Ana içeriğe geç
Sözlük

geride ile cümle

geride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.În loc să meargă mai departe, se întoarce, o apucă pe Paula Radcliffe, spune, "Hai. Vino cu noi.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.In plaats van te ontsnappen, laat ze zich terugvallen, pakt Paula Radcliffe, en zegt: "Kom, kom op.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Istället för att ge sig iväg saktar hon in, tar tag i Paula Radcliffe och säger: "Kom igen.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.달려 나가는 대신에, 뒤로 처져, 폴라 래드클리프를 잡고는 말했습니다. "힘내요. 함께 달려요. 할 수 있어요."
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Místo toho, aby pokračovala v závodu, sama zpomalí, chytne Paulu Radcliffe a začne ji povzbuzovat:
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Namiesto toho, aby bežala, otáča sa a podoprie Paulu Radcliffovú a hovorí : "No tak. Poďme.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Statt durchzustarten, fällt sie zurück und packt Paula Radcliffe, sagt: "Komm schon. Komm mit uns.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Thay vì đi tắt, cô ngã xuống, tóm lấy khuỷu tay Paula Radcliffe, và nói,"Thôi nào.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Zamiast przejąć prowadzenie zatrzymuje się i chwyta Paulę Radcliffe mówi "Chodź z nami.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Αντί να φύγει, Υποχωρεί, και πιάνει την Πόλα Ράντκλιφ, λέγοντας, "Έλα. Έλα μαζί μας.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Вместо да набере скорост, тя отпада назад и сграбчва Пола Радклиф, и казва: "Хайде. Идвай с нас.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.Вместо того, чтобы убежать, она поворачивается к Поле Рэдклифф, подхватывает её и говорит: "Давай.
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.במקום להמריא, היא נסוגה, תופסת את פולה רדקליף, אומרת, "קדימה, בואי איתנו, את יכולה לעשות את זה."
Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe'i tutar ve der ki, "Haydi.手を握り返して鼓舞しました 「がんばりましょう あなたならできる!」 なんとか立ち上がったポーラは
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?Chyba nie chce zostać w ukryciu aż do aktywowania kręgu transmutacyjnego?
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?Hvor er han? Vil han gemme sig, til transmutationscirklen aktiveres?
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?Missä hän on? Ei kai hän pysyttele piilossa- -kunnes syntetigrammi on aktivoitu?
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?Não tenciona manter-se afastado até o círculo de transmutação gigante estar activado, pois não?
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?Non avrà intenzione di restare nascosto finché il cerchio di trasmutazione attorno al Paese sarà attivato?
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?¿No pensará esconderse hasta que el círculo de transmutación a escala nacional esté activado?
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?Var är han? Ska han gömma sig tills transmutationscirkeln aktiveras?
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?Πού πήγε; Ελπίζω να μην μείνει κρυμμένος μέχρι να ενεργοποιηθεί ο κύκλος μεταστοιχείωσης!
Ülke çapında bir dönüşüm çemberi tamamlanana kadar geride durmayı planlamıyor ya?Он не собирается оставаться в стороне, пока не будет активирован круг трансмутации?
Üzüntüleri geride bırakarak,lch sah Leute, die von hier weggegangen sind, um auf Erden wiedergeboren zu werden.
Üzüntüleri geride bırakarak, Yeryüzündeki insanlarda, yeniden doğuş için farklılıklar gördüm.Am vazut oameni plecand pentru a se renaste pe Pamant insa lasand in urma tristete.
Üzüntüleri geride bırakarak, Yeryüzündeki insanlarda, yeniden doğuş için farklılıklar gördüm.Je voyais des personnes partant renaître sur Terre mais en laissant du chagrin derrière eux.
Üzüntüleri geride bırakarak, Yeryüzündeki insanlarda, yeniden doğuş için farklılıklar gördüm.Láttam, hogy néhányan elmennek, hogy újjászülessenek a Földön, de szomorúságot hagyva hátra.
Üzüntüleri geride bırakarak, Yeryüzündeki insanlarda, yeniden doğuş için farklılıklar gördüm.lo vidi persone partire per rinascere sulla Terra ma lasciando la tristezza indietro.
