giderek ile cümle

giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Giderek Paris ortamında bir ün kazandı.Особо отличился при взятии Парижа.
Yine 1980'li yıllardan itibaren hem kentsel hem de kırsal nüfus artış oranları giderek azalmaktadır.С начала 1980-х годов все большее распространение получают массовые праздники села, района, города.
En büyük düşmanları kaos yılanı Apep’in güçleri giderek artıyor.И теперь их наиболее опасный враг — змей хаоса Апоп (Апофис) — возрождается.
Ancak zamanla Leonardo ve Gabriel arasında giderek yakınlaşma başlar ve birbirlerine aşık olurlar.Наконец, окончательно погрузившись в сюжет, Ричард и Габриэлль влюбляются друг в друга.
Anti otomobil eylemcilik giderek artar.Активно модернизируется серия мотоциклов Elefant.
Daha sonra gümüşün ayarı giderek düşürüldü.Качество серебряных монет все более ухудшалось.
Bu ikilik başkentte giderek artan bir karışıklığa yol açmıştır.Эти слова вызвали в Гааге новую растерянность.
Sonraki on yıl içinde Taynoların yaşam koşulları giderek azalmıştır.За десятилетия порядки тюрьмы стали ещё мягче.
Güney Kore'de giderek daha popüler bir hale gelmiştir.С тех пор она популярна в Южной Корее.
Ayrıca kontrol de giderek zorlaşmıştır.Поведение становится крайне трудно контролировать.
Kızıl Ordu giderek arazi kazandı.Красная Армия, народы победят...
Yani bir nevi zaman içinde geri giderek yanlış ayarları düzeltebilmeye imkân tanıması.Ведь он сводится, по сути, к исправлению того, что еще можно исправить.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.Количество зла на земле постепенно уменьшается.
Günümüz modern orkestra eserlerinde üst sınır giderek genişlemektedir.В новейшее время формат грамот везде становится проще.
Attika tarımı, giderek esas olarak buğday olmak üzere gıda maddesi üretiminden bu ürünlere yönelmiştir.Вместо ратной службы главным занятием его жителей постепенно становится хлеборобство.
Flack, giderek, Yeni Gerçekçi oldu ve 1960'lı yıllarda fotogerçekçiliğe dönüştü.Однако в 1960-х Флэк постепенно пришла к новому реализму, а затем к фотореализму.
Hepimiz olanlardan mutluyduk, özellikle Metallica'nın giderek daha da popüler olmasından dolayı.Это стало для фанатов «Лидса» настоящим ударом, особенно учитывая большую популярность Маккуина.
Bu sırada Afrika'da kuraklık giderek kötüleşmişti.Тем временем, в настоящем Холмсу постепенно становится хуже.
1926 yılında İtalya’ya giderek ciğerlerindeki kistleri aldırdı.В 1911 году они вместе уехали в Италию, потому что здоровье поэта ухудшилось.
Bir araba tamircisine giderek arabayı başka renge boyattılar ve plakasını değiştirdiler.Позже они маскирут такси под обычную машину и меняют номера.
Her şeye rağmen Johnny'e giderek yardım ister.В последний момент ему на помощь прилетает Джонс.
Bu sıralarda Emevî hanedanına karşı siyasî faaliyetler giderek hız kazanmaktaydı.В это время резко возросло его политическое влияние.
Tarih boyunca yeni biçimler ve giderek karmaşık hâle gelen yeni kombinasyonlar ortaya çıknıştır.Как отмечалось в докладе, на ситуацию повлияли долговременные и современные факторы.
1970'li yıllardan sonra mahallede sosyal ilişkiler doğal olarak giderek artar.В течение 1970-х годов социально-экономическое положение в стране постоянно осложнялось.
Bazı kişilerde hayal kırıklığı daha kötüye giderek depresyona dönüşebilir.Затягивающееся плохое настроение может привести к депрессии.
Mandacılık, eski önemini kaybetmektedir ve hayvan sayısı giderek azalmaktadır.Команда постепенно теряет вес и показывает худшие результаты.
Türkeli İlçesi'ndeki kentsel-kırsal nüfus artış oranları da giderek azalmaktadır.Связь их с остальными коленами западной Палестины всё более и более ослабевала.
Nüfus yoğunluğu giderek azalmıştır.Размер популяции постоянно сокращается.
Tiberius giderek kendi içine çekildi.Бастинда сама попадает в свою ловушку.
Hindistan ve Japonya uzay araştırma ve faaliyeti için giderek daha çok rekabet yeteneğine sahiptirler.تمتلك الهند واليابان قدرة متزايدة على المنافسة في مجال البحث والنشاط الفضائي.
Yunanlarla temas arttıkça eski Roma tanrıları da giderek Yunan tanrılarıyla ilişkilendirilmeye başlandı.كلما زاد الاتصال مع اليونانيين أصبحت الآلهة الرومانية القديمة مرتبطه على نحو متزايد الآلهة اليونانية.
Güney Kore'de giderek daha popüler bir hale gelmiştir.أصبحت أكثر شيوعا في كوريا الجنوبية.
Arafat'ın babası ile olan ilişkileri giderek kötüleşmiş ve 1952'de babası öldüğünde cenazesine katılmamıştır.كانت علاقته بوالده تزداد سوءًا في كل يوم، حتى أن ياسر عرفات لم يحضر جنازة والده في عام 1952.
Hemen akabinde Mısır'daki Alman elçiliğine giderek Nazi Almanyası'na olan sempatisini dile getirdi.وأعرب على الفور عن تعاطفه مع ألمانيا النازية للسفير الألماني في مصر.
Amerika'da siyahların mücadelesi giderek güçlenmeye başlayınca, 1968 yılının Ağustos ayında Amerika'ya döndü.وبذلك بدأت اكتساب قوتها بالمحاربة من أجل حقوق السود بأمريكا ، وبعدها عادت إلى أمريكا في أغسطس 1968.
Bu karoseri modeli 1930'lardan itibaren giderek birçok otomobil üreticisi tarafından kullanılmaya başlar.واعتباراً من العام 1930 بدأ العديد من منتجي السيارات بإستخدام هذه الهياكل.
Havanın giderek soğumasıyla 15 Kasım'da toprak donmaya başlayınca Alman saldırısı yeniden başladı.مع تصلب الأرض بسبب الطقس البارد استأنف الألمان هجومهم على موسكو في 15 نوفمبر.
Biçim açısından bakıldığında otomobil tasarımı giderek daha yaratıcı olmaya başlar.وبدأ تصميم السيارات يتزايد من حيث الشكل وأصبحت أكثر إبداعاً.
Daha sonra Paris'e giderek, öğrenim yaşamını orada sürdürdü.ثم بعد ذلك ذهب إلى باريس، وواصل هناك حياته العلميه.
Bazı gelişmiş ülkeler, bazı düzenlemelere giderek dış mekanlarındaki hava kalitesini yükseltmiştir.نجحت عدد من الدول المتقدمة في تحسين نوعية الهواء في الأماكن المفتوحة من خلال القوانين التنظيمية.
Çarpışmalar giderek sertleşti.وأصبحت معركتهما أكثر ابهارا.. .
Tarım ve hayvancılığın ağırlığı ise giderek azalmaktadır.أما الثقل الإقتصادي الذي كان يتحقق عن طريق الزراعة وتربية الحيوانات فهو في تناقص مستمر.
Bu tanışma giderek tutku dolu bir birlikteliğe dönüşür.تحول عملية الضرب إلى جمع متكرر.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.حققت هذه الحلقة أعلى نسبة مشاهدة منذ 17 عاما.
Bazı kuşlar batıya doğru giderek Sudan'ın batısına, Çad'a ve Nijerya'ya kadar ulaşabilirler.وبعض منهم يستطيع أن يصل إلى غرب السودان و نيجيريا و تشاد ذاهباً بإتجاه الغرب مباشرةً.
Çiftyıldızların gözlemlenmesi 19. yüzyılda giderek artan bir önem kazanmıştır.ازدادت أهمية رصد النجوم المضاعفة المكتسبة خلال القرن التاسع عشر.
Onun emriyle Tebriz'e ve sonrasında Kazvin'e giderek Bâtınî inancını öğrenerek Kahire'ye dönmüştür.وبأمر منه ذهب إلى تبريز وقزوين وتعلم معتقد الباطنية ثم عاد إلى القاهرة.
Turizm giderek önem kazanmaktadır.كما اكتسبت صناعة السياحة اهتمامًا متزايدًا.
County'nin nüfusu giderek büyümeye devam etmektedir.تعداد سكانها في تزايد مستمر.
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.وقام الأب بالاتصال على الشرطة التي لم تتحصل سوى على بعض بصمات الأرجل والأيدي الدموية في الموقع.
Bunu takip eden günlerde durumu giderek kötüleşti.خلال الأيام القليلة التالية تدهورت حالته.
Millileştirme kararı İran'da giderek derinleşen bir siyasi ve ekonomik bunalıma yol açtı.وهذا أدى إلى أزمة مالية وسياسية ضخمة حيث دخلت أيرلندا مرحلة ركود.
Tarımda kullanılan ilaçların etkisiyle arıcılık giderek azalmaya başlamıştır.بينما تغذى الأجراس المستعملة في الصناعة على توتر مرتفع نسبيا.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.معدل النمو الطبيعي للسكان سلبي أي يتناقص.
1952 yılında, Almanya'ya giderek Berchtesgaden'e taşındı.وفي عام 1924، انتقل إلى فيودوسيا ليعيش قرب البحر.
1926'da kendi olanaklarıyla Avusturya'ya giderek Viyana Devlet Müzik ve Temsil Akademisi'ne yazıldı.وفي عام 1926 كتب في أكاديميه التمثيلوالموسيقى لدوله فيينا ذاهبا إلى النمسا.
Son zamanlarda nörogelişimsel kuram giderek güçlenmektedir.يزداد تصريفه تدريجياً بسبب الروافد التي تنضم إليه.
Gayr-i müslimlerin evlerine giderek, onlara İslâmiyeti anlatırdı.فمضى أصاحبُه في سبيلهم وتركوه وحده، ولم يكن له في نفسه حيلة، فأدركه جنود إسماعيل وأخذوه أسيرا.
Kahire'de kitle gösterileri ve şiddet eylemleri giderek sıklaştı.وفي القاهرة قامت مظاهرات عارمة منددة بوصوله.
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.فيشارك فيها الجمع الغفير كل عام.

İlgili Sayfalar