geride ile cümle
geride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Brian eşyalarını geride bıraktı.Brian dejó atrás sus cosas.
Her şeyi geride bıraktım.Dejé todo atrás.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Canio y Beppe aceptan, pero Tonio se queda detrás.
Sawyer ve Miles Juliet'i gömmek için geride kalır.Sawyer y Miles se quedan a enterrar a Juliet.
Quentin, Margo'yu bulmaya kararlıdır ve geride kalır.Quentin, sin embargo, está decidido a encontrar a Margo y se queda atrás.
Binadan kaçmaya çalışırken Noah geride kalır ve Daryl ona yardım etmek için durur.Mientras intentan escapar, Noah se queda atrás, y Daryl se detiene para ayudarlo.
YPG'ye göre, 140 IŞİD militanının bedenleri geride kaldı.De acuerdo con las YPG, los terroristas dejaron atrás 140 cadáveres.
Honorius öldüğünde geride yıkımın eşiğinde bir imparatorluk bırakmıştı.Cuando Honorio murió, el imperio estaba al borde del derrumbamiento.
Geride kalan birçok uçak vardır.Bu uçaklar çeşitli müzelerde sergilenmektedir.Muchos (si no todos) de estos aviones fueron trasladados a museos.
Aplakes'in askerleri geride kaldı ve komutanları dahil büyük kısmı yok edildi.Los soldados de Aplakes se quedaron atrás y la mayoría de ellos murieron, incluyendo su comandante.
Bunların çoğunluğu, mal varlığını da geride bırakmaya zorlanmıştır.La mayor parte de estas obras no han sobrevivido o, de conservarse, no se le atribuyen.
Geride çok az sayıda Çek ve Slovak komünist kalır.Una pequeña cantidad de checos y eslovacos comunistas permaneció en Siberia.
Eski şaşaalı günler geride kalmıştır.Hemos vivido momentos inolvidables.
Geride kalanların isteği doğrultusunda isimler değiştirilmiştir.A pedido de los sobrevivientes, los nombres han sido cambiados.
Dahası geride bir de topçu birliği vardır ancak bu birlikler her nedense savaşa katılmamıştır.Los presos tienen todo tipo de armas, por esto, ningún guardia se atreve a entrar.
Geride hiçbir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.Incluso en lo más profundo... no hay nada, excepto vacío y oscuridad...
Yasaların değişmesi, sosyokültürel gelişimlere göre geride kaldı.La adaptación de las leyes se retrasó considerablemente con respecto al desarrollo sociocultural.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Los otros hijos habían sido dopados y sobrevivieron.
Gök Ana çoğu zaman geride kalır.La trampa falla la mayoría de las veces.
Geride kalan paralı askelerlerin böylece Kartaca'ya sadakatleri garanti edilmiş oldu.Hecho capital, Lotario mantiene su confianza en ellos.
Yine de Spurs geriden gelerek 6 maç sonunda seriyi kazanmayı bildi.Sin embargo los Spurs conseguirían ganar la serie en seis partidos.
Cesetten geride kalan küller ise akarsuya atılır.Las espinas que recubren su cuerpo pueden ser lanzadas a voluntad en su ataque de espinas.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Condénese a multa a quien, volviendo de lejanas regiones, introdujesen novedades (?).
Avusturyalılar birçok ölüyü geride bıraktılar.A quel punto gli austriaci si ritirarono lasciando dietro di loro molti feriti.
Sonuçta, Mauricius'un seferlerinin başarısı Phocas tarafından geride bırakıldı.Alla fine, i successi delle campagne di Maurizio furono perduti a causa di Foca.
Efrosini, geride kaldı ve hemen yeni yönetim tarafından tutuklandı.Eufrosina fu lasciata indietro e subito imprigionata dal nuovo governo.
Geride çok az sayıda Çek ve Slovak komünist kalır.Un piccolo numero di cechi e di slovacchi di ideologia comunista rimase in Unione Sovietica.
11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik.Viene ucciso da Undici per salvare i suoi amici.
Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Ma Tone era corteggiato anche da Joan Crawford.
Colin Bell daha geride oynamaya başladı.Dopo Deggial Johnsson cominciò a comporre di nuovo.