Üzüntüleri geride bırakarak, Yeryüzündeki insanlarda, yeniden doğuş için farklılıklar gördüm.Viděl jsem lidi, kteří se loučili, když odcházeli ke znovuzrození na Zemi. nechávali ale smutek za sebou.
Üzüntüleri geride bırakarak, Yeryüzündeki insanlarda, yeniden doğuş için farklılıklar gördüm.Widziałem ludzi, którzy rozdzielali się by odrodzić się na Ziemi, jednocześnie zostawiając smutek za sobą.
Üzüntüleri geride bırakarak, Yeryüzündeki insanlarda, yeniden doğuş için farklılıklar gördüm.Είδα ανθρώπους να αναχωρούν για αναγέννηση στη Γη αλλά να αφήνουν θλίψη πίσω.
Üzüntüleri geride bırakarak, Yeryüzündeki insanlarda, yeniden doğuş için farklılıklar gördüm.Я видел людей отправляющихся на реинкарнацию на Землю, оставляя печаль позади.
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.["2012' (2009)"] الحاكم: يبدو لي أن الأسوأ قد انتهى.
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.CGによる破壊
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık."J'ai l'impression que le pire est passé."
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.주지사: 최악의 상황은 끝난 것으로 보입니다.
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Thống Đốc :Có vẻ như điều tồi tệ nhất đã qua rồi.
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.המושל: נראה לי שהגרוע מכל מאחורינו.
Varım.' Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Autoritățile au pictat peretele alb, au lăsat tancul și au adăugat mesajul:
Varım.' Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Vem a autoridade, pinta a parede de branco, deixa o tanque e acrescenta a mensagem:
Varım.' Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Viene la autoridad, pinta el muro de blanco, deja el tanque y añade el mensaje:
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Banyak dari agen-agennya menyobek dokumen-dokumen sebanyak mungkin dan meninggalkannya begitu saja.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.E molti degli agenti hanno stracciato quanti più documenti possibile lasciandoli in mucchi.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.E muitos dos agentes rasgaram tantos documentos quantos puderam e deixaram-nos para trás em pilhas.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Et de nombreux agents ont broyé le plus de documents possible et les ont laissé derrière eux en tas.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.그당시 많은 보안기관 요원들은 파기할 수 있는 문서들을 모두 파기하고 쓰레기로 남겼죠.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Mnoho úředníků skartovalo tolik dokumentů, kolik jen dokázali, a nechali je tak v hromadách.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Och många av agenterna strimlade så många dokument de bara kunde och lämnade dem efter sig i drivor.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Şi, mulţi agenţi au distrus cât de multe documente au putut lăsându-le în grămezi în urmă.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Và nhiều nhân viên đã băm nhỏ nhiều tài liệu đến mức có thể và để lại phía sau hàng đống,
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Vele agenten vernietigden zoveel mogelijk documenten en lieten ze op hopen achter.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Wielu agentów niszczyło wtedy tyle dokumentów, ile tylko zdołali, po czym zostawiali porzucone całe ich stosy.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Y muchos de los agentes destruyeron la mayor cantidad de documentos posible dejándolos amontonados.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.И много от агентите унищожават толкова документи колкото могат, и ги оставят на купчини.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.І багато хто з службовців порізали стільки документів скільки змогли так і залишивши їх лежати купами.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Многие служащие искромсали все документы, которые успели, и так и оставили их лежать в кучах.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.רבים מהסוכנים השמידו מסמכים רבים ככל שיכלו והותירו אותם מאחוריהם בערימות.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.出来るだけ多くの文書をシュレッダーにかけて 紙の山を残していきました しかしいくつかの文書は無傷のまま残されており
Ve bu günler geride kaldı.Diese Tage sind vorbei.
Ve birşekilde kim olduğumuzun rahatlığını geride bırakmak zorundayızdır ve kim olacağımız yere gitmek.A musíme zanechať bezpečie toho, kým sme sa stali, a ísť na miesto toho, kým sa môžeme stať.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod