Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.È quel continuo brusio del cervello che collega me ed il mio mondo interno al mio mondo esterno.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Es esa voz que escuchamos en el cerebro que me conecta a mí y mi mundo interno con mi mundo externo.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Es ist diese kleine Stimme, die mir sagt:
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Este acel taifas neîntrerupt care mă conectează pe mine și lumea mea interioară cu cea exterioară.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Ez a folyamatos agyi beszélgetés köt össze engem és a belső világomat, a külső világommal.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Jedná se o to neustále pokračující žvanění mozku, které propojuje můj vnitřní svět s okolním prostředím.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Je nekonečným vravom, ktorý spája mňa a môj vnútorný svet s vonkajším svetom.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.지속적인 뇌 수다장이입니다. "이봐, 집에 가는 길에 바나나를 픽업하는 거 잊지 마.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Nó là phần não đối thoại liên tục, kết nối tôi và thế giới nội tại với thế giới bên ngoài.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.To je ta neprestani možganski klepet, ki mene in moj notranji svet poveže z zunanjim svetom.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.То е този непрекъснат мозъчен брътвеж, който свързва мен и моят вътрешен свят с външният ми свят.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Це той безупинний внутрішній монолог, який з'єднує мене та мій внутрішній світ із зовнішнім світом.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Это тот непрекращающийся внутренний диалог, который связывает меня и мой внутренний мир с внешним миром.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.זהו אותו פטפוט תמידי במוח המקשר אותי ואת עולמי הפנימי אל עולמי החיצוני.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.إنها تلك الثرثرة المخية المستمرة التي تربطني وتربط عالمي الداخلي بعالمي الخارجي
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.内面の世界と外の世界とを つないでいます その小さな声が 私に囁きます"帰る途中で-"
Bir gece Oxford'tayken haberleri izliyordum Ve izlediğim kanaldaki gevezelere baktım.Jeden večer som pozeral správy v Oxforde a pozrel som sa pod tie rozprávajúce hlavy.
Bu kadar gevezelik yeter.Basta de circunloquios.
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!¡Basta de cháchara, Srta. Lust!
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Basta de conversa fiada, Miss Lust!
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Dość tych bredni, panno Lust.
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Ikke mere sludder, frøken Lust!
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Nog med dynga, miss Lust!
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Nyt riittää tuo hölynpöly, neiti Lust.
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Αρκετά με τα ακαταλαβίστικα, δις Λαστ!
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Хватит нести тарабарщину, мисс Страсть!
Bu kadar gevezelik yeter.Chega de rodeios.
Bu kadar gevezelik yeter.Dość tej pokrętnej gadaniny.
Bu kadar gevezelik yeter.Kiertely riittää jo.
Bu kadar gevezelik yeter.Nu är det färdigsnackat-
Bu kadar gevezelik yeter.Så lukker vi diskussionsklubben.
Bu kadar gevezelik yeter.Smettiamola di girarci intorno.
Bu kadar gevezelik yeter.Αρκετά με τις φιλοσοφίες.
Bu kadar gevezelik yeter.Хватит ходить вокруг да около.
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Ak aj jeho pery mlčia, prezradia ho končeky prstov."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Als zijn lippen zwijgen, praten zijn vingertoppen."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Dacă buzele tac, vorbeşte cu degetele."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Ha a szája néma, az ujjai fecsegnek."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Hvis hans læber er tavse, taler han med fingerspidserne."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."I když mlčí, prozradí ho tělo."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Jeśli jego usta milczą, gada palcami"
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Jika bibirnya diam, ujung jarinya berbicara."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."그의 입술이 움직이지 않는다면, 그는 손끝으로 말하고 있는 것이다"라고 했습니다
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Nếu miệng của anh ta đóng, anh ta đang trò chuyện bằng các ngón tay."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Om hans läppar är tysta, pladdrar han med sina fingertoppar."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Se le labbra sono chiuse, parlerà con le dita".
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Se os seus lábios estão silenciosos, ele palra com as pontas dos dedos."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Sind seine Lippen still, spricht er mit den Fingerspitzen.
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Si ses lèvres se taisent, il bavarde avec le bout de ses doigts."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Si sus labios no hablan, hablan las yemas de los dedos."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Αν τα χείλη του είναι βουβά, μιλάει με τα ακροδάχτυλα του".
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Ако си държи езика зад зъбите, говори с пръстите си."
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."И даже если его губы молчат, разговаривают кончики его пальцев".
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."Якщо мовчать його губи, говорять кінчики пальців".
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."אם השפתיים שלו שותקות, הוא מפטפט בקצות האצבעות שלו".
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."اذا صمتت الشفاه، سيثرثر بأصابع يديه".
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."あなたがどれほど口が固くても
Ekibinizde o kadar geveze biri olması iyi değil, ekselans.At have en, der taler så meget, - - er ikke godt for dig.
Ekibinizde o kadar geveze biri olması iyi değil, ekselans.Att ha nån som pratar så mycket- -är inte bra för dig.
Ekibinizde o kadar geveze biri olması iyi değil, ekselans.Ei ole hyvä, että esikunnassa on niin puhelias mies.