Yolda umduğunu bulamayıp geriye dönen birçok aile ile karşılaşırlar.Molti ritornano a mani vuote, ed altri non fanno più ritorno.
Bu madalyalar Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından geriye dönük olarak verildi.Infatti, queste medaglie sono state assegnate retroattivamente dal Comitato Olimpico Internazionale.
Halen, bir kez daha, Hazar denizinin seviyesi geriye gidiyor.Al momento, ancora, il livello del mar Caspio sta tornando indietro.
Geriye kalanlar ise satılır.In seguito quello che rimaneva fu venduto a privati.
2011 yılında yapıdan geriye modern yapılar arasında kaybolan bazı duvarlar dışında bir şey kalmamıştı.Nel 2011 di essa rimanevano solo alcuni muri, nascosti tra edifici moderni.
Julianus öldüğünde geriye tek bir akrabası, anne tarafından kuzeni Procopius kalmıştı.Alla sua morte, Giuliano aveva lasciato un parente in vita, un cugino da parte di madre di nome Procopio.
Günümüzde ise geriye yaklaşık 200 kişi kalmıştır.Oggi vi risiedono circa 200 persone.
Kolların ileriye ve geriye hareketlerindeki çeşitlilik, ayrıca uzun adımların uzunluğunu da düzeltecektir.L'ampiezza del movimento delle braccia in avanti e all'indietro regola l'ampiezza del passo.
Artık geriye bakmak istemiyorum.Io non ti voglio più vedere!
Geriye kalan nüfus 574 köye dağılmıştır.Nel territorio comunale si trovavano 574 unità edificate.
Geriye kalanlar için Bosna Savaşı'nın patladığı 1992 yılında bir anıt dikildi.Nata nel 1992 in seguito allo scoppio della Guerra in Bosnia.
Geriye tek seçenekleri kalmıştır.Restava una terza possibilità.
Geriye kalan frekanstakiler yansıtılmakta ya da iletilmekte özgürdürler.Le frequenze rimanenti (o le lunghezze d'onda) sono libere di essere riflesse o trasmesse.
Geriye küçük lepton kalıntıları kalmıştır.Lì vi trovano i resti di Olson.
Geriye kalan toprakları 15. yüzyıl boyunca Osmanlılar tarafından aşama aşama fethedildi.I suoi territori rimanenti vennero progressivamente annessi dagli ottomani nel corso del XV secolo.
Geriye dönüş sahnesinde havaalanında Sun'ın Jin'i terk etmek üzere olduğu görülür.Un flashback mostra Sun all'aeroporto intenta ad andarsene via e lasciare Jin per sempre.
Venüs’ün ise yavaşça geriye doğru dönüş yaptığı düşünülmektedir.Il Venezia sceglie il momento peggiore per retrocedere.
Havzasını kuvvetle geriye aşındıran akarsu, komşu akarsuya yaklaşır.Ciò aumenta il suo sconforto, volendo egli raggiungere i confini del mondo.
Flashback (Türkçe: Geriye Dönüş) Orijinal Jazz Jackrabbit oyununa bir saygı duruşu.Flashback Basato sull'originale Jazz Jackrabbit Shareware Edition.
Geriye sadece Baal kalmıştır.Ne resta oggi solo il basamento.
Geriye kalan sekiz planör sorunsuz iniş yaptı.I rimanenti otto erano posizionati sulla sovrastruttura.
Şimdilik geriye sadece bitirmek kaldı.A questo punto non rimaneva che concludere.
Bu geriye dönüşler sayesinde Eddie'nin tüm hayatı gözler önüne serilir.La stretta di mano fra i due, segnò il ritorno di Eddie fra i face.
Böylece geriye sadece İspanya Kupası kaldı.Di lui è rimasta solo la bicicletta.
Geriye kalan % 4.07'lik nüfus ise iki veya daha fazla etnik kökene mensuptur.Il restante 4,07% della popolazione appartiene ad altre razze, o a più di una.
Geriye eşi ve ufak kız çocuğu kalmıştır. ^ Cathy, Owen.Gli sopravvissero la moglie e numerosi figli (tra cui Roddy Connolly).
Boyun her iki yanda da omuzların üzerinde geriye doğru bakar.Alle sue spalle fanno da sfondo i due quadri.
Ama hastalandığı için sedye üzerinde geriye dönmek zorunda kaldı.Durante il viaggio di ritorno si ammalò.
