Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmek ile cümle

getirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gerilmeye hazır hale getirmek için bu sefer boylamasına kesilir.今回はサビで裏声になるようキーの設定をしている。
1533'te Kral François, Paris'i, Avrupa'nın en büyük şehri haline getirmek için harekete geçti.1533年、王のフランソワ1世は、ヨーロッパでもキリスト教世界でも最も大きい都市パリにふさわしい市庁舎を設置すると決めた。
Herkül'ün 12 görevinden biri de Hesperidlerin altın elmalarını getirmektir.ヘーラクレースの第11番目の課題は、ヘスペリデースの黄金の林檎を獲得することであった。
Çok işlemcili sistemler bu sorunu daha da beter hale getirmektedir.4つのプロセッサを追加することはこの問題をさらに悪化させた。
Bu sırada Varbel de gelir ve gayet kötü bir haber getirmektedir.勇次が登場して障子予告を出す。
Bu bileşik canlı organizma üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir.摂取したものによっては生物にとって悪影響を及ぼすことがある。
Gelirleri olabildiğince eşit hale getirmek için çabalamalıyız.出来るだけインを攻めるのがコツ。
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.酒屋を改装してコンビニにした。
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.巡逻警车是各国巡警执行巡逻任务所使用的车辆。
55 kurtuluş beyyinesi getirmektedir.收于《大正藏》第五十五册。
Var olan (hemen hemen) her sesi bir harfe karşılık getirmek yoluyla hazırlanmıştır.帝出御文華殿聽之,每一人行杖畢,輒以數報。
Bitkiler rizom meydana getirmektedir.郊区种植水稻。
Amaç Rumen toplumunu "çok yönlü gelişmiş bir sosyalist toplum" haline getirmekti.在此期間,羅馬尼亞經歷了快速的工業化,企圖創造一個“多邊發展的社會主義社會”。
Herkül'ün 12 görevinden biri de Hesperidlerin altın elmalarını getirmektir.在大英雄赫剌克勒斯的十二项任务中,其中有一项就是摘取赫斯珀里得斯果园里的金苹果。
Trüfün tadını daha baskın hâle getirmek isteyenler, trüf yağı da kullanabilirler.而欲得苦滅道跡聖諦無間等者。
O halde, konuşmak meydana getirmektir.今欲顯之故作斯論。
Fakat bunun getirisi olmayıp sadece oyuna heyecan getirmek için yapılmış bir görüntüdür.本作沒有出現,只在遊戲中登場。
Görevini yerine getirmek amacıyla Amerika’ya gelir.為執行任務而來到地球。
1739 yılında matematik ve müziği bir araya getirmek için “Tentamen novae theoriae musicae” yazdı.在1739年,欧拉写下了《音乐新理论的尝试(Tentamen novae theoriae musicae)》,书中试图把数学和音乐结合起来。
Tümleme, bir şeyin eksiğini tamamlayarak onu bir bütün haline getirmek için kullanılır.为消除误会, 她每样事都抢着做。
İlk amacımız restoranımızın gereksinimlerini yerine getirmektir.多数公司首先的目标是着重于满足国内市场的需要。
Toplam kalite yönetimi bir sorumluluk anlayışını da beraberinde getirmektedir.執行功能簡單來說就是一整群包含認知處理過程的集合。
Gürültüyü kontrol etmenin bir yolu, gürültü kaynağını daha sessiz hale getirmektir.預防耳鳴的方法為避免置身噪音環境。
Avrupa masallarındaki “Parmak Çocuk” motifini akla getirmektedir.首作品「天子傳奇」甚具聲勢。
Taşınan kum ve verimsiz toprak, üretken tarım topraklarını kaplayarak, tarım yapılamaz hale getirmektedir.透過溫室裏光和溫度的控制可使一些非耕土地變成可耕土地。
Yeryüzündeki doğal karbonun yaklaşık 1.1%'ini meydana getirmektedir.지구에서는 전체 탄소의 약 1.1%를 차지한다.
Belirli bir ortamda (örneğin ofis) insanları bir araya getirmek ve bağlamak için eşanlamlıdır.상관면은 상관면(上關面)과 부남면(府南面)의 합면이다.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.경찰차(警察車)는 경찰에서 업무하는 데 사용하는 자동차이다.
Ama gerisini getirmekte zorlandı.그래서 그는 다른 사람을 끌어들이기로 했다.
Bunu ilahe Ayıhıt insanlara getirmektedir (ulaştırmaktadır).인세 : 사람을 과세의 대상으로 하여 징세되는 조세.
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.이듬해 주는 다른 알콜 음료들을 판매하는 국유 상점들의 시스템을 세웠다.
Teşhis yöntemlerini gerektiği kadar standart hale getirmek.설문지는 가능한 표준화 되도록 작성해야한다.
