Bir geriye dönüş sahnesi Jack'i havaalanında göstermektedir.Un recuerdo muestra a Jack en el aeropuerto.
Geriye dönen s değeri 24 bit değer olmalıdır.El valor retornado s, debe ser de 24 bits de longitud.
Günümüzde ise geriye yaklaşık 200 kişi kalmıştır.Hoy en día, quedan solo unos 200.
1290-1300 arasında binanın geriye kalan temelleri üzerine yeni bir Gotik kilise inşa edildi.Entre 1290–1300 una nueva iglesia gótica temprana fue construida sobre los cimientos anteriores.
Bu işlem sırasında bir molekül su (H2O) açığa çıkar ve geriye kalan bir tiyoesterdir:R-S-CO-R'. ...Una molécula de agua (H2O) se libera en el proceso y lo que queda es un tioéster: R-S-CO-R'. ...
Onu yaraladıklarında hepimizin botlara bindiğinden emin olmak için birçok kez geriye dönüp baktı.Durante la lucha Él se volvió muchas veces para ver si estábamos todos en los barcos.
Gardiyanlardan biri Randy'nin geriye kalan azıcık interneti de harcadığını açığa çıkarır.Un guardia descubre que Randy ha usado la mínima conexión que tenían.
Bu geçiş ile geriye dönüş uzun sürmekte idi ve gayet zor olmakta idi.Y volví y ellos (la banda) lo hicieron increíble.
Geriye dönük uyumluluk Palm-boyutlu PC uygulamaları ile elde edilmiştir.La compatibilidad con versiones anteriores se mantuvo con estas aplicaciones de Palm-Size PC.
Bu Williams'dan geriye sadece onun kemikleri kalana kadar devam ediyor.Esto continuó hasta que solo quedaron los huesos de la niña.
Stefan Gandler: Tarih Meleği Neden Geriye Bakiyor?«¿Por qué el ángel de la historia mira hacia atrás?
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Solo les quedaban unas pocas monedas de cobre.
Çığlık atarken dudaklar ve kulaklar geriye doğru çekilir.Durante los gritos retraen los labios y las orejas.
Bu yorum, teorinin fiziksel yorumlanması tutarlılığını geriye döndürür.Esta interpretación restaura la consistencia de la interpretación física de la teoría.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.La construcción de los otros tres puentes ya se ha completado.
Geriye kalan 28 güreşçi 90 saniyelik zaman aralıklarıyla ringe girerler.Cada nuevo luchador entraba cada 90 segundos.
Geriye dönüş sahnelerinde Jack'i morgda görüyoruz.En la siguiente escena se ve a Jack caminar hacia la superficie.
Geriye kalan biri ise bir örten çift yıldızdı (Algol).Con descendencia de ambos: la del primero, extinta.
Okulda Bob'un kesik ayağından geriye kalanlara ulaşır.Él descubre los restos de la pierna de Bob.
Geriye dönüş sahnesinde havaalanında Sun'ın Jin'i terk etmek üzere olduğu görülür.Un recuerdo muestra a Sun en el aeropuerto pensando en abandonar a Jin para siempre.
Doktor Himmler'in ağız içini incelemeye çalıştı, ama Himmler isteksiz bir şekilde başını geriye salladı.El doctor intentó examinar la boca de Himmler, pero el prisionero se negó a abrirla y apartó la cabeza.
Trani şehirsel yerleşkesi hakkında bilgi nisaneleri ancak ortaçağlarda 9. yüzyıla kadar geriye gitmektedir.Las primeras noticias ciertas de un asentamiento urbano en Trani, sin embargo, se remontan sólo al siglo IX.
Julianus öldüğünde geriye tek bir akrabası, anne tarafından kuzeni Procopius kalmıştı.Cuando murió Juliano había dejado un pariente vivo, un primo materno llamado Procopio.
On beş yaşındayken Christina "müziğe sahip çıktığını ve asla geriye bakmadığını" söylemiştir.Cuando se encontró a Christian diez horas más tarde, ella "no respondía".
Bir anda geçmişe, derse döner ve zamanı geriye sarabildiğini fark eder.Ahora es bueno vernos el uno al otro, volver, y dejar que el pasado sea el pasado.
Bir geriye dönüş sahnesinde Sun'ı bir partide görüyoruz.Un recuerdo muestra a Sun en una fiesta.
Ivy Bridge geriye dönük olarak Sandy Bridge ile uyumludur.Ivy Bridge corresponde al nombre en clave de los modelos de procesador mejorados de la familia Sandy Bridge.