Diğer taşlar gibi geriye doğru hareket edemez.A differenza degli altri pezzi non può muovere all'indietro.
En azından Galilei’ye kadar geriye götürebiliriz.In seguito lasciano l'isola per ritornare alla gilda.
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.Uno dei due ultimi uomini rimasti sulla Terra.
İtilaf Devletleri, Alman ordusunu geriye püskürttüler ve savaşın sonuçlanma sürecini başlattılar.Le truppe tedesche erano rimaste in attesa dell'imminente fine della guerra e premevano per tornare a casa.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.Attualmente è disperso nello spazio.
2003 yılında gelindiğinde ise, bu bir zamanların müreffeh cemaatinden geriye yaklaşık 100 kişi kalmıştı.Ma nel 2003, solo un quarto di tutte le grandi logge continuava a farlo.
Geriye kalan ithalatın %7'lik bir bölümü ise Asya ülkelerinden sağlanmaktadır.Un terzo delle azioni è ancora in mano al governo di Tokyo.
Atışlarda geriye tepme uygun düzeydedir.E’ bravo nel tiro dalla distanza.
Geriye 1. kısmın Préau'sunu (sundurmasını) yeniden yapmak ve 2. kısmın Préau'sunu inşa etmek kalmıştı.I. L'annuncio della Parola La predicazione prosegue l'opera della redenzione II.
Yürürlükten kaldırma geriye etkili değildir.La conseguenza è l'incapacità di camminare.
1942 yılının ilk aylarında geriye 2 bölük ve 8 obüsten oluşan bir tabur kaldı.Dall'inizio del 1942 rimase solo un battaglione (2 batterie con 8 obici).
Fakat ikinci sezonda geriye dönüşlerde sık sık gösterilir.Verrà ricordata più volte nel corso della seconda stagione.
Bacağı öne doğru güçlü kalça kası, geriye doğru da bacak kası hareket ettirir.Arrampicarsi utilizzando le zampe posteriori per darsi una spinta.
Geriye kalan taşlar oyun boyunca birer birer oyuncular tarafından çekilir.In caso contrario si procederà interpellando uno ad uno i restanti giocatori.
Koltuğu geriye yatırdı.Он откинул кресло назад.
Geriye gitmek ve Good Girl Gone Bad'i tekrarlamak istemedim.Я не хотела идти назад и делать ремейк Good Girl Gone Bad.
Geriye dönüp baktığımızda evren bize; onu gözlemlememizde bazı zorluklar çıkartmıştır.Зло, напротив, отвлекает нас от созерцания Божества.
286.taburdan geriye kalanlar planlı gece saldırısı için hazırlandılar.Остальным частям 286-го батальона было предписано готовиться к участию в запланированной ночной атаке.
Zamanda geriye hareket eden elektronlar pozitif elektrik yüke sahip olabilirlerdi.Электроны, движущиеся назад во времени, имеют положительный электрический заряд.
Önde birbirlerine yaklaşırlar ama arkada birbirlerinden uzaklaşırlar, yukarı ve biraz geriye yönelmişlerdir.Тогда они бросаются вперёд, хватают добычу и сразу возвращаются к своему кораллу.
Göç eden bu insanların büyük çoğunluğu geriye dönmemiştir.Большинство людей, мимо которых она пробегала, даже не оборачивались.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Или же он разъединял колонки и делал в них дыры.
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.После повторной неудачи братья разделились.
Geriye bir Mj.Позже Mz.
Geriye yalnızca King kalmıştı.С этого времени сохранились только царские врата.
1560'ların başlarında İran'a geri döndü ve ömrünün geriye kalan kısmını Kazvin'de geçirdi.В 1560 году вернулся в Рим и остаток жизни провёл в бедности.
İleri den geriye doğru bir çizik at.Удар наносится из уклона назад.
PCI Express 2.0, PCI Express 1.1 ile geriye uyumludur.Дополнительные слоты PCI Express 1.0.
Geriye kalan sekiz planör sorunsuz iniş yaptı.Первые восемь партий окончились вничью.
Geriye kendisi ile Williams kalır.В дальнейшем находится рядом с Уильямом.
Geriye kalan edepli bir son yapmak olmalı’ idi.Всё что осталось — сделать её конец достойным».
Geriye kalan orklar ve Gothmog geri çekilmek zorunda kaldılar.Войска Гуарко и Монтальдо были вынуждены отступить.