Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.משוה רגליו כאילות ועל במותי יעמדני׃
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.משוה רגלי כאילות ועל במתי יעמידני׃
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.الذي يجعل رجليّ كالإيل وعلى مرتفعاتي يقيمني.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.الذي يجعل رجلي كالايل وعلى مرتفعاتي يقيمني
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.他 使 我 的 腳 、 快 如 母 鹿 的 蹄 、 又 使 我 在 高 處 安 穩
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.他 使 我 的 腳 快 如 母 鹿 的 蹄 、 又 使 我 在 高 處 安 穩
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.他 使 我的腳 、 快 如 母鹿 的蹄 、 又 使 我 在 高處 安穩
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.他 使 我的腳快 如 母鹿 的蹄 、 又 使 我 在 高處 安穩
- Bana vahşi serbest ve kendisi arasında geyik eti, onun gücü ve Doğa onurunu savunan.야생 무료 - 내 자체 사이의 사슴 고기, 그 활력과 자연의 존엄성을 주장.
- Bana vahşi serbest ve kendisi arasında geyik eti, onun gücü ve Doğa onurunu savunan.Wild, die Durchsetzung seiner Kraft und die Würde der Natur.
- Bana vahşi serbest ve kendisi arasında geyik eti, onun gücü ve Doğa onurunu savunan.Между мной и себя - дикий свободный оленина, утверждая свою силу и достоинство Природы.
- Bana vahşi serbest ve kendisi arasında geyik eti, onun gücü ve Doğa onurunu savunan.Між мною і себе - дикий вільний оленина, стверджуючи свою силу і гідність Природи.
- Bana vahşi serbest ve kendisi arasında geyik eti, onun gücü ve Doğa onurunu savunan.ביני לבין עצמה - בר חופשי צבי, בטענה המרץ שלה ואת כבודם של הטבע.
- Bana vahşi serbest ve kendisi arasında geyik eti, onun gücü ve Doğa onurunu savunan.بيني وبين نفسه -- الحرة البرية لحم الغزال ، مؤكدا حيويته وكرامة الطبيعة.
- Bana vahşi serbest ve kendisi arasında geyik eti, onun gücü ve Doğa onurunu savunan.鹿肉、その活力と自然の尊厳を主張する。 理由もなくその細長されているか。そのような物はその性質だった。
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.A szarvas mozdulatlanná dermed, felkészülve az elfutásra.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Een hert bevriest en houdt zich doodstil, klaar om weg te rennen.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Ein Reh bleibt ganz reglos stehen, bereit, wegzurennen.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.En hjort fryser till och blir väldigt, väldigt stilla, för förstenad för flykt.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.En hjort står helt, helt stille, klar til at løbe væk.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Jeleň ostane stáť bez mrknutia oka, a je pripravený k úteku.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Jeleń zastyga całkowicie, szykując się do ucieczki.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Jelen zůstane stát, úplně nehybný, připravený k útěku.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.이 사슴은 숨을 죽이고 자세를 멈추며, 도망갈 태세를 취합니다.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Một con nai sợ đến đông cứng sẵn sàng bỏ chạy.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.O căprioară încremenește și stă nemișcată în mijlocul autostrăzii.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Pensem num veado. Um veado paralisa totalmente, preparado para fugir.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Seekor rusa akan diam tak bergerak, siap untuk melarikan diri.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Un cervo si blocca, resta completamente immobile, pronto a scappare.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Un ciervo se queda muy, muy quieto, a punto de salir corriendo.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Un daim se fige complètement, prêt à s'enfuir.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Το ελάφι παγώνει, δεν κινείται καθόλου, έτοιμο να τρέξει.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.Еленът застава много тих и без да се движи, готов да избяга.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.צבי קופא מאוד, מאוד דומם, מוכן לברוח.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.فهو يتسمر في ارضه دون حراك متأهباً للفرار
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.じっと動きを止めます 私たちも同じことをしています
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.Aceasta insula nu este mai mare decât un parc cerb.
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.Cette île n'est pas plus grande qu'un parc à cerfs
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.Diese Insel ist nicht größer als ein Wildpark.
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.Dit eiland is niet groter dan een hertenkamp.
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.Ez a sziget nem nagyobb, mint a szarvas park.
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.Ta otok ni večja kot jelen park.
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.Tenhle ostrov není větší než park pro jeleny.
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.Този остров е не по-голям от елен парк.
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?(38:39) "Sinäkö ajat saaliin naarasleijonalle ja tyydytät nuorten leijonain nälän,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?( 39 : 4 ) Ngươi có biết thì nào dê rừng đẻ chăng ? Có xem_xét mùa nào nai cái đẻ chăng ?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?(39:4) Ngươi có biết thì nào dê rừng đẻ chăng? Có xem xét mùa nào nai cái đẻ chăng?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?(39:4) Sais-tu quand les chèvres sauvages font leurs petits? Observes-tu les biches quand elles mettent bas?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Är det du som jagar upp rov åt lejoninnan och stillar de unga lejonens hunger,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Či vieš čas rodenia kamzíkov? Pozoroval si azda svíjať sa jelenice, keď rodia?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?¿Conoces tú el tiempo en que paren las cabras monteses? ¿Has observado el parto de las gacelas
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Izali wiesz czas rodzenia kóz skalnych, a kiedy rodzą łanie, postrzegłżeś?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Jager du rov for løvinnen, og metter du de grådige ungløver,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Jager du Rov til Løvinden, stiller du Ungløvers hunger,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?산 염소가 새끼 치는 때를 네가 아느냐 암사슴의 새끼 낳을 기한을 네가 알 수 있느냐
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Kunt u de prooi verzorgen voor een leeuwin en de honger van haar jongen stillen,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Sabes tu o tempo do parto das cabras montesas, ou podes observar quando é que parem as corças?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Sai tu quando figliano le camozze e assisti al parto delle cerve
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Ştii tu cînd îşi fac caprele sălbatice puii? Vezi tu pe cerboaice cînd fată?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Tahukah engkau kapan kambing gunung dilahirkan induknya? Pernahkah kauamati rusa liar melahirkan anaknya