geride ile cümle
geride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.Gerade beim Meereis überholt die Realität viele Vorhersagen der letzten Jahre.
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.In modo particolare nel mondo dei ghiacci marini,
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.특히, 바다에 있는 빙하에서는 말이죠. 자연의 변화 속도는 몇년 전에 예측했던 것을 뛰어넘고 있고
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.Particularmente en el mundo de hielo marino,
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.Zvláště ve světě mořského ledu rychlost změny přesahuje předpovědi z předcházejících let.
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.במיוחד בעולם של קרח ימי, קצב השינוי הטבעי עוקף את התחזיות של השנים האחרונות,
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.خصوصا في بحر الجليد , معدل التغير الطبيعي خارج التنبؤات آخر بضع سنوات مضت
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.自然の変化は数年前の予想を遥かに上回っており 状況は加速しているか、あるいは
Peki neden başarılı oluyorlar? Ve neden demokrasi isteklileri geride kalıyor?Jadi, mengapa mereka berhasil? dan mengapa pendukung demokrasi tertinggal.
Peki neden başarılı oluyorlar? Ve neden demokrasi isteklileri geride kalıyor?Porque é que eles estão a ter êxito e os que aspiram à democracia estão a ser ultrapassados?
Peki neden başarılı oluyorlar? Ve neden demokrasi isteklileri geride kalıyor?¿Y por qué los aspirantes democráticos se quedan atrás?
Peki neden başarılı oluyorlar? Ve neden demokrasi isteklileri geride kalıyor?Γιατί λοιπόν τα καταφέρνουν; και γιατί μένουν πίσω οι υπέρμαχοι της δημοκρατίας.
Pete güvende olmamızı istiyordu, bunu anlıyordum. Ama Pete'i geride bırakamazdım.Eu compreendo.</i> <i>Mas não queria deixar o Pete para trás.</i>
"Polis, ansýzýn saldýrdýđý gibi geri çekildi, kruvazörlerini de geride býraktýlar.Avem nevoie de rezistență politică organizată.
"Polis, ansýzýn saldýrdýđý gibi geri çekildi, kruvazörlerini de geride býraktýlar.현명한 개인의 소비 따위는 없습니다. 우리에게 필요한 것은 정치적 저항을 조직하는 것입니다. - 국가에 단순히 개혁이나 개선, 양보를
"Polis, ansýzýn saldýrdýđý gibi geri çekildi, kruvazörlerini de geride býraktýlar.Quello di cui abbiamo bisogno é di organizzare una resistenza politica.
"Polis, ansýzýn saldýrdýđý gibi geri çekildi, kruvazörlerini de geride býraktýlar.Vad vi behĂśver är en organiserad politisk resistens.
"Polis, ansýzýn saldýrdýđý gibi geri çekildi, kruvazörlerini de geride býraktýlar.Was wir brauchen ist organisierter politischer Widerstand.
Sanki başka bir hayatı... ..artık geride bıraktım.Τι θα κάνεις, Μάρθα;
Sen güzelsin, ama yaşlı Berit güzel günleri biraz geride bıraktı.Dv. sunteþi frumoasã, dar Berit s-a cam ofilit un pic.
Sen güzelsin, ama yaşlı Berit güzel günleri biraz geride bıraktı.Eres preciosa, sin embargo la vieja Berit ya perdió su juventud.
Sen güzelsin, ama yaşlı Berit güzel günleri biraz geride bıraktı.Gamla Berit börjar bli lite schabbig. Därför har ni råd att försvara henne.
Sen güzelsin, ama yaşlı Berit güzel günleri biraz geride bıraktı.Olette kaunis, hyvä neiti.
Sen güzelsin, ama yaşlı Berit güzel günleri biraz geride bıraktı. Öyleyse onu savunabilirsin.Vous, vous êtes belle, mademoiselle, vous pouvez donc vous payer le luxe de la défendre.
Sen güzelsin, ama yaşlı Berit güzel günleri biraz geride bıraktı.Sie sind eine sehr attraktive Frau. Die alte Berit ist etwas runter- gekommen.
Sen güzelsin, ama yaşlı Berit güzel günleri biraz geride bıraktı.Sie sind nämlich heilig. Sie sind eine sehr attraktive Frau. Die alte Berit ist etwas runter- gekommen.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Am vrut să te iert, să las în urmă trecutul.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Chciałam o tobie zapomnieć, zamknąc ten rodział.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Chtěla jsem na tebe zapomenout a nechat minulost za sebou.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Em muốn quên anh, và để quá khứ lại sau lưng.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Eu queria te esquecer, e deixar o passado para trás.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Halusin unohtaa sinut, ja jättää menneen taakseni.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Ich wollte Dich vergessen, und die Vergangenheit hinter mir lassen.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.I wanted to forget you, (Aku ingin melupakanmu,) and leave the past behind. (dan meninggalkan masa lalu.)
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.I wanted to forget you, and leave the past behind.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Jag ville glömma dig, och lämna det förflutna.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Je voulais t'oublier Laisser le passé derrière
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Quería olvidarte y dejar el pasado atrás.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Volevo dimenticarti, lasciarmi il passato alle spalle.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.Желаех много и да те забравя и миналото да си отлети.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.出会いの夜のマジックは 永久に頭に焼き付いてる
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Ai cũng biết rằng xương khi đã hóa thạch, nếu cho vào axit, sẽ bị tiêu hủy hoàn toàn.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.현재 우리는 뼈가 화석화된다는 것을 아는데, 이것을 산에 넣어버리면, 아무것도 남게되지 않을테지요.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Mindannyian tudjuk, hogy a csontok kövült szövetek, így ha savba dobjuk őket, semminek sem kellene maradnia.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Nu vet vi ju alla att ben är fossilerade, så om man lägger dem i syra, borde ingenting bli kvar.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Nu weten we allemaal dat botten gefossiliseerd zijn en dat als je ze in zuur gooit er niets van overblijft.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Știm că oasele sunt fosilizate, așa că, dacă sunt expuse la acid, n-ar trebui să mai rămână nimic.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Todos sabemos que los huesos están fosilizados y, por ende, si uno lo pone en ácido no debería quedar nada.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Todos sabemos que os ossos estão fossilizados. Portanto, se os mergulharmos em ácido não devia sobrar nada.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Tutti sappiamo che le ossa sono fossilizzate, e che se si buttano nell'acido non dovrebbe rimanere nulla.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Vi ved alle, at knogler er forstenede, så hvis du lægger den i syre, så burde der ikke være noget tilbage.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Všetci vieme, že kosti sú skamenelé, takže keď ich ponoríte do kyseliny, nemalo by z nich nič ostať.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Všichni víme, že kosti jsou zkamenělé, takže pokud je ponoříte do kyseliny, nemělo by z nich nic zůstat.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Wiemy, że kości są skamieniałe, więc po zanurzeniu ich w kwasie nie powinno nic zostać.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.כולנו יודעים שעצמות הן מאובנות, ואם תזרוק אותם לתוך חומצה, לא אמור להישאר דבר.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.وكما نعرف ان العظام تتحلل ان تم وضعها في مواد حمضية فلن يتبقى منها شيء
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.もし酸に浸ければ 何も残らないはずです しかし実際には違いました
Şimdi hala geride.Acum este aici.
Şimdi hala geride.Ahora está aquí de nuevo.
Şimdi hala geride.Giờ quay lại chỗ đó.