geride ile cümle
geride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlara uygun olarak Amalrik Kahire'de bir Haçlı birliği geride bırakmıştı.For sikkerheds skyld sendte de alligevel en delegation til oraklet i Delfi.
Onu tam geride bırakıp gidecekken geri gelip onu hastaneye götürür.En dag tager hun ham med hjem, men han vil tilbage på hospitalet.
Kariyerini geride bırakmış.Derefter stoppede han karrieren.
Ancak 1204 yılında, her iki çocuğunu geride bırakara, Doğuya gidip eşine katılmıştır.Tidlig i 1204 etterlot hun sine to barn for å komme til ham i Midtøsten.
Soyguncular ise Will'i geride bırakarak araçla kaçarlar.Men de nekter å dra etter piratene for å redde Will.
Ölümünden sonra geride 5 yaşında bir kızı kalmıştır.Hun etterlot seg en datter som var 5 år ved dødsfallet.
Kudurrular Babil'deki Kassitler hükmü süresinden geride kalan tek sanat eserleridir.Kudurruene er de eneste overlevende kunstferdigheter fra kassittenes herredømme i Babylonia.
Greg LeMond, Paris'teki final binişinde 50 saniye gerideydi.Greg LeMond var 50 sekunder bak Laurent Fignon før den avsluttende tempoetappen inn til Paris.
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Statistisk overgikk selskapet alle sine rivaler i Asiahandelen.
Ordunun kalan bölümü, istilayı tamamlamak üzere General Mardonius komutasında geride bırakılmıştır.Betjent Andersson blir forlatt alene igjen på gården.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Mange av disse hadde store skader og havnet bakom.
Geride kalan sezonun bana çok şey kattığına inanıyorum.Den påfølgende sesongen gikk derimot mye tyngre.
Efrosini, geride kaldı ve hemen yeni yönetim tarafından tutuklandı.Efrosini ditinggalkan dan segera dipenjarakan oleh rezim baru.
Sonuçta, Mauricius'un seferlerinin başarısı Phocas tarafından geride bırakıldı.Pada akhirnya, keberhasilan kampanye Maurice diprediksi oleh Phocas.
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Secara statistik, perkembangan usaha VOC melampaui semua pesaingnya di kawasan Asia.
Geride bıraktığı eserleri ile modern Ukrayna dili ve edebiyatının temeli olarak gösterilir.Warisan sastranya dianggap sebagai dasar dari sastra Ukraina modern dan bahasa Ukraina modern.
Geride kalanlar belirgin bir yenilenmeye, rota değişikliğine yöneldiler.Hai berubah posisi sekali lagi, beralih ke Support.
En son 2003 yılında Tasos Papadopulos tarafından geride bırakılarak bu görevi devretmiştir.Dia terpilih pada tahun 2008 menggantikan Tassos Papadopoulos.
Geride bıraktığımız 2009-10 sezonu ise kariyerinin en verimli senesi oldu.Musim 2009-10 adalah musim terbaik dalam sejarah klub.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.Spesies-spesies lampau juga meninggalkan catatan sejarah evolusi mereka.
Kalan 500.000 gümüş mark birçok Haçlı şövalyesi tarafından gizlice geride tutuldu.Phần còn lại khoảng 500.000 đồng mark bạc đã được bí mật giữ lại bởi các hiệp sĩ Thập tự chinh.
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Theo thống kê, VOC làm lu mờ tất cả các đối thủ thương mại khác tại châu Á.
Geride korumasız kalan İmparatorluk kampı, Normanların eline geçti.Doanh trại của Đế quốc, vốn không có người bảo vệ, đã nằm trong tay người Norman.
O sırada Canopus, kömür ikmal gemileriyle birlikte hâlâ 300 mil (480 km) kadar gerideydi.Canopus còn tụt lại phía sau khoảng 300 dặm (480 km) hộ tống các tàu tiếp than Anh.
Qui-gon ve Obi-wan Darth Maul'la duello etmek üzere geride kalırlar.Qui-Gon Jinn và Obi-Wan Kenobi đánh nhau với Darth Maul.
Halihazırda zengin olanlarsa gezegeni terk edip geride kalanları kaderlerine terk etmişler.Những người sống sót đã lên máy bay, đành mặc cho số phận.
Bu bedeli karşılayacak tek şey Sovyetleri yenip, geride kaldığımız birkaç yılı sonlandırmak.Tuy nhiên, loạt tiền xu này cực kỳ ngắn ngủi khi Liên Xô chấm dứt tồn tại chỉ vài tháng sau khi được thả ra.
Colin Bell daha geride oynamaya başladı.Bell nói tiếp.
