2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030년? 2030년이면 로봇들은 단순히 기네스(흑맥주)를 서빙 할 뿐 아니라 마시기까지 하겠죠.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? År 2030, Robotar, som inte bara serverar oss Guinness, men dricker den.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? Bis 2030, wenn die Roboter nicht nur uns Bier servieren, sondern es auch trinken.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030 ? D'ici 2030, des robots, qui ne feraient pas que nous servir de la Guinness, mais qui en boiraient.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? Do 2030, roboty nie tylko podające nam Guinnessa, ale pijące go.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? Entro il 2030, i robot, non solo ci serviranno la Guinness, ma se la berranno.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? Pada tahun 2030, robot, tidak hanya memberi kita bir, tapi juga meminumnya.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? Până în 2030 roboții or să și bea Guiness, nu doar să servească.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? Tegen die tijd zijn er robots die niet alleen Guinness serveren, maar het ook drinken.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? V roce 2030 vám roboti nebudou Guinness jen servírovat, budou ho i pít.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? До 2030, роботи, не само сервиращи Гинес, но пиейки го.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? К 2030 году роботы будут не просто приносить нам Guinness, они будут пить его.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030 рік? До 2030-го роботи не лише подаватимуть нам Guinness, а й самі питимуть його.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.2030? עד 2030 - רובוטים, שלא רק יגישו לנו בירה "גינס" אלא גם ישתו אותה.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.Το 2030; Μέχρι το 2030, τα ρομπότ, όχι μόνο θα μας σερβίρουν μπύρα, αλλά θα την πίνουν κιόλας.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.عام ٢٠٣٠؟ في عام ٢٠٣٠ لن تقدم الروبوتات غينيس (بيرة) لنا بل ستشربها أيضا.
2030'a kadar robotlar bize bira getirmekle kalmayıp bir de içecekler.配膳するだけでなく 飲むようになっているだろう その時までには
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.4 năm trước, 23 quốc gia Châu Phi cùng nhau tạo ra Great Green Wall Sahara.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Cu patru ani în urmă, 23 de ţări africane s-au întrunit pentru a crea Marele Zid Verde Sahara.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Cztery lata temu, 23 afrykańskie państwa zebrały się by stworzyć Wielki Zielony Mur Saharyjski.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Empat tahun lalu, 23 negara Afrika bergabung bersama untuk membuat "Tembok Hijau Besar Sahara."
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Hace cuatro años, veintitrés paises africanos acordaron crear el Gran Muro Verde del Sahara.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Há quatro anos, juntaram-se 23 países africanos para criar a Grande Muralha Verde do Saara.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Il y a quatre ans, 23 pays africains se sont réunis pour créer la grande muraille verte du Sahara.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Quattro anni fa, 23 nazioni Africane si sono unite per creare il Great Green Wall Sahara.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Vier jaar geleden kwamen 23 Afrikaanse landen samen om de Great Green Wall Sahara te creëren.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Vor vier Jahren kamen 23 afrikanische Länder zusammen, um die Große Grüne Mauer in der Sahara zu schaffen.
4 yıl önce, 23 Afrika ülkesi Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.Преди четири години 23 американски страни са се събрали, за да създадат Великата зелена сахарска стена.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Aaron se velice zajímal o zavedení veřejného přístupu na veřejnou doménu.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Aaron souhaitait tout particulièrement ouvrir l'accès public au domaine public.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.En af de ting Aaron var specielt interesseret i var at sikre offentlig adgang til offentlig ejendom.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Una de las cosas en las que Aaron estaba interesado era llevar el acceso público al dominio público.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Una delle cose che interessavano particolarmente Aaron era quello di garantire l'accesso al pubblico dominio.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Одна из вещей, Аарон был особенно заинтересован в приносил доступ общественности к общественному достоянию.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.От нещата, от които Арън наистина се интересуваше беше да се осигури обществен достъп до публичния домейн.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.واحدة من الأشياء التي كان آرون مهتماً بها اهتماماً خاصاً، كانت توفير الوصول الجماهيري إلى الملكية العامة
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.これが彼を多くのトラブルに巻き込んだ原因のひとつでした。
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.미국은 디지털 유방조영 장비로 전환하는데 40억 달러를 쏟아 부었습니다.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.Amerika telah menanamkan empat miliar dolar untuk beralih pada peralatan mamografi digital.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.Az USA belefektetett 4 milliárd dollárt a digitális mammográfiára való átállásba.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.EE.UU. ha invertido 4 mil millones de dólares en equipos de mamografía digital.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.Nước Mỹ đã đầu tư 4 tỉ đô-la chuyển đổi qua các thiết bị chụp tuyến vú kỹ thuật số.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.Spojené štáty investovali 4 miliardy dolárov na prechod k digitálnym mamografickým prístrojom.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.Stany Zjednoczone wyłożyły 4 miliardy dolarów, na wdrożenie sprzętu do mammografii cyfrowej.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.The VS heeft vier miljard geïnvesteerd in de aanschaf van materiaal voor digitale mammografie.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.Οι ΗΠΑ έχουν επενδύσει 4 δισεκατομμύρια δολλάρια για τη μεταπήδηση σε εξοπλισμό ψηφιακής μαστογραφίας.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.В САЩ са инвестирани четири милиарда долара, за прехвърляне към оборудване за дигиталната мамография.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.Соединенные Штаты инвестировали четыре миллиарда долларов в оборудование для цифровой маммографии.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.ארה"ב השקיעה ארבעה מיליארד דולר בהחלפת המיכשור לממוגרפיה דיגיטלית.
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.وقد استثمرت الولايات المتحدة الامريكية 4 مليار دولار لكي تتحول الى اجهزة الماموغراف الرقمية
ABD'de mammogramı dijital hale getirmek için 4 milyar dolar yatırım yapılarak donanım geliştirildi.マンモグラフィーの装置を デジタルに変えました この投資が何をもたらしたでしょう?
Adlandırılabilir şeyleri adlandırılamaz hale getirmektir.Es casi como deshacer las cosas nombrables en la vida.
Adlandırılabilir şeyleri adlandırılamaz hale getirmektir.אני אוהבת להסתכל על ברנרד, אלברט אלן, בדיוק מצאתי את הצהובים האלה של אלברט
Ağabeyim ruhumu geri getirmek için sağ kolunu feda etti.Brat poświęcił prawą rękę, żeby wyrwać moją duszę.
Ağabeyim ruhumu geri getirmek için sağ kolunu feda etti.Brormand ofrede sin højre arm for at hente min sjæl tilbage.
Ağabeyim ruhumu geri getirmek için sağ kolunu feda etti.Brorsan offrade sin högra arm för att hämta tillbaka min själ.
Ağabeyim ruhumu geri getirmek için sağ kolunu feda etti.Fratellone ha sacrificato il suo braccio per riprendere la mia anima.
Ağabeyim ruhumu geri getirmek için sağ kolunu feda etti.Mi hermano sacrificó su brazo derecho para recuperar mi alma.
Ağabeyim ruhumu geri getirmek için sağ kolunu feda etti.O meu irmão sacrificou o braço direito para recuperar a minha alma.
Ağabeyim ruhumu geri getirmek için sağ kolunu feda etti.Veljeni uhrasi oikean kätensä saadakseen sieluni takaisin.