ta đều lấy_làm đẹp_lòng người .
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.De jonge Samuël groeide op en was geliefd, zowel bij de HERE als bij de mensen.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.E o menino Samuel ia crescendo em estatura e em graça diante do Senhor, como também diante dos homens.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Gossen Samuel däremot växte till i ålder och välbehag både för HERREN och för människor.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Invece il giovane Samuele andava crescendo in statura e in bontà davanti al Signore e agli uomini
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.아이 사무엘이 점점 자라매 여호와와 사람들에게 은총을 더욱 받더라
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Le jeune Samuel continuait à grandir, et il était agréable à l`Éternel et aux hommes.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Men Drengen Samuel voksede til og gik stadig frem i Yndest både hos HERREN og Mennesker.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Men gutten Samuel gikk frem i alder og i yndest både hos Herren og hos mennesker.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Mutta poikanen Samuel kasvoi kasvamistaan ja oli sekä Herralle että ihmisille otollinen.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Sebaliknya Samuel, anak itu, semakin besar dan semakin disukai, baik oleh TUHAN, maupun oleh semua orang
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Tînărul Samuel creştea mereu, şi era plăcut Domnului şi oamenilor.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Y el niño Samuel crecía en estatura y en gracia para con Dios y los hombres
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Το δε παιδιον ο Σαμουηλ εμεγαλονε και ευηρεστει και εις τον Κυριον και εις τους ανθρωπους.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.А детето Самуил растеше и придобиваше благоволението и на Господа и на човеците.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Отрок же Самуил более и более приходил в возраст и в благоволение у Господа и у людей.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.והנער שמואל הלך וגדל וטוב גם עם יהוה וגם עם אנשים׃
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.واما الصبي صموئيل فتزايد نموا وصلاحا لدى الرب والناس ايضا
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.孩 子 撒 母 耳 漸 漸 長 大 、 耶 和 華 與 人 越 發 喜 愛 他
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.孩子 撒母耳 漸漸長 大 、 耶和華 與人 越 發喜愛他
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Asta înseamnă că puterea altor lucruri e în creștere.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Ce qui veut dire que le pouvoir d'autres choses s'accroît.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Das bedeutet, dass die Macht anderer Dinge sich vergrößert.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Dat betekent dat de macht van andere dingen aan het toenemen is.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Eso significa que el poder de otras cosas está aumentando.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Ez azt jelenti, hogy mások hatalma nő.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Isso significa que o poder das outras coisas está a crescer.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.이건 다른 영향력이 부상하고 있다는 뜻이죠.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Oznacza to, że zwiększa się rola innych czynników.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Questo significa che il potere di altre cose aumenta.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Sức mạnh của những thứ khác sẽ gia tăng.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.To znamená, že roste síla něčeho jiného.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Αυτό σημαίνει ότι αυξάνεται η ισχύς άλλων πραγμάτων.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Това означава, че силата на други неща се увеличава.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Це означає, що зростає роль інших понять.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.Это означает, что увеличивается влияние чего-то другого.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.המשמעות של זה היא כי כוחם של דברים אחרים עולה.
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.فهناك شيء آخر تزداد سيطرته
Bu, başka şeyler giderek güçleniyor demektir.非国家主体と呼ばれ
Bu baskı, iklim değişikliğinin etkileriyle muhtemelen giderek daha da kötüleşecektir.Daraus ergeben sich spezielle Anforderungen für eine integrative und grenzüberschreitende Zusammenarbeit.
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Aceste dimensiuni sunt din ce în ce mai mult reflectate în priorităţile politicii europene de vecinătate (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Changement climatique Nature et biodiversité
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Die aspecten vinden ook steeds vaker hun weerslag in de prioriteiten van het Europese nabuurschapsbeleid (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Nämä ulottuvuudet heijastuvat yhä enemmän Euroopan naapuruuspolitiikan painopisteisiin (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Te wymiary coraz bardziej są odzwierciedlane w priorytetach polityki sąsiedztwa Europy (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Ti poudarki se vse bolj kažejo v prednostnih usmeritvah evropske politike do sosednjih držav (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Tyto rozměry se stále více odrážejí v prioritách Evropské politiky sousedství (29).
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Dat is bijvoorbeeld in toenemende mate het geval voor behandeling en schadebeperkende maatregelen.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Dette gælder f.eks. i stigende grad for behandlings- og skadesreduktionsforanstaltninger.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Dies gilt beispielsweise in zunehmendem Maße für Maßnahmen zur Behandlung und Schadensminimierung.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Ez a kezelési és ártalomcsökkentő intézkedésekre például egyre inkább igaz.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Projets de recherche dans les États membres
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Tämä koskee entistä useammin esimerkiksi hoitoa sekä haittoja vähentäviä toimenpiteitä.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.To se týká v rostoucí míře například opatření v oblasti léčby a minimalizace škod.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Toto napríklad v zvýšenej miere platí pre liečbu a opatrenia na znižovanie škôd.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Vse bolj to drži za ukrepe zdravljenja in zmanjševanja škode.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.W coraz większym stopniu dzieje się tak w przypadku np. leczenia i środków z zakresu ograniczania szkód.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Това важи във все по-голяма степен, например, за мерките за лечение и намаляване на вредите.
Bu elektron yine bir molekülden diğerine giderek daha rahat oluyor.Jednotlivé nižší energetické stavy jsou pro něj čím dál příjemnější.

İlgili Sayfalar