giderek ile cümle
giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hunor ve Magor onun peşinden giderek Macar yurdunu bulmuşlardır.天華樹和華迴光是追隨他來學院的同族後輩。
19. yüzyılda sürdürülen çalışmalar 1850'den bu yana yıldızın kadrinin giderek azaldığını ortaya çıkarmıştır.之後在19世紀研究其光度時認為他的星等在1850年開始下降。
Parlamento ile devlet başkanı arasındaki çekişme giderek artar.其詆毀國家元首及政府首長之處更難卒述。
Son yıllarda ise çiftçilik giderek azalmıştır.過去25年,農場的數量已逐漸減少。
Tartışma, giderek atışmaya, sonunda da inatlaşma ve boy ölçüşmeye (лӀышъхьэ зэтэх) varır.當以仁爲首,减絞罪,半加達爲從,啓以事理重論。
Nüfusu her geçen yıl giderek artmaktadır ve 33.000 dolaylarındadır.每年客運人數在近幾年的33萬人前後推移著。
Şartlar giderek ağırlaşıyor.目今渐次沉重。
Giderek ailesinden uzaklaşmaya başlar ve insanlardan soğur.經常只顧工作,而冷落家人。
Tartışmalar giderek sertleşiyordu.爭辯越來越激烈。
Yeşil alanlar giderek azalmaktadır.綠色債券 可持續發展
Çöp arabası, çöplüklere giderek çöpleri boşaltır.壓路機亦用於垃圾掩埋場垃圾的壓實。
Batı Almanya’da İngiliz sözlü müzik giderek daha önemli bir hale geldi.现在该曲的英语版本在德国更流行。
Her şeyini kaybetmiş giderek paranoyak ve saplantılı bir hale gelmiştir.所有理性之下,都存在疯癫和流动。
Daha sonra Şam'a giderek dönemin meşhur alimlerinden dersler aldı.後赛德鲁定传教远出各方,不知所终。
Bu uygulama Orta Çağ'da Avrupa'ya giderek biçim değiştirdi.1千纪的最后时期,欧洲向中世纪中期转变。
Az sonra sesi giderek homurtuya dönüştü."”左右听见了汗都下来了。
Turizm giderek önem kazanmaktadır.旅游业也变得越来越重要。
Çoğu örnekte, kişi geçmişe giderek zaten yaşanmış bir olaydaki görevini yerine getirir.跟現在相反,過去所代表的都是已經發生過的人事物。
Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında kentin nüfusu giderek azalmaya başladı.直到20世紀下半葉這個城市才開始漸漸找回過往的榮光。
Halk, geçimini yakında bulunan kentlere çalışmaya giderek çalışarak temin etmektedir.그리하여 사람들은 도시를 세우던 일을 그만두었다.
Coldplay ve U2 arasındaki karşılaştırmalar giderek yaygınlaştı.콜드플레이와 U2와의 공통점이 더 늘어만 갔다.
Filipinlilerle Amerikalılar arasında zaten dostça olmayan ilişkiler giderek daha da bozuldu.그러나 필리핀과 미국의 관계는 계속 악화되었다.
Kendisini reddedenler ve kendisine kin besleyenler giderek çoğalıyordu.신분과 도리를 중시하는 유생들은 송사련에게 등을 돌리며 심히 비난하였다.
Bu amaçla MÖ 499 kışında Yunanistan'a giderek müttefik bulmaya çalıştı.기원전 499년 겨울, 그는 그리스로 항해를 떠나 동맹군을 얻으려 노력했다.
Sıcaklık giderek düştü ve sonunda 15 Kasım'da zemin dondu, böylece çamur sorunu da ortadan kalkmış oldu.11월 15일까지 땅은 완전히 얼어붙어서 진흙탕 문제는 해결되었다.
Bu gerçekten giderek belirgenleşen deliliğinin bir göstergesidir.하였으니, 이것은 그의 지혜가 미치지 못한 바가 있어서 그러했던 것인가.
Çöp arabası, çöplüklere giderek çöpleri boşaltır.휴지통은 쓰레기를 일시적으로 보관하는 통이다.
Giderek Paris ortamında bir ün kazandı.이듬해 파리에서 열린 세계 선수권에서 동메달을 땄다.
Şabat günü Yahudiler gün boyu dinlenir, Tevrat okur ve sinagog'a (havra) giderek dua ederler.어느날 유표 · 유비(劉備)와 함께 천하의 인물들에 대하여 논하는 자리가 마련되었는데, 그때 허사는 한때 여포의 부하였던 진등(陳登)에 대하여 "횡포한 인간"이라고 비난하였다.
Nüfus ortalama yaşı giderek artmakta genç nüfus azalmaktadır.많은 젊은이들이 주를 떠난 이유로 인구의 평균 나이가 늘어났다.
15 yaşında "Combermere" adlı müzik okuluna giderek iki sınıf arkadaşıyla beraber müzik grubu kurdu.리한나는 15살 Combermere 학교에 다녔고 같은 학년이였던 두명과 뮤지컬 트리오를 결성 한다.
Bunun yerine giderek daha sıkışık bir düzen aldılar.그 이후 점점 더 엄격한 시설을 옮겨다녀야 했다.
Orkestrasyon giderek daha yoğunlaşmaktadır.토속 건축은 점점 장식적인 경향을 띄었다.
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.국가대표팀의 구성은 매년 갱신된다.
Botanik ve zooloji 18 ve 19. yüzyıllarda giderek daha profesyonel bilim dalları hâline gelmiştir.18세기와 19세기에 식물학과 동물학과 같은 생물학은 점점 더 전문적인 과학 분야가 되었다.
Fakat bunun ardından Manna devleti giderek yıkıma uğramaya başlıyor.하지만 이 이후에도 사쓰마의 지배력이 계속 미치게 된다.
Eşinin ölümünden sonra Poe giderek daha da fazla dengesiz hâle geldi.아내가 죽은 뒤 포의 상태는 더욱 불안정해졌다.
O zamandan beri, şirket giderek büyüdü.이후 수십 년간 계속, 회사는 성장을 거듭하였다.
Son zamanlarda nörogelişimsel kuram giderek güçlenmektedir.경포호는 최근 염호로 바뀌고 있다.
1990'dan itibaren BTT çalışmalarında AAT'nin önemi giderek artmıştır.1990년대부터 TVB의 시청률이 높아지면서 ATV의 경영상태의 악화는 심각일로에 다다른다.
Konstantin'in bazı kısa öyküleri basılmıştır ancak, giderek artan bir depresyondadır.קונסטנטין פרסם מספר סיפורים קצרים, אולם דיכאונו הולך ומחמיר.
İç savaştan sonra Kızıl Ordu giderek profesyonellik düzeyi artan bir askerî kurum olmuştur.לאחר סיום מלחמת האזרחים הפך הצבא האדום בהדרגה לצבא מקצועי ומאורגן.
Ancak büyük kentlerde şarap tüketimi giderek artmaktadır.למרות זאת רמת צריכת היינות בארצות הברית נותרת קבועה.
Çin ekonomik olarak geliştikçe nehir yunusları üzerindeki baskı da giderek arttı.יחד עם התפתחותה הכלכלית של סין, הלחץ על דולפין הנהרות הלך וגדל.
1952 yılında, Almanya'ya giderek Berchtesgaden'e taşındı.בשנת 1952 היא עברה לברכטסגאדן שבגרמניה.
1920'lerin sonunda Berlin'e giderek, Alman oyun yazarı Bertolt Brecht ile çalışmaya başladı.בסוף שנות ה-20 עבר לברלין, שם עבד עם המחזאי הנודע ברטולט ברכט.
2001 ile 2005 yılları arasında aracın satışları giderek artmıştır.הרכב נמכר בין השנים 2009-2003.
Daha sonra Paris'e giderek öğrenimini Paris Konservatuvarı'nda sürdürdü.מהר מאוד הוא עבר לפריז שם למד בקונסרבטוריון המקומי.
Dede paradoksu - Zaman yolcusu geçmişe giderek büyükbabasını öldürür.פרדוקס הסבא הוא פרדוקס של מסע בזמן האומר "אתה נוסע לאחור בזמן והורג את סבך לפני שזה פגש את סבתך.
Bağlamcı görüşler felsefede giderek popüler bir hale gelmektedir.נושא ההתמכרות למין הפך לפופולרי בקולנוע.
Vagon yolları giderek daha güneye doğru açıldı ve en sonunda Willamette Valley, Oregon'a ulaştı.מאוחר יותר השביל הפך לעביר בעגלות עד סופו בעמק וילאמט (Willamette Valley) באורגון.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.39 ימי דיונים התקיימו שנפרשו על פני שנתיים.
Bunu takip eden günlerde durumu giderek kötüleşti.במהלך השבוע שלאחר מכן המשיך המצב להדרדר.
Daha sonraki yıllarda alkol bağımlılığı yüzünden sağlıği giderek bozuldu.בשנותיו האחרונות הידרדרה בריאותו עקב אלכוהוליזם.
Köyde hayvancılık giderek azalmıştır.מספר בעלי החיים הגדלים בכפר הוא בירידה.
Rupert Heidelberg'e giderek kardeşi Charles Louis ile görüşür.מארי תרז חזרה לצרפת עם מטרה ברורה אחת, למצוא את אחיה, לואי שארל.
Bu yenilgi Osmanlı'nın Avusturya için giderek bir tehlike olmaktan çıkmaya başlamasına yol açtı.כשהפוטש נכשל הוא מיהר לברוח לאוסטריה.
19. yüzyılda sürdürülen çalışmalar 1850'den bu yana yıldızın kadrinin giderek azaldığını ortaya çıkarmıştır.מחקרים נוספים מהמאה ה-19 שעסקו בבהירותו של הכוכב הראו שהכוכב נעלם עוד לפני 1851.
Çöp arabası, çöplüklere giderek çöpleri boşaltır.ככל הנראה פח האשפה שלו גם עמוס בטונות של אשפה.
1506 yılında Macellan doğu Hindistan'a giderek Baharat Adaları'na keşif gezilerinde bulundu.ב־1506 השתתף במשלחת שהפליגה לאיי הודו המזרחית כדי לחקור את "איי התבלינים" (איי מלוקו שבאינדונזיה של היום).