giderek ile cümle

giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
O zamandan beri yeni yerleşim mahallelerinin sayısı giderek artmıştır.Sellest ajast peale on elanike arv jälle märgatavalt kasvanud.
Kızıl Ordu'nun süren baskısıyla kuşatma çemberi giderek daraldı.Nõnda läks Punaarmee tugevdatud rügemendi esimene rünnak tühja.
Nüfuzu giderek arttı.Elanikkond kasvas järjest.
Köyde genç aileler giderek azalmaktadır.Noori perekondi jäi järjest vähemaks.
Giderek milliyetçiliği, yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa dayandı.Ta propageeris tasapisi riiklikku iseseisvust ja rahvuslust.
Ama giderek konuşan sayısı azalmaktadır.Kõnelejate arv väheneb kiiresti.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Õige arusaamine muutub järjest tähtsamaks.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.Järgnevatel aastatel hakkas ta elama spirituaalsemalt ja askeetlikumalt.
Az sonra sesi giderek homurtuya dönüştü."Varsti tuli ta tagasi ääreni täis kannudega."
Daha sonra Paris'e giderek öğrenimini Paris Konservatuvarı'nda sürdürdü.Aasta pärast väitis, et ka Pariisi konservatooriumis pole midagi õppida.
Tarih boyunca yeni biçimler ve giderek karmaşık hâle gelen yeni kombinasyonlar ortaya çıknıştır.Igal tasand pakub uusi võimalusi ja keerukamaid meetodeid.
Substrat inhibisyonunda enzim aktivitesi artan substrat konsantrasyonlarında giderek azalır.Substraadi inhibeerimise puhul esineb kõrgel substraadi kontsentratsiooni juures aktiivsuse langus.
Koltuğunu bıraktığında halâ geriye dönme umudu vardı, ancak bu umudu, itibarı ile birlikte giderek azaldı.Siiski ei lükatud matust edasi ja see toimus nagu ette nähtud, kuigi väliskülalisi saabus oodatust vähem.
Giderek Valentin'in güvenini ve sempatisini kazanır.Tema usaldus ning sõprus Tristani vastu puruneb.
Böylece geri kalmış ülkelerde ihracat ve ithalat ürünleri arasındaki oransal fark giderek açılacaktır.Eksportivate või importivate riikide vahel ei tohi teha vahet.
Günübirlik konaklama giderek yaygınlaşmaktadır.Moraalijutt tekib levinud veast.
Sonra Amerika’ya giderek, başkan Franklin D. Roosevelt’le görüştü.Samal päeval lennati edasi Washingtoni, kus delegatsioon kohtus president Franklin Rooseveltiga.
Sürekli olarak oraya giderek Hitler'in dikkatini çekti.Edaspidi jälgis ta ajakirjanduse vahendusel Hitleri tegevust.
Sekiz yaşındayken ailesiyle birlikte Fransa'ya giderek Paris'e yerleşti.Kui ta oli kaheksa-aastane, kolis ema temaga Prantsusmaale.
