Geriye tek Charlie kalmıştır.Tinggallah Ben yang tersisa.
Franklin'in gruptan gönderilmesiyle geriye Beyoncé, Rowland ve Williams kaldı.Franklin dipecat, meninggalkan Beyoncé, Rowland, dan Williams saja.
Bugün geriye kalan parçaları Paris Bibliothèque Nationale'de bulunmaktadır.Kini buku tersebut masih tersimpan di Bibliotheque Nationale di Paris.
Geriye kalan sekiz planör sorunsuz iniş yaptı.Delapan awak kapal lainnya meninggal begitu mendarat.
Kayan kısımlardan her biri, geriye doğru çarpılır.Sehingga masing-masing dari mereka mengira telah diserang dari belakang.
Bunun sonucu olarak ise, Ash'in geriye yalnızca bir Pokémon'u kalmıştır; Pikachu.Setelah itu, Bulbasaur menjadi salah satu Pokémon milik Ash yang paling kuat selain Pikachu.
Güney Vietnam hükümetinden geriye kalanlar kayıtsız şartsız teslim oldular.Sisa-sisa kantung Belanda di India Selatan dengan cepat menyerah.
Teşuva geriye dönme anlamına gelmektedir.Ulihan artinya pulang/kembali.
Ömrünün geriye kalan 11 senesini Yorkshire'da emekli olarak geçirmiştir.Ia memerintah 11 tahun lamanya di Yerusalem.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Suami istri itu akhirnya menyerahkan diri ke polisi.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Jika engkau hendak mengambilnya, ambillah; yang lain tidak ada, hanya ini."
Bence geriye çağının ötesinde bir şeyler bıraktı.Ini melebihi masalah pada masa lampau.
Geriye kalan %8.1'lik pay diğer ortaklara aittir.Di luar itu ada juga 8,1% penduduk dengan agama-agama lainnya.
Geriye bir Mj.Selanjutnya Mc.
Geriye hatıra olarak Campertown fabrikasını bacası kalmıştır.Pabrik karcis edmonson kini tinggal kenangan.
Bununla birlikte 20 bin çıkıştan sonra, Luftwaffe'nin 1.600 uçağından geriye 950 uçak kalmıştır.Setelah 24 jam, hanya 2.500 dari 6.000 anggota Divisi Lintas Udara 101 yang telah bergabung kembali.
Geriye hayatta sadece dayısı Morfin Gaunt kalmıştır.Akhirnya, hanya Goll mac Morna tetap bebas.
Başka bir geriye dönüş ise evliliğiyle ilgilidir.Langkah tegasnya adalah kembali ke pesantren.
Böyle bir dilin oluşabilmesi için en az 3000 yıl geriye gidilmesi gerekir.Bahasa ini telah bertahan selama lebih dari ribuan tahun dan telah dituliskan selama kurang lebih 3500 tahun.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Maka dari itu, dibangunlah jembatan ketiga yang masih berdiri hingga saat ini.
Gemi Portekiz’e ulaştığında geriye kalan mürettebat ağır hastadır.Dalam perjalanan kembali ke Portugal, kapal - kapal tersebut menghadapi angin kencang.
Geriye kalan azot ise başaklanmadan önce verilmelidir.Cairan pembersih tersebut harus diencerkan terlebih dahulu sebelum digunakan.
Kurtuluş ya da özgürlük hali kalıcıdır ve bundan geriye dönüş yoktur.Dengan demikian, format yang dipakai selalu (x,y) dan urutannya tidak dibalik-balik.
Bunu kimse geriye çeviremez.Tidak ada manusia yang bisa mengubah hal ini.
Geriye dönen s değeri 24 bit değer olmalıdır.Bilangan bulat yang memiliki n bit dapat mengodekan 2n.
Bunu gören kaçaklar için ise geriye tek bir seçenek kalmıştır: Koşmak.Maka penguasa-penguasa tersebut patuh terhadapnya, hanya satu yang menentangnya.
Geriye kalanlar ise satılır.Các tòa nhà còn lại bị đem bán.
Hamming Kodlarını çıkartınca geriye orijinal veri sözcüğümüz 0110101 kalır.Bằng việc bỏ đi phần mã Hamming, chúng ta lấy được phần dữ liệu gốc với giá trị là 0110101.
Ariel Şaron'un şubat ayında seçilmesinin ardından barış süreci geriye gitti.Sau thắng lợi bầu cử của Ariel Sharon vào tháng 2, tiến trình hoà bình đã có một bước thụt lùi.
