giderek ile cümle
giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O zamandan beri, şirket giderek büyüdü.Táto spoločnosť sa postupne rozrastala.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.V priebehu rokov sa tieto viac špecifikovali a pribudli ďalšie.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Vašek sa však čoraz viac uzavrel pred svetom.
Tohum ve fidan ticareti de giderek gelişmektedir.Postupne sa rozvíjalo plátenníctvo a obchod s dobytkom.
Bu ilgi yaşamı boyunca giderek arttı.Toto rozpoloženie pretrvalo celý život.
Basın ilan hakkını da kaybeden gazete giderek küçülmüştür.Straty z vydávania Prešpurských novín však stále narastali.
Aynı yıl Moskova'ya giderek Denizcilik Halk Komiserliği'nde çalışmaya başladı.No ešte v tom istom roku vstúpil v Neapole do španielskeko námorníctva.
1970'li yıllardan sonra mahallede sosyal ilişkiler doğal olarak giderek artar.V sedemdesiatych rokoch sa vzťahy medzi súkromným a spoločenským rozmerom komplikujú.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Súčasne sa znova zvýšila nezamestnanosť.
Seyahatine Kutsal Topraklara hacca giderek başladı.Rytieri sa na cestu do Svätej zeme vydali až neskôr.
Yeni evli çift görünüşte balayını geçirmek için trenle Paris'e giderek bir otele yerleşirler.Šťastný pár odchádza na svadobnú cestu do Egypta.
Bu dönemde Almanya ile Polonya arasındaki askerî ve siyasi gerginlik giderek artmaktaydı.Agresívnou politikou územných požiadaviek eskaloval napätie medzi Nemeckom a Poľskom.
Hunor ve Magor onun peşinden giderek Macar yurdunu bulmuşlardır.Bratia Hunor a Magor sa vydali na lov do bažín meotiských.
Sonra karakterin kabuğu giderek soyuldu.Spolu s ňou potom baránka ukradli.
2001 ile 2005 yılları arasında aracın satışları giderek artmıştır.Medzi rokmi 2000 a 2005 počet vyprodukovaných filmov opäť postupne rástol.
ABD'ye giderek bir süre Washington eyaletinde kaldı ve İHA adına haber takibinde bulundu.Všetci sa postupne vysťahovali do USA, kde boli ešte nejakú dobu predmetom záujmu médií.
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.Obe telá neskôr teroristi vyniesli z športovej haly, zostala po nich však krvavá stopa.
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.Na Kitajskem in v Rusiji je po letu 1990 prišlo do povečane ravni med heteroseksualci.
Turizm giderek önem kazanmaktadır.Vedno pomembnejši je turizem.
Giderek daha da dağılır kalbim her yana.In vedno bolj je bila podobna srcu.
Han Hanedanı zamanla giderek Antik Dünya'nın en büyük ekonomisi oldu.Kitajska pod Hani je postopoma postala največje gospodarstvo starodavnega sveta .
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Središče, kjer se je oblikovala zgoščina materiala, je postajalo bolj vroče od okoliškega diska.
O zamandan beri, şirket giderek büyüdü.Od takrat je družba razširila svoje poslanstvo.
Bu sırada Dağlık Karabağ'daki anlaşmazlık giderek artıyordu.Zatem so vzponi na goro postajali vedno bolj pogosti.
Giderek önemli bir konuma sahip olmuş.Zaupal mu je vedno pomembnejše naloge.
Gençler giderek daha modern giyinmektedirler.Dilerji se vedno boljše maskirajo.
Avcılıkla uğraşanlar avın çok olduğu bir bölgeye giderek oraya yerleşmiş.Vanj vstopi gozdar, utrujen od dolgega lova.
Çocuk oyunlarıda giderek kaybolmaktadır.V mladih otrocih pogosto izzveni.
Günümüzde çerçilik giderek azalmaktadır.Danes se antependij vse manj uporablja.
Zor koşullar altında Yahudiler arasında mistizme inananların sayısı da giderek artıyordu.S časom je sem prihajalo vse več Judov.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Vse pomembnejše pa je postajalo letalstvo.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Tam je odkrila svoja pisma njemu v obdobju triindvajsetih let.
Bazı gelişmiş ülkeler, bazı düzenlemelere giderek dış mekanlarındaki hava kalitesini yükseltmiştir.Številne razvite države so s predpisi uspele izboljšati kakovost zraka na prostem.
Hayranların sayısı giderek artıyordu.Število njenih privržencev še vedno narašča.
Tohum ve fidan ticareti de giderek gelişmektedir.Tudi v marketingu je Vine vedno bolj v uporabi.
Konseyin saflarının üzerinden giderek yükselerek 2009 yılında Başkan olarak atandı.S položaja predsednika uprave ga je odnesla afera leta 2009.
Turizm giderek önem kazanmaktadır.Vis didesnę reikšmę įgija turizmas.
Bu nedenle köyde hayvancılığın önemi giderek artmıştır.Einant į šiaurę gyvulininkystės svarba didėja.
County'nin nüfusu giderek büyümeye devam etmektedir.Miesto gyventojų skaičius nuolat auga.
Şartlar giderek ağırlaşıyor.Liga vis sunkėja.
Savunma ve hayatta kalma giderek zorlaştı.Nuo jų apsiginti buvo vis sunkiau.
Daha öteye giderek, ölüleri bile diriltmeye çalışır.Tokiu būdu jie maitina ir mirusiųjų vėles.
Sonuç olarak gelişen ilişkiler giderek himayeye dönüşmüştü.Jų bendravimas palaipsniui perauga į rimtesnius santykius.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Teigiama, per pastaruosius šešis dešimtmečius šią vietą ji aplankė tris kartus.
1911'de İsviçre'nin Cenevre kentine giderek, orada 1 yıl kaldı.1910 m. išvyko mokytis į Vilijampolės ješivą, tačiau po metų vėl grįžo.
Grubun geri kalanı 1970'te Londra'ya giderek CBS Records ile anlaşma imzaladı.1970 m. jis persikėlė į Paryžių, o 1972 metais pasirašė sutartį su įrašų kompanija „CBS Records“.
Ancak İtalya Savaşları, giderek şiddetlenerek devam etti.Todėl valstybės, vykdančios aktyvų grobikišką karą, poreikiai tik augo.
Kızıl Ordu, giderek daha fazla silahla donatılıyordu.Kotiatė neretai būdavo nešiojamasi kartu su ilgesniu ginklu.
Köy nüfusu giderek azalmaktadır.Gyventojų kaime nuolat mažėja.
Doğurganlıktaki düşüşle birlikte yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı giderek artmaktadır.Dėl mažėjančio gimstamumo ir ilgėjančios gyvenimo trukmės ES visuomenė spačiai senėja.
Şehrin nüfusu 68.000 olup bu nüfus giderek azalmaktadır.82 % populiacijos gyvena miestuose ir šis skaičius sparčiai didėja.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Nuo to laiko Impact! pasiekdavo didesnius reitingus.
Nüfuzu giderek arttı.Ir gyventojų ėmė daugėti.
Sokaktaki insanların ilgi odağı olan Bob, giderek daha da meşhur oldu.Mosėdyje kuriamas akmenų parkas kėlė vis didesnį visuomenės susidomėjimą.
19. yüzyılda sürdürülen çalışmalar 1850'den bu yana yıldızın kadrinin giderek azaldığını ortaya çıkarmıştır.Edasised 19. ja 20. sajandi uuringud näitasid, et täht oli alates 1850. aastast tuhmunud.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Hiina pokker muutub maailmas järjest populaarsemaks.
Şartlar giderek ağırlaşıyor.Tasandid lähevad järjest raskemaks.
Magic 2011 itibarıyla 12 milyon oyuncusuyla giderek büyüyen bir oyuncu kapasitesine ulaşmıştır."Magic" on jätkuvalt elujõuline, hinnanguliselt on sellel kaksteist miljonit mängijat 2011. aasta seisuga.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Viimasest kohtumisest Entuga on Kadri enese sõnade kohaselt möödunud kolm aastat.
Daha sonra da fakirlerin evine giderek bu çavdarları onlara vermişler.Mis kivile viidi, võtsid vaesed pärast endale.