Toplam kalite yönetimi bir sorumluluk anlayışını da beraberinde getirmektedir.주교면(舟橋面)은 대한민국 충청남도 보령시에 속한 면이다.
Kendisini doğru yola getirmek isteyen Ebülfazl'ı öldürttü.그는 자신을 예정된 인종의 지도자로서 계획하였다.
H.P. Lovecraft'tan çok etkilendiğini kendisi de dile getirmektedir.그의 초기작들은 H. P. 러브크래프트의 작품들로부터 강한 영향을 받았다.
Amacı yepyeni bir canlı meydana getirmektir.그리고 이는 새롭게 유향하는 문화를 만들었다.
Bu ikilem, zaman zaman tartışmaları beraberinde getirmektedir.이러한 분류는 때로 논란을 불러일으킨다.
Çünkü Alman halkı, II. Wilhelm’in barışı getirmekte başarısız olduğuna inanıyordu.옳든 그르든 독일 국민은 황제 빌헬름 2세가 독일의 평화를 보장할 수 없을 것이라고 생각했다.
Tabanıyassı Mehmet Paşa şehirde asayişi geri getirmek için tedbirler almaya başladı.파르페 중위는 돌아와서 주변 마을에 대한 보복을 시도했다.
AİHM, Türk hükümetine 2011 yılı sonuna kadar vicdani reddi yasal hale getirmek için son tarih vermişti.2011년까지 정책을 실현한 뒤 해산하는 시한 정당을 표방했다.
Bordo, ‘teoriyi daha gerçekçi’ hale getirmek istemektedir.בורדו רוצה "להביא את התאוריה חזרה לקרקע".
Bu da, müttefiklerin menfaatlerini karşı karşıya getirmekteydi.בסופו של דבר, היה מדובר בפתרון גרוע לבעיות של בעלות הברית.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.דבר מוביל לדבר.
1739 yılında matematik ve müziği bir araya getirmek için “Tentamen novae theoriae musicae” yazdı.ב-1739 הוא פרסם את "Tentamen novae theoriae musicae", וקיווה להפוך את המוזיקה לחלק מן המתמטיקה.
Ama gerisini getirmekte zorlandı.מי שמוטלת עליו חובה להשיג היתר.
Sonuç olarak diğerkâmlık, toplu yaşamanın gereklerini yerine getirmek olarak da açıklanabilir.שאלה נוספת היא האם הם עשויים לאפשר קיום חיים.
Ayrıca herkese sevgi, sevinç ve cesaret getirmek istiyorum; kendin ol ve başkalarına ilham ver!כולן, ביחד ולחוד, מצהירות ומאשרות את מחויבותן להגשמת רצונן; ולהבטחת חייהן, נכסיהן ותהילתן.
İran şahı İran’ı kendisine bağlı modern bir ülke haline getirmek için çabalıyordu.השאח רצה להפוך את איראן למדינה מתקדמת כדוגמת טורקיה.
Swan'ın rolü Savaşçıları Coney Adası'na geri getirmektir.ראשי המסיתים מקרב הפרוטסטנטים הזהירו שזיגמונט שאף להחזיר את שוודיה לחיק הקתוליות.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.הוא תיאר את עמדותיו הפוליטיות כשמרן מבחינה כלכלית וליברלי מבחינה חברתית.
Karşımıza kim çıkarsa çıksın tesirsiz hale getirmek şarttır.כל מי שבא אלינו עם נשק, מוטב שיסתלק.
Toronto’daki sözleşmeleri yerine getirmek için geri dönmüştür, bu yaklaşık 18 ay sürmüştür.הם המשיכו לשוחח עוד רבות בנושא בטיסתם חזרה לוושינגטון שארכה כ-18 שעות.
Dört meleğin her biri belli bir görevi yerine getirmektedir.Всеки ангел изпълнява отредените му задължения.
Gürültüyü kontrol etmenin bir yolu, gürültü kaynağını daha sessiz hale getirmektir.Много хора бъркат източника на звука с начина на контролирането му.
Eğitimin amacının çocuğun kendi kabiliyetlerini anlayacak duruma getirmektir.Това означава, че децата имат способността да разпознават собствения си образ.
Romen devrimci görevleri yerine getirmek üzere birkaç kez Tuna Vilayeti'ne geldi.Няколко пъти преминава Дунава с революционни задачи.
Ostalji, Almanca'da Doğu Almanya'daki hayata duyulan özlemi dile getirmek için kullanılan bir terim.Осталгия (на немски: Ostalgie) е немско название за носталгията по живота в Източна Германия.
Cicero'nun Sezar'ın kayınpederini mahkemeye getirmekten korkmuş olması muhtemeldir.Те се страхуват, че враговете на Цезар могат да го убият като роднина на Цезар.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.С тях изграждаме думата.
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.В Беласишката битка българската армия наброява около 20,000 войници.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
getirmek ile cümle - Sayfa 14 - getirmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App