geride ile cümle

geride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat karısı olan Lucrezia'yı Floransa da geride bırakmıştı.حتى إنه لا تستسلم لأن عشيقها لورينزو الذي لديه الديون.
Kararı ayrıca geride bıraktığı tüm bağları koparacağı anlamına da geliyordu.وهم الآن يأملون في تدمير ما تبقى منه.
Geride iki çocuk bıraktı: Aleksios ve David.أنجبا بعد ذلك طفلان، آلان ودينيس.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Canio e Beppe aceitam, mas Tonio recusa.
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."Eu olhei para mim 20 anos atrás e percebi que muitas coisas que eu valorizei não tem importância".
Geride korumasız kalan İmparatorluk kampı, Normanların eline geçti.O acampamento imperial, que havia permanecido sem proteção, caiu em mãos normandas.
Efrosini, geride kaldı ve hemen yeni yönetim tarafından tutuklandı.Eufrósine foi deixada para trás e foi imediatamente aprisionada pelos novos governantes.
Aplakes'in askerleri geride kaldı ve komutanları dahil büyük kısmı yok edildi.Os soldados de Aplaces foram deixados para trás e a maior parte deles pereceu, incluindo seu comandante.
Ancak geride bıraktığı materyal, bu denli büyük bir proje için yeterli değildi.No entanto, não havia material suficiente para terminar de montar um projeto tão grande.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.Espécies passadas também deixaram registos da sua história evolutiva.
Jenson Button sıralama turlarından sonra motor değiştirdiği için on sıra geriden başlama cezası aldı.Nota 1: Jenson Button foi punido com a perda de dez posições por trocar o motor.
Geride ise çözümlenemeyen pek çok soru ve şüpheli vardır.Aparente ter muitos segredos e mistérios por resolver.
Bu siyasi değişiklik görünüşe göre geride kalan lejyonerlerin işine yaradı.Estas mudança de ordem arquitetónicas ocorreu em resultado da substituição dos arquitetos.
Tabularium, geriden Roma Forumu üzerine doğru bakar.Suas cabeças foram expostas na Rostra do Fórum Romano.
Tüm geçmişini geride bırakmaya karar verir.Ele decide ficar por lá e esquecer seu triste passado.
Sol kanat nakliye gemilerine, sağ kanat ise gerideki savaş gemisi grubuna yönelmiştir.À esquerda, os dois barqueiros amarram a pequena embarcação.
Plana göre Akhalılar savaştan çekiliyor gibi gözüküp, geride çok büyük bir tahta at bırakırlar.Os Gregos fingem abandonar o acampamento, mas deixam para trás um imenso cavalo de madeira.
Geride bıraktığımız 2009-10 sezonu ise kariyerinin en verimli senesi oldu.A temporada de 2009-10 foi a última do time na Mellon Arena.
Qui-gon ve Obi-wan Darth Maul'la duello etmek üzere geride kalırlar.Enquanto isso, Obi-Wan e Qui-Gon foram separados durante a batalha com Darth Maul.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Hij of zij zetelde op een burcht of ander soort vesting, waarvan de naam werd afgeleid.
Tüm geçmişini geride bırakmaya karar verir.Hij hoopt dat hij zijn verleden achter zich kan laten.
Rohan'ı korumaları için de geride 4000 asker bırakmıştı.Er bleven slechts 4.000 soldaten achter om Helena te beschermen.
Amalthea (Mars'ı da geride bırakarak Güneş Sistemi'nin en kırmızı üyesi unvanını alır.Amalthea is het meest rode object in het zonnestelsel, nog roder dan de planeet Mars.
Bugün geride bir tek fotoğrafı var.Hiervan bestaat alleen nog een foto.
Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır.Ze verbreekt alle contact met de miljardair Christian Grey.
Küt ve kare şeklinde kafaları vardır ve çeneleri geridedir.Alleen hun schouders en hoofden zijn naar elkaar toegewend.
Geride eşi ile 5 çocuğu yetim kalmıştır.Vijf weeskinderen bleven achter.
Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Tom is intussen teruggekeerd en heeft in eerste instantie de voorkeur van Mary Crawford.
Hepsi bir bir geride kalmıştır.Alles is dus achter de rug.
Chris, Sam'i geride bırakmıştır.Walt blijft Johnny achternazitten.
Eğer ki tanrı yoksa, hiçbir şey kaybetmezsiniz ve geride bıraktıklarınız ile hatırlanırsınız."Voor mij moet de mens niets afwijzen of onderdrukken wat hem gegeven is.