Ertesi sabah 09:30’da Rus donanmasından geriye kalan gemiler kuzey istikametinde ilerlerken görülür.Tới 9:30 sáng, các tàu Nga đang tìm cách chạy về hướng bắc bị phát hiện.
Geriye tek seçenekleri kalmıştır.Ông không có lựa chọn nào khác.
Böylelikle, Leibniz’in geriye kalan yaşamını karartacak kalkuluste üstünlük tartışması başladı.Do đó đã bắt đầu cuộc tranh cãi ai khám phá vi tích phân đầu tiên đã làm tối đi quãng đời còn lại của Leibniz.
Günümüzde ise geriye yaklaşık 200 kişi kalmıştır.Ngày nay, chúng chỉ còn lại với số lượng ít hơn 200 con.
Doktor Himmler'in ağız içini incelemeye çalıştı, ama Himmler isteksiz bir şekilde başını geriye salladı.Vị bác sĩ cố gắng kiểm tra bên trong miệng của Himmler, nhưng ông không muốn mở miệng và ngoắc đầu ra.
Uçağın gövdesinden geriye kalanlar maceraperestlerin ilgisini çekme ihtimaline karşı yakıldı.Những phần còn lại của thân máy bay bị đốt để chống những người tò mò đến tham quan.
Eskiden külliye olan cami imaretinden geriye sadece cami kalmıştır.Hiện nay tại chùa Phổ Minh chỉ còn lại bệ đá kê vạc khi xưa.
Taşhan ve bedestenden geriye yalnızca taşları kaldı.Đến ngày nay, ngôi đình chỉ còn lại một số chân cột và thềm bằng đá.
Geriye kalan nüfus ise yerel dinleri benimsemiş durumdadır.Phần còn lại của tỉnh được điều khiển bởi dân địa phương.
Geriye kalan azot ise başaklanmadan önce verilmelidir.Nước phân hữu cơ cần được ủ trước khi đem tưới.
Geriye gitmek ve Good Girl Gone Bad'i tekrarlamak istemedim.Ngoài ra, Good Girl Gone Bad còn nhận được những phản hồi tích cực từ giới phê bình.
Filler hem ileriye hem de geriye doğru hareket edebilirler ancak zıplayamaz, tırıs ya da dörtnala gidemezler.Tai thẳng đứng hướng về phía sau, có thể có hay không có sừng.
Geriye Charlie ve Mike kalmıştır.Lúc đó Nicholas và Kim đã bỏ chạy.
Artık geriye bakmak istemiyorum.Từ bây giờ, không có chuyện quay đầu lại.
Geriye tek Charlie kalmıştır.とうとうチャーリーのみが残る。
Onu yaraladıklarında hepimizin botlara bindiğinden emin olmak için birçok kez geriye dönüp baktı.彼は傷つけられながらも、我ら皆が船に戻れたかと何度も後ろを振り返っていた。
Ancak geriye kalan arkadaşlarımız için varız."その他のアルバムに「My(わたしたち)(2012)」がある。
1290-1300 arasında binanın geriye kalan temelleri üzerine yeni bir Gotik kilise inşa edildi.1290–1300年のうちに、廃墟の上で初期ゴシック様式による新しい教会が再建された。
Artık geriye bakmak istemiyorum.いまになって見直すことはない。
Kayan kısımlardan her biri, geriye doğru çarpılır.つむじ風に乗って各地を移動する。
Geriye kalanlar ise satılır.売れ残ったものは廃棄された。
En azından Galilei’ye kadar geriye götürebiliriz.その後、上京せずにハリウッドへ。
Bunun için baş, geriye yatırılıp çene yukarı kaldırılır (baş-çene pozisyonu).そこへ玄信斎が現れ、再び対決を挑まれる。
Geriye kalanlar kamyonlar ile donatılmıştı.残りは貨車に改造された。
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.17年後、3兄弟は遺産を分割した。
Temel fikirler daha geriye dayansa da bu teorinin modern formu 1991 de açıklanmıştır.その理論の現代的な形態は1991年に記述されたが、基本的なアイデアの提唱はさらに早い時期まで遡る。
Geriye kalan fononlar ise akustik fononlardır.見出しの後の数字はアクセント。
Geriye gitmek ve Good Girl Gone Bad'i tekrarlamak istemedim.また "Bad Girl" をリリース。
Bundan sonra geriye, Berlin yönünde üç savunma hattın mevzileri inşa ettiler.こうして、ハインリツィはベルリンとの間に3つの防衛ラインを築いた。
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.滅びゆく世界に生き残っていた数少ない人間のひとり。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?または、大外枠のさらに外側の枠に入れることもある(これを外枠発走と呼ぶ)。