Heinle'nin geride bıraktıklarına ait derlenmiş ve tek olarak yayımlanmış bir kitap hâlâ yoktur.Và Atlantis mất tích, chẳng để lại gì ngoài một cuốn sách.
Geride iki çocuk bıraktı: Aleksios ve David.Họ có hai người con trai: David và Mathias.
Birinci tur sonunda Coulthard Alesi'nin 2,8 saniye önünde, Hill ise 0,3 saniye daha gerideydi.第1ラップの終わりまでにクルサードは2位のアレジに2.8秒の差を付け、3位のヒルはそこから0.3秒差であった。
Fakat geride en az iki Quincy kaldı.その後、他にクァントリルと共に25名も到着した。
Geride kalan değişkenler bağımsız değişkenlerin değerlerine bağlı olurlar.瞬間の変化率は独立変数に依存する従属変数である。
Ağır yaralı bir şekilde Jersey'e taşındı ve karısını geride bırakarak İngiltere'ye sürgüne gitti.しかし戦闘で重傷を負い、妻を残してイギリスに亡命した。
Geride kalan tüm süresinde hızı ve eğlencesi genç seyircileri eğlendirmeye yetiyor'' yazıldı.それでいてテンポの良さと高いコメディ性を有し、若い観客にもずっと楽しんでもらえる作品」とされている。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?または、大外枠のさらに外側の枠に入れることもある(これを外枠発走と呼ぶ)。
Geride eşi ile 5 çocuğu yetim kalmıştır.夫との間に5男5女の計10人の子女をもうけた。
Geriye kalan 114 tümen ise daha geride bulunmaktaydı.現在残っている塔の数は14。
Tüm geçmişini geride bırakmaya karar verir.過去の自分と完全に決別する。
Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...その為に我が軍は勢いを失い、賊軍は休息を得る事が出来ました。
Geride heykelleri ve yazıları kaldı.椅子とテーブルだけ置いておく。
Blundell bir sonraki turda pite girerken Hill 22. turda Frentzen'i geride bıraktı.次のラップでブランデルがピットインし、22ラップ目にヒルはフレンツェンをパスした。
Fakat Manon güzel elbiselerini ve mücevheratini geride bırakmaktan çekinmektedir.ヒリアードは衣服や宝飾品を美しく描く技法も身につけた。
Zeki bu maçtan sonra Geriden gelen arkadaşlarımın önünü açmak için iyi mücadele etmem gerekiyordu.攻守共に、闘志を前面に押し出したプレーで人気があった。
Lütfen geride hiçbir şey bırakmayın.御忘れ物なきようお願いします。
Kalan 500.000 gümüş mark birçok Haçlı şövalyesi tarafından gizlice geride tutuldu.其余的50万银马克被许多十字军骑士秘密带走。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?或云:兵魂固結而成,後山麓田螺斷尾能活。
Giderken de, geride bıraktık babamı.在制作过程中,我的父亲离开了我。
Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir.苏维埃政权严厉惩罚留下来的卡尔梅克人,处决了10000人。
UTC-08:30, UTC'dan 8,5 saat geride olan bir saat dilimidir.UTC−08:30 曾作為皮特凯恩群岛的標準時間。
Fakat geride en az iki Quincy kaldı.南齊以后,五等侯消失。
Geride kalan birçok uçak vardır.Bu uçaklar çeşitli müzelerde sergilenmektedir.许多这些飞机在博物馆中展览,有些还能够飞的还会在飞行表演中展示。
Bu tartışmalar geride kaldı.這些爭論毫無止息。
Geride eşi ile 5 çocuğu yetim kalmıştır.孙定国身后留下妻子及5个孩子。
Her şeyi geride bırakıp kaçmakta iken yakalanıp öldürüldü.後蕃謀叛,事覺伏誅,普亦自殺。
Kötü bir başlangıç sonrası takımı toparladı ve ilk sezonunu 4 puan geride 3. olarak tamamladı.當初開始是以3回結束,後來用4回完成第1部。
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.카니오와 베페는 받아들이지만, 토니오는 뒤에 남는다.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?소연(蕭然)이 어찌 쇄연(灑然)만 하며, 절세(絶世)가 어찌 무위(無位)만 하겠는가.
İspanya ekonomisi 2007 yılında tüm G7 ülkelerini geride bırakarak %3.8 büyümüştür.스페인의 경제 성장률은 2007년 3.8%로 모든 G8개국보다 높게 나타났으며 3년 연속 성장률 우위를 점했다.
Mısır'daki halk açlıktan büyük zayiat verdi ve geride kalanlar gayet sıhhatsiz ve zayıf kalmışlardı.당시 이집트의 국민들은 가난했고, 정치인들은 무능하고 부패했다.