giderek ile cümle
giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Avrupa, hızla genişlemeye devam ederken Aday Ülkelere verilen yardım da giderek gelişmektedir.S tím, jak pokračuje rozšiřování Evropské unie, sestává pomoc kandidátským zemím stále propracovanější.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.É da mesma idade, mas não está no lar de terceira idade; está a esquiar.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Es ist im gleichen Alter, aber es ist nicht im Altersheim; es geht Ski-Fahren.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Este la aceeasi varsta, dar nu este la azil, ci schiaza.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Ha la stessa età, ma non è finito in casa di riposo; sta andando a sciare.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Hij heeft dezelfde leeftijd, maar ligt niet in het verpleeghuis; hij is gaan skiën.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Il a le même âge, mais il n'est pas à l'hospice. Il est parti faire du ski.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Je stejně starý, ale v léčebně neleží. Jede lyžovat.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.같은 나이이지만, 요양원에 있지 않아요 마치 스키를 타러 가는 것 같네요
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Nó cùng tuổi với con sâu trước nhưng nó không phải vào viện dưỡng lão. nó như đang truọt tuyết vậy
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Tiene la misma edad, pero no está en el asilo; se va a esquiar.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.W tym samym wieku, a nie jest w domu opieki; jedzie na narty.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Είναι στην ίδια ηλικία, αλλά δεν είναι στο γηροκομείο, πάει για σκι.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Він такого ж віку, але він не в будинку для літніх людей, він рухається.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Он такого же возраста, но он не в доме престарелых: он катается на лыжах.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Същата възраст, но не е в старческия дом; отива да кара ски.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.היא באותו הגיל, אך היא לא במחלקה הגריטרית; היא בחופשת סקי.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.هي في نفس العمر , لكنها ليست في دار النقاهة إنها ذاهبة للتزحلق
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.スキーに行きますよ これは本当に素晴らしい事です 老化がゆっくりになりました
Ayrıca bazı tedaviler, giderek kişileri uyuşturuculardan kesmek için kısa süreyle kullanılabilir.Některé druhy léčby mohou být použity také krátkodobě, aby pomohly uživatelům přestat s užíváním všech drog.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Cette histoire commence a se detacher du present, elle est de moins en moins valide.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Fuerzas de la Naturaleza... que podrían extinguirte en cualquier momento...
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Kisah ini menjadi usang, hal ini menjadi tidak demikian lagi.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Questa concezione sta diventando obsoleta e inattendibile.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Tämä tarina on tulossa vanhentuneeksi, se ei ole enään totta.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.הסיפור הזה הופך להיות עתיק,
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.もはや真実ではなくなってきています。
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.Independent Diplomat è parte di un trend che sta emergendo ed è evidente ovunque: il mondo si sta frammentando
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.Independent Diplomat je součástí trendu, který se rozvíjí a je patrný po celém světě - svět se rozděluje.
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.'독립 외교관'은 전 세계적으로 나타나고 점점 뚜렷해지고 있는 변화의 한 부분입니다. 세계는 세분화 되어가고 있습니다.
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.דיפלומטיה עצמאית היא חלק ממגמה אשר מתפתחת וברורה מסביב העולם, מגמה שמראה כי העולם מתפצל.
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.ان الدبلوماسية المستقلة هي جزء من المنحى والذي ينمو ويكبر عبر العالم ان العالم اليوم يتفتت ..
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.新たな動向の一部だといえます 世界はますます分裂が進み 国家はかつてほど重要性を持たなくなりました
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Aici trebuie să mă credeți, așa este. Putem să mergem aici și să începem să îl decriptăm.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Bạn phải tin tôi. Thật đấy, thật đấy. Và chúng ta có thế đi ra đây và thật sự bắt đầu giải mã nó.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Credetemi e basta, è così. E possiamo andare qui e cominciare a decriptarlo.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Csak higgyék el nekem, hogy így van! És most már elmehetünk ide, és valóban megfejtjük a programot.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Dat zul je me op mijn woord moeten geloven, het is echt zo. Dan kunnen we hierheen gaan en hem ontcijferen.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.여러분들은 제가 그렇다고 하면 그냥 그런줄 아시면 돼요. 그리곤 이쪽으로 가서
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Musíte mi proste veriť, je to tak, je to tak. Môžme ísť sem a začať ho dešifrovať.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Ni får helt enkelt tro på mig, det är den, det är den. Så vi kan gå hit och faktiskt starta dekrypteringen.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Nyt teidän täytyy vain luottaa minuun. Mutta näin se on. Nyt voimme ryhtyä purkamaan salakirjoitusta.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Percaya aja deh, benar kok. Jadi kita coba pecahkan sandinya.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Prostě mi tohle musíte věřit je to tak. A můžeme se do toho pustit, teď to začíná dešifrovat.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Têm que acreditar em mim, Podemos vir aqui e começar a desencriptá-lo.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Uwierzcie mi, że tak jest. Uwierzcie mi, że tak jest. Możemy pójść tu, i go odszyfrować.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Van a tener que creerme, pues así es. Podemos acceder aquí y comenzar a descifrarlo.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Vous devez me croire, c'est vrai. Et nous pouvons aller ici, et commencer à le décrypter.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Просто поверьте мне, что это так. И мы можем фактически начать расшифровку.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.Просто повірте мені на слово, це правда, правда. І ми можемо приступити до самого розшифрування.
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.פשוט האמינו לי, ככה, ככה. ואנו יכולים ללכת לכאן
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.يجب فقط ان تصدقوني انها كذلك,انها كذلك و يمكننا الذهاب هنا
Bana inanmalısınız, öyle, öyle. ve buraya giderek şifre çözmeyi başlatabiliriz.信じてください ここから 解読していきましょう
Barındırdığı maddeler de spiraller halinde... ...giderek karadeliğe yaklaşıyor.Ez gets bemásolt egymástól, és az ügy kezd spiraling, és és a fekete lyuk.
Barındırdığı maddeler de spiraller halinde... ...giderek karadeliğe yaklaşıyor.Materia z której składała się czarna dziura zaczyna krążyć coraz bliżej czarnej dziury.
Barındırdığı maddeler de spiraller halinde... ...giderek karadeliğe yaklaşıyor.Sa matière tournoie de plus en plus près du trou noir.
Barındırdığı maddeler de spiraller halinde... ...giderek karadeliğe yaklaşıyor.Її речовина починає по спіралі наближатися до чорної діри.
Barındırdığı maddeler de spiraller halinde... ...giderek karadeliğe yaklaşıyor.עניין שלה מתחיל וסובבת קרוב יותר וקרוב יותר אל החור השחור.
Başka bir ülkeye giderek bundan kurtulabilirsiniz, sizin yapmaya çalıştığınız ve yaptığınız bu.Y si pueden escapar de ellas yendo a otro país, es lo que van a intentar hacer.
Başvurunuzu hizmet noktasına giderek de bırakabilirsiniz.Du kan också lämna in en ansökan vid ett serviceställe.