Geride ikinci eşi ve üç çocuğu kalmıştır.Di questi gli sopravvissero l'ultima moglie e due figli.
Eşi ve küçük çocuklarını geride bırakarak giden bu yakın arkadaşlarının zamansız ölümü onları sarsmıştır.Tuttavia i ragazzi, preoccupati per i loro amici e familiari, lo abbandonano.
Eski jön günleri geride kalmış olsa da Türk sineması yepyeni karakter kazanmıştır.A differenza dei decenni precedenti, tuttavia, il cinema giapponese conosce una fase di nuova giovinezza.
Geride dur.Не подходи.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Или же он разъединял колонки и делал в них дыры.
Chris, Sam'i geride bırakmıştır.Они убегают, оставив Сэма позади.
1713 yılında çiçek salgını nedeniyle Hottentotlardan binlercesi öldü, geride kalanları ise o bölgeden kaçtı.1713 — в результате эпидемии оспы тысячи готтентотов умерли, другие бежали.
Buna göre kıyılar zayıf birliklerle tutulup ana kuvvetler geride bulundurulacaktır.По видимому их оставили прикрывать отход главных сил.
Bugün geride bir tek fotoğrafı var.Недавно найдена единственная фотография.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Беппо и Канио охотно соглашаются, лишь Тонио не хочет идти.
Bu arada da Mahone onların geride bıraktıkları izleri takip etmektedir.Ему на помощь приходит Дженна, которая шла по его следам.
Sawyer ve Miles Juliet'i gömmek için geride kalır.Сойер остаётся похоронить Джульет.
Mahallede geride kalan onun altındaki çocuk Beyşehir merkezindeki okullara günlük gitmektedir.Мальчишкой будущий художник каждый день бегал через территорию завода в школу.
Geride 4 kişi 2 mürettebat kaldı.Из 4 членов экипажа погибли 2.
Tüm geçmişini geride bırakmaya karar verir.Они решают отступить в прошлое.
İçeriği iki çağdaş kopya ve bir taslak halinde geride kalan dokümanlardan çıkarılabilmiştir.Есть два рода законов: писаные и неписаные.
Grup hep birlikte geride kalan aylakları öldürür.Вернувшиеся боевики убили всех, кто оставался с ним.
Geride kalan değişkenler bağımsız değişkenlerin değerlerine bağlı olurlar.Зависимая переменная не чувствительна к изменениям независимой.
Okçulukta, okçuluk zihnini geride bırakmamak bir hastalıktır.Болезнь сама по себе не вызывает умственную отсталость.
Bu sahne tipinde perde geride kalır ve sahne seyircinin bulunduğu yöne doğru çıkıntı şeklindedir.Театральный занавес — занавес, отделяющий сцену от зрительного зала.
Çoğu Irak'ın ana şehirlerinde olmak üzere Yahudiler büyük miktarda mal varlığını geride bıraktı.Оставшись во Франции, бывшая первая леди Гаити сохранила за собой большую часть имущества.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.أيضاً الأنواع السالفة تركت سجلات لتاريخها التطوري.
11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik.وبقي 11 شخص بجوار القوارب لحراستها.
“Kemençeci Yaşar” namıyla ünlendi ve bu namı onun asıl adını geride bıraktı.لكونها عين للأسرى (المساجين) ومنها اشتقت التسمية.
Bir süre sonra koalisyon bozulduğunda birinci MC hükümeti geride kalmıştı.مباشرة بعد أول اتفاقية روزفلت، وجد الحزب الديموقراطى نفسه يتفكك.
Parasının çoğunu harcayan Tesla, New York'ta birçok otelde yaşadı ve ödenmemiş faturaları geride bıraktı.عاش تسلا معظم حياته في سلسلة من فنادق نيويورك حتى تقاعده.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?أو ربما، ZərûyZərûy Bāvel ((بالعبرية: זְרוּי בָּבֶל))، معنى " مُغربل بابل"، إشارةإلى منفاه في بابل.
Bugün geride bir tek fotoğrafı var.حالياً تضم فصيلة واحدة فقط ما زالت موجودة حتى الآن.
Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı.واستوفى: كلام المصنف، في خمسة وستين نوعا.
Ölümünden sonra geride 5 yaşında bir kızı kalmıştır.لديها أخت توفت في سن الخامسة.