Normal şeyleri de geride bırakırız.ونترك الاشياء الطبيعية على الأرض.
Normal şeyleri de geride bırakırız.これがある種の精神障害を 過剰に診断することにつながります
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.A küldetése, hogy megvédje az otthon maradt családja szabadságát.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Cette mission est de défendre la liberté de sa famille qui est restée au pays.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Diese Mission ist, die Freiheit der Familie zu verteidigen, die er zu Hause gelassen hat.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Essa missão é defender a liberdade da família que ele deixou em casa.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.그의 임무는 바로 그가 집에 두고온 가족의 자유를 지키는 것입니다.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Misi tersebut untuk mempertahankan kebebasan dari keluarga yang dia tinggalkan di rumah.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Misji obrony rodziny, którą zostawił w kraju.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Nhiệm vụ đó là bảo vệ tự do của gia đình anh bỏ lại ở nhà.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Quella missione è difendere la libertà della famiglia che ha lasciato a casa.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Ta mise je bránit svobodu rodiny, kterou zanechal doma.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Αυτή αποστολή είναι να προστατεύσει την ελευθερία της οικογένειας που άφησε πίσω στο σπίτι.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Тази мисия е да защитава свободата на семейството, което е оставил у дома си.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Це завдання - захищати свободу родини, що залишилася вдома.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Эта задание — защитить свободу семьи, которую он оставил дома.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.המשימה היא לשמור על החופש של המשפחה שעזב בבית.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.تلك المهمة هي الدفاع عن حرية الأسرة التي تركها في الوطن.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.彼の周りの兵を守ること
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.In tutti i matrimoni c'č uno che muore prima dell'altro, ma č duro essere quello che rimane.
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.Toate cuplurile căsătorite sunt, în final, despărţite de moarte, dar e trist să fii cel ce rămâne în urmă.
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.Todas las parejas se separan con una muerte, pero es duro ser el que se queda.
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.Todos os casais são eventualmente separados pela morte. Mas é duro ser aquele que sobrevive.
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.Vse zakonce loči enkrat smrt, težko pa je biti vdovec.
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.Όλα τα παντρεμένα ζευγάρια τα χωρίζει ο θάνατος, αλλά είναι δύσκολο να είσαι αυτός που μένει πίσω.
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.Все семейные пары в свое время разлучает смерть, но тому, кто остался жить, очень тяжело.
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.كل المتزوجين سيفرقهم الموت في النهاية و لكن من المؤلم أن تكون أنت من يبقى
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Acestea oferă locuri de muncă sigure pentru oameni pe care vechiul joc i-a lăsat în urmă.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Biztos megélhetést nyújtanak azoknak, akiket a régi játék kikosarazott.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Elas oferecem empregos seguros para pessoas que o antigo jogo deixou para trás.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Ils fournissent un travail sûr à ceux que l'ancien jeu a laissés tomber.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Sie bieten sichere Jobs für Leute, die vom alten Spiel vergessen wurden.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Zapewniają miejsca pracy ludziom, o których stara gra w ogóle nie dbała.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Zij zorgen voor veilige banen voor mensen die bij het oude spel niet meer mee mochten doen.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Παρέχουν ασφαλείς δουλειές σε ανθρώπους που το παλιό σύστημα τους είχε αφήσει στο περιθώριο.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Они предоставляют надежную работу для людей, которых старая игра оставила на обочине.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.أنها توفر فرص عمل آمنة للناس الذين تركوا العمل في اللعبة القديمة
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Bà giới thiệu họ một cuốn sách về cuộc sống miền nam nơi họ đã bỏ lại đằng sau.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Dala im knihu o južanskom živote, ktorý za sebou zanechali.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Dia memperkenalkan mereka dengan sebuah buku mengenai kehidupan selatan yang mereka tinggalkan.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Ela introduzi-os num livro sobre a vida sulista que eles tinham deixado para trás.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Elle leur a présenté un livre sur le mode de vie qu'ils avaient quitté.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Gli mostrò un libro sulla vita del sud che si erano lasciati alle spalle.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Hän esitti heille kirjan etelän elämästä, minkä he olivat jättäneet taakseen.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Hon introducerade dem till en bok om livet de lämnat bakom sig, i sydstaterna.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.그녀는 그들이 떠나버린 남부의 삶에 대한 책 한 권을 가져왔습니다.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Le-a prezentat o carte despre viaţa din sud pe care o lăsaseră în urmă.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Les dio un libro sobre la vida sureña que dejaron atrás:
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Mutatott nekik egy könyvet a déli életről, amit hátrahagytak.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Predstavila jim je knjigo o življenju na jugu, ki so ga pustili za sabo.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Sie gab ihnen ein Buch über das Leben im Süden, das sie hinter sich gelassen hatten.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Ukázala jim knihu o tom jižanském životě, který opustili.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Zapoznała ich z książką o życiu na południu, które zostawili za sobą.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Ze leerde hen een boek kennen over het Zuidelijke leven dat ze achter hadden gelaten.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Τους ανέφερε σε ένα βιβλίο για τη ζωή στο νότ που είχαν αφήσει πίσω τους.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Вона показала їм книгу про життя на Півдні, яке вони залишили позаду:
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Она показала им книгу о жизни на Юге, которую они оставили позади.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.Тя им представила една книга за южняшкия живот, който оставили след себе си.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.היא הציגה בפניהם ספר אודות החיים שהשאירו מאחוריהם בדרום.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.لقد قدمت لهم كتاباً عن حياة الجنوب التي كانوا قد تركوها خلفهم.