giderek ile cümle

giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Benjamin Button: Sana herkesten giderek yaşlı değil de ... genç hale geldiğimi söylesem?若返っていく僕をみんなはどう思う?
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Ahogy távolabb kerülünk tőle, a hang egyre gyengébb és gyengébb lesz.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Ako sa vzďaľujeme, zvuk slabne a slabne.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Als we verder weg raken, wordt het geluid steeds zwakker.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.À medida que nos afastamos, o som vai-se desvanecendo.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Càng ra xa, tiếng gọi càng mờ dần.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Et quand on s'éloigne, le son devient de plus en plus éteint.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Gdy się oddalamy, dźwięk jest coraz cichszy.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Je mehr wir uns entfernen, desto schwächer wird der Klang.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.점점 멀어질수록, 소리는 조금씩 희미해집니다.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Man mano che ci allontaniamo il suono diventa sempre più debole.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Și cum vă îndepărtați, sunetul devine din ce în ce mai slab.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.Y a medida que nos alejamos el sonido se hace cada vez más débil.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.А колкото повече се отдалечаваме, звукът става все по-слаб и по-слаб.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.По мере удаления звук становится всё тише и тише.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.וככל שאנחנו מתרחקים, הקול נהיה חלש וחלש יותר.
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.وكملنا ابتعدنا عن مصدر الصوت يصبح الصوت اخف فاخف
Biraz daha uzağa gidersek, ses giderek daha da sönükleşecektir.その音は小さくなっていきます 産業革命以前の海では
Birbirinizi bulun ve belki... bir kafeye giderek hakkında konuşun.Deci, ajuta mine. Dă-mi sugestii cu privire la modul în care cursul poate fi mai bine.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.A legtöbb intézmény még a tagadásnál tart, de mostanában látni már haragot illetve alkudozást is.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.많고 많은 기관들이 여전히 부정의 단계에 있습니다. 하지만 요새 들어 분노와 협상도 많이 보입니다.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.Mnohé inštitúcie sú ešte stále v odmietaní, no v ostatnej dobe sme videli aj veľa hnevu aj vyjednávania.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.Muchas, muchas instituciones están aún en "negación", pero hemos visto recientemente tanto rabia como ruego.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.Muitas instituições ainda estão na negação, mas recentemente temos visto muita raiva e negociação.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.Multe, multe institutii sunt inca in faza de negare, dar am vazut recent atat multa furie cit si negociere.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.Viele, viele Institutionen leugnen immer noch aber seit Neuestem sehen wir viel Zorn und Verhandeln.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.Πάρα πολλοί οργανισμοί παραμένουν σε άρνηση, αλλά βλέπουμε πρόσφατα πολύ θυμό και διαπραγματεύσεις.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.Много институции са още във фазата на отричането, но напоследък виждаме и много гняв и пазарене.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.הרבה מאוד מוסדות עדיין בהכחשה, אבל אנחנו רואים לאחרונה הרבה כעס והתמקחות.
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.العديد العديد من المؤسسات ما تزال في مرحلة الإنكار، لكننا نشهد مؤخراً الكثير من كلا من الغضب والتفاوض .
Bir çok kurum hala inkar sahfasında, ama giderek daha fazla miktarda öfke ve pazarlık görüyoruz.しかし最近は「怒り」や「取引」もよく見かけます 今まさに進行中の素晴らしい例があります
Bir doğru çizebiliriz, ve düz giderek sıfır diyebiliriz.선을 그려서 바로 0으로 갈 수 도있어
Bir doğru çizebiliriz, ve düz giderek sıfır diyebiliriz.Mohli byste nakreslit čáru a dojít k nule.
Bir doğru çizebiliriz, ve düz giderek sıfır diyebiliriz.Mohli by ste nakresliť čiaru a dôjsť k 0.
Bir doğru çizebiliriz, ve düz giderek sıfır diyebiliriz.Możesz narysować linię i dojść prosto do 0.
Bir doğru çizebiliriz, ve düz giderek sıfır diyebiliriz.Puede dibujar una línea y ir directamente a 0.
Bir doğru çizebiliriz, ve düz giderek sıfır diyebiliriz.Vi kunne tegne en lige linje fra punktet til 0.
Bir doğru çizebiliriz, ve düz giderek sıfır diyebiliriz.И най-накрая ние сме на точка е.
Bir doğru çizebiliriz, ve düz giderek sıfır diyebiliriz.そこに行きます。
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.Kita menemukan beberapa cara yang menarik untuk melacak kadar CO2 di atmosfer pada jutaan tahun yang lalu.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.그래서 우리는 대기 중의 이산화탄소의 양을 추적하는 꽤 흥미로운 방법을 알아내었고, 몇백만년 전의 것들을 얻을 수 있었습니다.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.Znaleźliśmy całkiem ciekawe sposoby na śledzenie poziomu CO2 w atmosferze, nawet miliony lat wstecz.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.Мы разработали несколько интересных методов определения содержания СО2 в атмосфере за несколько миллионов лет.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.אנחנו הצלחנו למצוא כמה דרכים מעניינות למדי לעקוב אחרי רמות הפחמן הדו-חמצני באטמוספירה, מיליוני שנים אחורה.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.追跡する面白い方法を 見つけ出しました 氷のボーリングコアを用いますが
Boşluk giderek azalıyor, sayılar giderek sıklaşıyor ve 10'a ulaşıyoruz.점점 좁고좁은 틈을 비집어 들어가서 더 조밀하고 조밀한 공간에 들어가 10을 얻어내는 거죠
Boşluk giderek azalıyor, sayılar giderek sıklaşıyor ve 10'a ulaşıyoruz.Liczby są coraz bardziej upakowane coraz ciaśniej i ciaśniej Aż w końcu uzyskuje się 10.
Boşluk giderek azalıyor, sayılar giderek sıklaşıyor ve 10'a ulaşıyoruz.ستكون ثابتة اقرب واقرب واقرب ومن ثم نصل الى 10
Bu adam, John Philip Souza, bu yere, Amerikan kongre binasına, giderekEz az ember, John Philip Sousa, elment ide, az Egyesült Államok kapitóliumába, hogy erről, az általa
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.I takt med att utmaningarna på området blir mer komplexa ökar även nödvändigheten av sådana strategier.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Potřeba těchto politik nadále roste, protože výzvy v této oblasti se stávají stále složitějšími.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Potrebe po takšnih politikah so vse večje, saj so tudi izzivi na tem področju vse bolj zapleteni.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Tällaisten toimien tarve kasvaa, sillä alan haasteista tulee yhä monimutkaisempia.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Zo’n beleid is te meer noodzakelijk daar de problematiek op dit gebied almaar complexer wordt.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Aber der Knabe Samuel nahm immermehr zu und war angenehm bei dem HERRN und bei den Menschen.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.A chlapec Samuel rástol čo raz a bol milý jako u Hospodina tak aj u ľudí.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.A deček Samuel je vedno napredoval in je bil prijeten GOSPODU in tudi ljudem.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.A gyermek Sámuel pedig folytonosan növekedék és kedves volt mind az Úr, mind az emberek elõtt.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Ale mládenček Samuel prospíval a rostl, a milý byl, jakož před Hospodinem, tak i před lidmi.
Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.Ale pacholę Samuel postępował a rósł, i podobał się tak Panu jako i ludziom.

İlgili Sayfalar