Ana içeriğe geç
Sözlük

geriye ile cümle

geriye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ale keď som sa na to opäť pozrela, cítila som sa ako v mrazivom strede dokonalej búrky.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ám amikor hátrébb léptem, egy igazi vihar kellős közepén találtam magam.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Dar când am făcut un pas înapoi m-am simţit în mijlocul înghețat al unei furtuni perfecte.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Entonces al dar un paso atrás, me sentí en el centro duro y frío de una verdadera tormenta.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.제가 그만둘때 쯤, 저는 제 자신이 아주 춥고, 고난스러운
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ma facendo un passo indietro, mi sono sentita nel cuore di una tempesta perfetta.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mais quand j'ai pris du recul, Je me suis sentie au centre froid, et dur d'une tempête parfaite.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mas quando dei um passo atrás, senti-me no centro frio e duro de uma tempestade perfeita.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Men när jag tog ett steg tillbaka, upplevde jag mig vara i stormens öga i en perfekt storm.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mutta ottaessani etäisyyttä tunsin olevani kylmässä, kovassa pyörremyrskyn ytimessä.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Nhưng khi tôi lùi bước tôi thấy mình ở trung tâm lạnh lẽo và khắc nghiệt của một cơn bão lớn.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Toen ik een stap terugzette, voelde het alsof ik in het koude, harde centrum zat van een perfecte storm.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Αλλά όταν έκανα ένα βήμα πίσω, Βρήκα τον εαυτό μου στο κρύο, σκληρό μάτι του κυκλώνα.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Когда я отошла в сторону, я почувствовала себя в центре идеального шторма, холодного и жестокого.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Коли я ступила крок назад, я відчула, що перебуваю у холодному, гнітючому епіцентрі "ідеального шторму".
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Но когато отстъпих назад, се почувствах в студения, жесток център на една перфектна буря.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.אך כשצעדתי צעד לאחור, הרגשתי את עצמי בקור העז
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.و لكن عندما عدت للوراء، أحسست بنفسي في المركز البارد والقاسي
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.自分自身が 急激な変化の まっただ中にいると 感じたのです
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Aber wenn man zurückblickt, war das schon alles abzusehen.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Ale když se ohlédneme a podíváme se na to od začátku, všechno k tomu vedlo.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Cofnijmy się dalej w przeszłość.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Dar dacă te întorci și mai mult în timp, dacă îl cauți, e acolo.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.시간을 더 거슬러 가보면 모든 것은 그곳에서 출발했어요.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Maar het zat er al vroeg in.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Mais en y regardant de plus près, c'était déjà là avant.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Ma se andiamo indietro nel tempo, se date un'occhiata, è tutto lì.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Mas se olharem para trás, está lá tudo.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Men hvis man går længere tilbage, hvis man kigger på det, er det hele der.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Nhưng khi nhìn lại, bạn sẽ thấy tất cả vẫn còn đó.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Pero si vemos más atrás, todo está ahí.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Όμως αν κοιτάξει κανείς πιο πίσω, όλα είναι εκεί.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Но ако се върнете назад, ако го разгледате, то съществува.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Но если посмотреть внимательнее, там всё это было.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.אבל אם חוזרים עוד אחורה, אם מחפשים, הכל שם.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.ولكن إذا رجعت إلى بعيدا إلى الوراء، إذا نظرت إليه، كلها هناك.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.両親を困らせる子供でした
Ama geriye önemli bir soru kalıyor:Doch eine große Frage bleibt:
Ama geriye önemli bir soru kalıyor:하지만 한 가지 큰 의문점이 남아 있습니다.
Ama geriye önemli bir soru kalıyor:Ostáva už len zodpovedať jednu podstatnú otázku:
Ama geriye önemli bir soru kalıyor:Tuy nhiên vẫn còn một câu hỏi lớn nữa:
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Ale zůstává jedna velká otázka: mají svůj jazyk, a pokud ano, o čem si povídají?
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Mais il reste une question majeure: ont-ils un langage, et si oui, que se racontent-ils?
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Mas há uma grande questão que permanece: será que têm uma linguagem própria e, se sim, de que falam eles?
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Men der er et stort spørgsmål tilbage: har de sprog, og hvis de har, hvad taler de så om?
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Pozostaje jednak jedno istotne pytanie: czy posiadają własny język, a jeśli tak, to o czym rozmawiają?
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Але залишається одне велике запитання: чи мають дельфіни якусь мову, і якщо так, про що вони розмовляють?
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı?Pero queda una gran pregunta:
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı?Rămâne, însă, marea întrebare: există o limbă a delfinilor?
Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı?Rimane tuttavia un grande dubbio: possiedono un linguaggio?
Ama geriye önemli bir soru kalıyor:Παραμένει όμως ένα μεγάλο ερώτημα:
Ama geriye önemli bir soru kalıyor:אבל שאלה אחת נותרה פתוחה:
Ama geriye önemli bir soru kalıyor:ولكن يبقى لدينا سؤال واحد:
Ama geriye önemli bir soru kalıyor:イルカに言葉があるのか もしあるとすれば
Ama kısaca geriye kalanlar her zaman sahip olduğumuzdan borcumuz olanı çıkarttığımızda kalana eşittir. -Aber das was wir immer übrig haben, ist das was uns auch wirklich gehört minus dem, was wir schulden.
Ama kısaca geriye kalanlar her zaman sahip olduğumuzdan borcumuz olanı çıkarttığımızda kalana eşittir. -Co nám zbyde, je vždy, co vlastníme mínus to, co dlužíme.
Ama kısaca geriye kalanlar her zaman sahip olduğumuzdan borcumuz olanı çıkarttığımızda kalana eşittir. -Lo que nos queda es siempre lo que tenemos menos lo que debemos.
Ama kısaca geriye kalanlar her zaman sahip olduğumuzdan borcumuz olanı çıkarttığımızda kalana eşittir. -Quello che rimane è sempre quello che possediamo meno quello che dobbiamo.
Ama kısaca geriye kalanlar her zaman sahip olduğumuzdan borcumuz olanı çıkarttığımızda kalana eşittir. -Tämä on mitä omistajilla on.
Ama kısaca geriye kalanlar her zaman sahip olduğumuzdan borcumuz olanı çıkarttığımızda kalana eşittir. -Zawsze to co nam pozostaje to, to co posiadamy odjąć nasz dług.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod