geride ile cümle
geride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Sie bieten sichere Jobs für Leute, die vom alten Spiel vergessen wurden.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Zapewniają miejsca pracy ludziom, o których stara gra w ogóle nie dbała.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Zij zorgen voor veilige banen voor mensen die bij het oude spel niet meer mee mochten doen.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Παρέχουν ασφαλείς δουλειές σε ανθρώπους που το παλιό σύστημα τους είχε αφήσει στο περιθώριο.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Они предоставляют надежную работу для людей, которых старая игра оставила на обочине.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.أنها توفر فرص عمل آمنة للناس الذين تركوا العمل في اللعبة القديمة
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Bà giới thiệu họ một cuốn sách về cuộc sống miền nam nơi họ đã bỏ lại đằng sau.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Dala im knihu o južanskom živote, ktorý za sebou zanechali.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Dia memperkenalkan mereka dengan sebuah buku mengenai kehidupan selatan yang mereka tinggalkan.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Ela introduzi-os num livro sobre a vida sulista que eles tinham deixado para trás.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Elle leur a présenté un livre sur le mode de vie qu'ils avaient quitté.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Gli mostrò un libro sulla vita del sud che si erano lasciati alle spalle.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Hän esitti heille kirjan etelän elämästä, minkä he olivat jättäneet taakseen.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Hon introducerade dem till en bok om livet de lämnat bakom sig, i sydstaterna.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.그녀는 그들이 떠나버린 남부의 삶에 대한 책 한 권을 가져왔습니다.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Le-a prezentat o carte despre viaţa din sud pe care o lăsaseră în urmă.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Les dio un libro sobre la vida sureña que dejaron atrás:
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Mutatott nekik egy könyvet a déli életről, amit hátrahagytak.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Predstavila jim je knjigo o življenju na jugu, ki so ga pustili za sabo.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Sie gab ihnen ein Buch über das Leben im Süden, das sie hinter sich gelassen hatten.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Ukázala jim knihu o tom jižanském životě, který opustili.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Zapoznała ich z książką o życiu na południu, które zostawili za sobą.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Ze leerde hen een boek kennen over het Zuidelijke leven dat ze achter hadden gelaten.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Τους ανέφερε σε ένα βιβλίο για τη ζωή στο νότ που είχαν αφήσει πίσω τους.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Вона показала їм книгу про життя на Півдні, яке вони залишили позаду:
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Она показала им книгу о жизни на Юге, которую они оставили позади.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Тя им представила една книга за южняшкия живот, който оставили след себе си.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.היא הציגה בפניהם ספר אודות החיים שהשאירו מאחוריהם בדרום.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.لقد قدمت لهم كتاباً عن حياة الجنوب التي كانوا قد تركوها خلفهم.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.書かれた本を その親戚に紹介したのです "彼らはのんびりと読書をしたり
Onu geride bırakmalıydım!Đáng lẽ mình nên mặc kệ cô ta mới phải!
Onu geride bırakmalıydım!¡Debería haberla dejado atrás!
Onu geride bırakmalıydım!J'aurais dû la laisser tomber !
Onu geride bırakmalıydım!Трябваше да я изоставя!
Onu geride bırakmalıydım!Я не должен был брать её с собой!
Orta çağ din adamları gibi onları birbirine dikeriz. Normal şeyleri de geride bırakırız.Juntamos isso tudo como monges medievais e deixamos o que é normal para trás.
Orta çağ din adamları gibi onları birbirine dikeriz. Normal şeyleri de geride bırakırız.Łączymy je skrupulatnie, niczym średniowieczni mnisi, pomijając wszystko, co normalne.
Orta çağ din adamları gibi onları birbirine dikeriz. Normal şeyleri de geride bırakırız.И мы сшиваем их вместе, как средневековые монахи, оставляя всё обыденное на полу.
Orta çağ din adamları gibi onları birbirine dikeriz. Normal şeyleri de geride bırakırız.Ми сплітаємо разом саме їх, ніби середньовічні монахи, залишаючи нормальні речі на підлозі.
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Chính quyền tới, sơn trắng bức tường, để chừa lại hình xe tăng và thêm dòng chữ
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:De overheid komt de muur wit schilderen, laat de tank staan en voegt eraan toe:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Die Behörden malen die Wand wieder weiß, außer den Panzer, mit einer Nachricht:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Jön a hatalom, és fehérre festi a falat, meghagyja a tankot és egy üzenetet:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:당국자가 나와 벽을 흰색으로 지워버렸죠. 탱크는 남기고 다른 문구를 써넣었어요:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Le autorità arrivano, dipingono il muro di bianco, lasciano il carro armato e aggiungono:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Les autorités viennent, peignent le mur en blanc, laissent le char et ajoutent un message :
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Pemerintah datang dan mengecat putih tembok itu menyisakan tanknya dan menambah pesan.
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Úřady daly zeď přemalovat na bílo, ponechaly tam však ten tank a přidaly vzkaz:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Vláda stenu nechala natrieť na bielo, ale ponechali tank a dodali odkaz
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Władze zamalowały mur na biało, pozostawiając czołg i dodając hasło:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Στη συνέχεια οι αρχές έβαψαν λευκό τον τοίχο άφησαν το τανκ και έγραψαν ένα μήνυμα :
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Властите дойдоха, боядисаха стената бяла, оставиха танка и добавиха съобщение:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Приходят власти, красят стену белым, оставляют танк и пишут:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Приходять можновладці, замальовують стіну білою фарбою, залишають тільки танк і додають інший надпис:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:הרשויות באו, וצבעו את הקיר בלבן, השאירו רק את הטנק והוסיפו:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:فجاءت السلطة وبيضوا الجدار، تاركين الدبابة ومضيفين رسالة تقول:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:他を白く塗り 言葉を書きました 「軍と人民 手をつなごう エジプト人のためのエジプトを」
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir. 10 mil geride olamazlar.Ces pisteurs experts doivent faire partie de la meute, pas 15 kilomètres en arrière.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir. 10 mil geride olamazlar.Los expertos tienen que ser parte de la manada, no pueden estar a 15 km.
Özellikle buz denizlerindeki doğal değişim oranları, birkaç sene öncesinin tahminlerini geride bırakıyor.En particulier dans le monde de la glace océanique,