En son 2003 yılında Tasos Papadopulos tarafından geride bırakılarak bu görevi devretmiştir.Hier werd hij in april 2009 ontslagen en opgevolgd door Giuseppe Papadopulo.
Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...Het front was te Ieper, maar de soldaten kwamen naar Menen om te rusten.
Geride bıraktığı eserler genç kuşaklara yol gösterici olmuştur.Het bestaan van de groep heeft de weg gebaand voor jongere generaties.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.De volgende dag werden zij gered en waren ongedeerd.
Geriye kalan 114 tümen ise daha geride bulunmaktaydı.De 14 bewaard gebleven vertrekken zijn ca.
Tom'u geride bırakmıyorum.Ik laat Tom niet achter.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Czy nie rzucił przeciwko nim ptaków lecących stadami, które obrzuciły ich kamieniami z palonej gliny?
Ancak geride bıraktığı materyal, bu denli büyük bir proje için yeterli değildi.Jednak nie było na tyle gotowego materiału na tak ogromny projekt.
Her şeyi geride bırakıp kaçmakta iken yakalanıp öldürüldü.Zostali oni jednak aresztowani i zabici.
11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik.Pozostałych 11 ludzi zostało do pilnowania łodzi.
Avusturyalılar birçok ölüyü geride bıraktılar.Austriacy stracili kilkuset ludzi.
Hepsi bir bir geride kalmıştır.Wszystko zostawiłem za sobą.
Geride kalanların ise her türlü hakları yavaş yavaş ellerinden alınıyordu.Ci, którzy przeżyli stracili automatycznie wszystkie swoje prawa.
Potasyum klorür uzaklaştırıldığında geride geride küçük magnezyum kürecikleri kalır.Kiedy chlorek potasu wyparował, w rurce pozostały małe kuleczki magnezu.
Timo Glock yarışa on sıra geriden başlama cezası aldı.Timo Glock ukończył wyścig na 14. pozycji.
Gürcü kroniklerine göre, Elena geride iki çocuk bıraktı: VII. Giorgi (ö.Wskutek nieprzewidzianych okoliczności Diane rzuca Harry'ego dla jego druźby - George'a.
Ağır yaralı bir şekilde Jersey'e taşındı ve karısını geride bırakarak İngiltere'ye sürgüne gitti.Był ciężko ranny, po wyleczeniu wyjechał do Wrocławia.
Düşük ücreti ve gelişmiş donanımıyla kısa sürede birçok rakibini geride bıraktı.To, co pozostało i miało jakąkolwiek wartość, szybko padło łupem rabusiów.
Geride eşi ile 5 çocuğu yetim kalmıştır.Z żoną Boženą miał pięcioro dzieci.
Sovyet tank üretimi Amerika hariç tüm ülkeleri geride bırakmıştır.Sovjets stridsvagnsproduktion utklassade alla andra länder utom USA.
Bu siyasi değişiklik görünüşe göre geride kalan lejyonerlerin işine yaradı.Denna politiska kursändring var givetvis i legionens favör.
Geriye kalan 114 tümen ise daha geride bulunmaktaydı.De övriga 433 trappstegen skulle tillkomma senare.
Kariyerini geride bırakmış.Sedan gick det undan i karriären.
Qui-gon ve Obi-wan Darth Maul'la duello etmek üzere geride kalırlar.Under tiden drabbar Qui-Gon och Obi-Wan samman med Darth Maul igen och möter honom i en ljussabelduell.
Çıra gibi is çıkararak yanar ve geride sigara külüne benzer bir artık bırakır."Det är bensinen som förångas och så kommer det ut som rök där bak.
Ölümünden sonra geride 5 yaşında bir kızı kalmıştır.De upplever en kris i sitt äktenskap efter att deras femåriga dotter har mördats.
Eşgüdümlü Evrensel Zaman'ı (UTC) 6 saat geriden izlemektedir.Dess normaltid definieras som sex timmar efter UTC (koordinerad universell tid).
Geride kalan tek şey Humana bebek maması üretimi idi.Det enda som fanns kvar var tobaksproduktionen.
Melisso, Ruggiero'yu burayı hemen geride bırakıp kendini adadan kurtarmanın imkanı olmadığını ona ikaz eder.Мелісо попереджає Руджеро, що він не може зараз покинути острів.

İlgili Sayfalar