1906. Bu adam, John Philip Souza, bu yere, Amerikan kongre binasına, giderek1906년, John Phillip Sousa 라는 한 남자가
1906. Bu adam, John Philip Souza, bu yere, Amerikan kongre binasına, giderekÅr 1906 reste denna man, John Philip Sousa, till -
1906. Bu adam, John Philip Souza, bu yere, Amerikan kongre binasına, giderekIm Jahr 1906 reiste dieser Mann, John Philip Sousa, an diesen Ort
1906. Bu adam, John Philip Souza, bu yere, Amerikan kongre binasına, giderekהשנה 1906. איש זה, ג'ון פיליפ סוזה, נסע לכאן,
1906. Bu adam, John Philip Souza, bu yere, Amerikan kongre binasına, giderekعام 1906 .. فام هذا الرجل " جون فيليب سوسا " بالسفر إلى هذا المكان
1906. Bu adam, John Philip Souza, bu yere, Amerikan kongre binasına, giderekアメリカの国会議事堂を訪れました
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.60시간 동안의 인질극 중 어느 한 시점에 테러리스트들은 숨어있는 사람들을 더 찾아내기 위해서 이 방 저 방으로 찾아다녔습니다.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.A 60 órás ostrom egy pontján a terroristák szobáról szobára jártak, további áldozatok után kutatva.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.Niekedy počas 60-hodinového obliehania teroristi chodili z izby do izby a hľadali ďalšie obete.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.Podczas 60-godzinnego oblężenia, terroryści chodzili po pokojach szukając kolejnych ofiar.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.Tijdens het beleg van 60 uur liepen ze de kamers af om meer slachtoffers te vinden.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.Während der 60-stündigen Belagerung gingen die Terroristen von Raum zu Raum, um zusätzliche Opfer zu finden.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.В певний момент 60-ти годинної облоги, терористи ходили від кімнати до кімнати, у пошуках нових жертв.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.По време на 60 часова блокада, терористите влизаха от стая в стая, като се опитваха да намерят още жертви.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.בשלב מסויים במהלך המצור בן 60 השעות, המחבלים עברו מחדר לחדר (במלון) כדי למצוא קורבנות נוספים.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.في مرحلة ما خلال الحصار الذي استمر 60 ساعة، كان الإرهابيون ينتقلون من غرفة إلى أخرى بحثاً عن ضحايا جدد.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.テロリストたちは 部屋から部屋へとまわって 殺すべき相手を探しました ホテルの最上階の
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.그리고 우리가 땅을 파서 200년에서 400년을 거슬러서 알아낸 것은 이러한 일들이 특별한 일이라는 것입니다.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.400年分を取り出すと こういう現象は きわめて稀だったというこです ほかの大量死滅などなかったのです
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Az elmúlt 2-400 év közötti "időfúrásˮ adatai azt mutatják, hogy ezek egyedi esetek voltak.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Ceea ce am aflat după ce am "forat în timp", în urmă cu 400 de ani a fost că aceste evenimente sunt unice.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Descobrimos, depois de perfurar através do tempo, até 400 anos. que estes foram acontecimentos únicos.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.En we vonden, na 200 tot 400 jaar terug in de tijd te boren, dat dat unieke evenementen waren geweest.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Et nous avons trouvé après un forage d'une période de 2 à 400 ans que ces événements étaient uniques.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.I doszliśmy do tego, cofając się podczas odwiertu 2 do 400 lat wstecz, że były to wyjątkowe zdarzenia.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Und unsere Bohrkerne, die 400 Jahre umfassten zeigten, dass es sich um einzigartige Ereignisse handelte.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Và chúng tôi đã tìm ra sau khi khoan ngược lại khoảng 200-400 năm rằng đây là những sự kiện duy nhất
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Y lo que hallamos después de escarbar en el pasado 400 años fue que estos fueron eventos únicos.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Και αυτό που ανακαλύψαμε σκάβοντας 200 με 400 χρόνια πίσω ήταν ότι αυτά ήταν μοναδικά συμβάντα.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.Изучив образцы кораллов возрастом до 400 лет, мы получили удивительные результаты.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.ולאחר שקדחנו אחורה בזמן בין 200 ל-400 שנה, מה שגילינו היה שהאירועים הללו היו ייחודיים.
800 yıl geriye giderek yaptığımız sondaj çalışmasında tüm bunların eşsiz birer olay olduğunu farkettik.وما وجدناه بعد الحفر مرة أخرى في الوقت الثاني إلى 400 سنة كان ذلك وكانت هذه الأحداث فريدة من نوعها.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.A meta da UE para os biocombustíveis está sujeita a cada vez mais e mais debates.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.Az EU bioüzemanyagokra vonatkozó célkitűzését is egyre szélesebb körben kérdőjelezik meg.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.Ciljna vrednost biogoriv v EU je vse bolj predmet razprav.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.Die EU-Zielvorgaben für den Biokraftstoffanteil geraten immer öfter ins Visier der Kritik.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.Es probable que esta falta se supla en parte con aceite de palma.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.EU:s biobränslemål ifrågasätts i allt högre grad.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.EU's mål for biobrændsel giver anledning til stadig mere debat.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.Keskustelu EU:n biopolttoainetavoitteesta vilkastuu koko ajan.
AB biyoyakıt hedefinin etrafında giderek daha fazla tartışma oluşmaktadır.L’obiettivo dell’UE per i biocarburanti è infatti sempre più oggetto di vivaci discussioni.

İlgili Sayfalar