Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.A máme globální oslavy a začneme -- víte -- vidět to špatné z toho.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.E avremo feste in tutto il mondo, del tipo "il peggio è passato"..
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.Globális ünnepségek lesznek, és már el is kezdtük -- tudják, a legrosszabbon már túl vagyunk.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.Het is feest op de hele wereld en we hebben het ergste gehad.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.I cały świat świętuje to co naprawdę zaczęliśmy. No wiecie... widzieliśmy najgorsze.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.우리는 전지구적인 축제를 벌이게 될텐데, 사실 우리는 --여러분도 아시다시피 -- 그 중 가장 화려한 축제들은 이미 보았을 것이다.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.Lalu ada perayaan global dan kita sebenarnya mulai -- Anda tahu kita telah melihat bagian terburuknya.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.Şi vom avea sărbători globale, că am început într-adevăr să-- ştiţi voi-- ce a fost mai rău a trecut.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.Und wir erleben globale Feierlichkeiten, und wir haben gerade begonnen das Schlimmste gesehen zu haben.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.Y tendremos celebraciones globales y habremos realmente comenzado a, bueno, ya habrá pasado lo peor.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.И у нас будет всемирное празднование, и мы уже начали — ну, вы знаете, мы и не такое видали.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.ויש חגיגות כלל עולמיות, וממש התחלנו - אתם יודעים - ראינו כבר את הגרוע ביותר.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.و يكون لدينا إحتفالات عالمية, و نكون قد بدأنا حقا في -- كما تعلمون-- قد رأينا أسوأ ما في الأمر.
Dünya genelinde kutlamalar yapılıyor ve gerçekten de en kötü zamanlar... ...artık geride kaldı.最悪なことが起こっているのです おそらくその日 我々が目にするのは グリーンランドの氷床が
Eğer muhafazayı hareket ettirirseniz, top geride kalarak yayı gerdirir.Om du rör höljet uppåt kommer kulan släpas efter vilket tänjer fjädern.
Eğer muhafazayı hareket ettirirseniz, top geride kalarak yayı gerdirir.Wenn man das Gehäuse bewegt, bewegt sich auch die Metallkugel und dehnt die Feder.
Eğer muhafazayı hareket ettirirseniz, top geride kalarak yayı gerdirir.אם נזיז את המסגרת הכדור ישתרך מאחור וימתח את הקפיץ.
Eğer muhafazayı hareket ettirirseniz, top geride kalarak yayı gerdirir.إذا حركت الحاوية للأعلى فإن الكرة ستتأخر ممددةً النابض.
Eşlenik bazı ise, hemen bir hidrojen protonunu atalım, elektronu geride kalıyor.Ez konjugált bázis, nyilván megszabadítjuk egy hidrogén protonjától-- ez nem csinálja ezt az electronjaival.
Eşlenik bazı ise, hemen bir hidrojen protonunu atalım, elektronu geride kalıyor.Je to konjugovaná báze, v podstatě se jen zbavíme jednoho z těchto vodíkových protonů.
Eşlenik bazı ise, hemen bir hidrojen protonunu atalım, elektronu geride kalıyor.Per la sua base coniugata, togliamo uno degli idrogeni che non si porta dietro l'elettrone.
Eşlenik bazı ise, hemen bir hidrojen protonunu atalım, elektronu geride kalıyor.Poszukajmy sprzężonej z nim zasady - usuwamy kation wodoru, czyli atom wodoru bez elektronu.
Eşlenik bazı ise, hemen bir hidrojen protonunu atalım, elektronu geride kalıyor.Sa base conjuguée, on se débarrasse juste d'un de ses protons d'hydrogène - il ne prend pas
Eşlenik bazı ise, hemen bir hidrojen protonunu atalım, elektronu geride kalıyor.Voor de geconjugeerde base doen we in feite gewoon één van deze waterstofprotonen weg.
Eşlenik bazı ise, hemen bir hidrojen protonunu atalım, elektronu geride kalıyor.Για τη συζυγή βάση, διώχνουμε ένα απο τα πρωτόνια-- δεν παίρνουν τα ηλεκτρόνια μαζί.
Eşya yığınını geride bırakınca üzerine kilit vurman gerekir.Dan ketika Anda meninggalkan barang-barang Anda Anda harus mengunci itu.
Eşya yığınını geride bırakınca üzerine kilit vurman gerekir.E quando lasci la tua roba devi mettergli il lucchetto.
Eşya yığınını geride bırakınca üzerine kilit vurman gerekir.Et quand vous quittez vos affaires, vous les enfermez.
Eşya yığınını geride bırakınca üzerine kilit vurman gerekir.Y cuando dejas tus cosas tienes que encerrarlas.
Eşya yığınını geride bırakınca üzerine kilit vurman gerekir.И когато ги оставите, трябва да ги заключите.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Chápu to.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Das verstehe ich.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Dat snap ik.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Det forstår jeg.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Eu percebo isso.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Jag kan förstå det.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Kami mengusulkan untuk mengabaikan jutaan anak, dan beginilah caranya.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Lo entiendo.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Me ne rendo conto.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Tôi có thể thấy điều đó.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.To mi je jasno.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Το καταλαβαίνω.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Это я понимаю.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Я вже це уявляю.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Aber einige Länder bleiben hier in diesem Gebiet zurück.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Ale některé země stále zůstávají v této oblasti.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Ale niektóre kraje pozostają tu, w tym rejonie.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Ale niektoré krajiny stále zostávajú v tejto oblasti.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Dar unele tări rămân pe negru în zona asta.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.하지만 몇몇 국가는 이 아래 부분에 머물고 있습니다.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Ma alcuni paesi rimangono indietro, in questa zona.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Maar hier in dit gebied blijven enkele landen achter.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Mais certains pays restent au fond, ici.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Mas alguns países permanecem nesta área aqui.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Nhưng vẫn có một vài nước vẫn bị thụt lùi, ở khu vực trên đây.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Pero algunos países quedan rezagados en este área de aquí.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Tapi beberapa negara tetaplah tertinggal di daerah ini.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Κάποιες χώρες όμως μένουν πίσω, σε αυτή εδώ την περιοχή.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Але певні країни все ще залишаються в цій зоні.
Fakat bazı ülkeler burada bu bölgede hala geride kaldı.Но некоторые страны остались позади.