Bugün ise çoğunluğu Cerbe, Tunus (şehir) ve Zarzis'te olmak üzere, 1500 kişi geriye kalmıştır.Cerca de 1500 continúan viviendo hoy, en su mayoría en Djerba, Túnez, y Zarzis.
Başta, geriye yatık bir tepelik vardır.Reaparece en Al fondo hay sitio.
Bunun sonucu olarak ise, Ash'in geriye yalnızca bir Pokémon'u kalmıştır; Pikachu.Ash se encamina hacia Hoenn, dejando a todos sus Pokémon excepto a Pikachu.
Geriye doğru zıplayamazlar.No camine hacia atrás.
Geriye dönüş sahnelerinde Desmond'ın bir manastıra katıldığını görüyoruz.Vemos un FLASHBACK, Desmond aparece ingresando en un monasterio.
Geriye kalan sekiz planör sorunsuz iniş yaptı.Los ocho equipos restantes fueron colocados en las siguientes dos filas.
Ancak geriye kalan arkadaşlarımız için varız."¡Nosotros somos los otros!".
Geriye tek seçenekleri kalmıştır.Por lo tanto, quedaba aún otra opción.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.El tanque externo se pierde en el espacio.
Dolayısıyla geriye dönük izleme hayli zor olur.Mirar hacia atrás resulta más incómodo.
Zeyna, bolluk döneminin adıdır,Tesi de geriye kalan yokluk,yoksunluk döneminin.Su nombre de cortesía era Ziyi (子義, o 子藝), dejándose su apellido: Nie (聂) más su apodo: er (耳).
Bu geriye koyup çözmeyi tüm değişkenler için çözüm bulana kadar tekrarlayınız.Pasemos a revisarla un poco antes de plantear la solución completa.
3. 2 ve 3. adımlar tekrar edilir, son sözcükten geriye doğru giderek yeni sözcükler eklenir.4) Los pasos 2 y 3 se repiten hasta que se alcance la convergencia.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Tras finalizar el ataque, los atacantes se entregaron a la policía.
Tiyatro binasından geriye kalanlar açık bir alanda yüzüstü bırakılmıştır.El resto de su teatro permanece inédito.
Yıldızdan geriye kalanlar ise beyaz cücelerdir.La estrella remanente es una enana blanca.
Geriye kalan üç kişi daha sonra tutuklanmıştır.Los otros tres jueces fueron reintegrados más tarde.
Arjantin, ev sahibi olduğu için, geriye kalan 9 takımdan 2,5 takım seçildi.Argentina, la organizadora, se clasificó directamente, dejando 2,5 plazas para 9 equipos.
Çekilmesi sırasında namlu geriye doğru bakmaktaydı.La gente literalmente me daba la espalda cuando pasaba.
En azından Galilei’ye kadar geriye götürebiliriz.Elige hacerlo hacia Galicia.
İleri den geriye doğru bir çizik at.Realizar los cortes de adelante hacia atrás.
Çekilen kuvvetler durdular ve tekrar geriye döndüler.Las chicas se despidieron y continuaron caminando.
Geriye kalan 7 km. ise betonlanmamış, stabilize yoldur.A una altura de sólo cuatro metros se aprecia la estructura claramente no reconstruida.
Geriye bir Mj.En los siguientes JJ.
Taşhan ve bedestenden geriye yalnızca taşları kaldı.Del edificio apenas quedaron unas piedras y los cimientos.
Başka bir geriye dönüş ise evliliğiyle ilgilidir.Otro requisito para el matrimonio es la castidad.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Condénese a multa a quien, volviendo de lejanas regiones, introdujesen novedades (?).
Yapıdan geriye kalan semahanesi uzun müddet harap vaziyette idi.La mayor parte de lo que el hombre ha construido desde hace mucho tiempo se destruyó.
Bu nedenle evrim sadece ileri doğru ilerler ve asla geriye dönmez.Además el curso del tiempo es siempre progresivo, no hay marcha atrás, y no habrá repetición.
Retro: (1986 yılından itibaren geriye dönük yapılmaktadır.)Powroźniak (1986), como en el anterior).
Lütfen hayatınızın geriye kalanı için bu kelimeleri hatırlayın.Per favore ricordate queste parole per il resto della vostra vita.
Geriye gitmek ve Good Girl Gone Bad'i tekrarlamak istemedim.Non voglio tornare allo stile di Good Girl Gone Bad.
Bir geriye dönüş sahnesi Jack'i havaalanında göstermektedir.Un flashback mostra Jack in aeroporto.