geride ile cümle
geride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biz bölgemizden daha ileri olmak zorundayız, geride kalamayız.따라서 해당 위치에서는 수장이지만 그 위치를 벗어날 수 없다.
Yaralanan düşmanın işi geriden gelenlerce bitirilirdi.적을 죽였을 시 나오는 시체에도 수정이 가해졌다.
5. maçta Mavericks, Calvin Booth'un bitime 9.8 saniye kala attığı turnikeye maça kadar oyunu geride götürdü.5경기에서 매버릭스는 종일 끌려가다가 캘빈 부스의 점프샷으로 9.8초 남기고 84-83으로 경기를 뒤집었다.
Ama Atom Enerjisi Konseyi'ndeki iş kolaylıkla geride bırakılamamıştı.그러나 노동운동의 통일작업은 쉽게 성취될 수 없었다.
Geride kalanlar ise kutlu bir kişinin tekrar gelip kendilerini kurtaracağına inanırlar.단 구원받은 자들은 생명의 부활로 그리고 버려진 자들은 심판의 부활을 받게 될 것을 믿습니다.
Quentin, Margo'yu bulmaya kararlıdır ve geride kalır.קוונטין חדור מטרה למצוא את מרגו והוא נשאר באגלו.
11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik.שאר אחד עשר האנשים נשארו מאחור כדי לשמור על הסירות.
Kariyerini geride bırakmış.היא מוותרת על קריירה משלה.
Geride kalan birçok uçak vardır.Bu uçaklar çeşitli müzelerde sergilenmektedir.מספר מטוסים שנותרו לפליטה מוצגים במוזיאונים צבאיים שונים.
Tabularium, geriden Roma Forumu üzerine doğru bakar.הקתדרלה סופחה אל הפורום הרומי.
Hazinesini geride bıraktı.היא תשאיר את הירושה שלה מאחור...
Geride genç karısı Zarina ve üç yetim çocuğunu bıraktı.הותיר אחריו את רעייתו רגינה ושלושת ילדיהם.
Maddecilikle geride beraberim ama, ilerde beraber değilim."אני כמעט שם, אבל אני עדיין לא שם".
Amalthea (Mars'ı da geride bırakarak Güneş Sistemi'nin en kırmızı üyesi unvanını alır.הירח אמלתאה הוא העצם האדום ביותר במערכת השמש ואף אדום יותר מכוכב הלכת מאדים.
General Johnston komutasındaki Anzak birlikleri, saat 06:30 dolaylarına kadar geride kalan taburu beklediler.מפקדי הקיבוץ החליטו לחכות לתגבורת עד שעה 03:00.
Geride eşi ile 5 çocuğu yetim kalmıştır.הותיר אחריו אישה וחמישה ילדים.
Geride iki çocuk bıraktı: Aleksios ve David.השאיר אחריו שני בנים, אלכס וג'וש.
Küresel yıldız kümelerinin oluşumu, az anlaşılmış bir olguyu geride bırakıyor.אמנות עכשווית משאירה אחריה שובל של חוסר הבנה.
Onu tam geride bırakıp gidecekken geri gelip onu hastaneye götürür.היא מספרת לו את כל הסיפור והוא מתעלף ומוחזר לבית החולים.
Bugün geride bir tek fotoğrafı var.נותרה רק תמונה מוגדלת אחת.
Kötü bir başlangıç sonrası takımı toparladı ve ilk sezonunu 4 puan geride 3. olarak tamamladı.הקבוצה פתחה את העונה היטב והייתה במקום ה-4 כעבור 11 מחזורים.
Geride korumasız kalan İmparatorluk kampı, Normanların eline geçti.Имперският лагер, който е оставен без охрана попада в ръцете на норманите.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.Видове, съществували в миналото, също са оставили данни за еволюционната си история.
Birkenau'da 4.000'i kadın olmak üzere 5.800 güçsüz ve hasta tutuklu geride bırakılmıştır.В Биркенау са били почти 5800 изнурени и болни арестанти, от тях за 4000 жени не са били положени грижи.
Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı.След, което числото 50 е сложено в стека.
Bu siyasi değişiklik görünüşe göre geride kalan lejyonerlerin işine yaradı.Смяната в управлението вероятно се извършва в полза на утвърдените аристократи.
Türkiye, Almanya gibi bir ülkeyi geride bırakarak tarihinde finallere kaldı.Въпреки това, Финландия, до голяма степен зависима от Германия, отговоря с отказ.
Amalthea (Mars'ı da geride bırakarak Güneş Sistemi'nin en kırmızı üyesi unvanını alır.Амалтея е най-червеният обект в Слънчевата Система, по-червен дори от Марс.
Tabularium, geriden Roma Forumu üzerine doğru bakar.Tabularij gleda sa strane na Rimski forum.
Geride kalanların isteği doğrultusunda isimler değiştirilmiştir.Imena su promijenjena na zahtjev preživjelih.
Geride ikinci eşi ve üç çocuğu kalmıştır.Iza njega su ostali supruga i troje djece.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Neke od njih bile su ravne, druge udubljene.
Evden kaçar ve geride, iki çocuğunu ve karısının cesedini bırakırak köyden uzaklaşır.Vraća se u šumu kako bi izvukao svoju ženu i sina iz udubine gdje se skrivaju.
Fakat Manon güzel elbiselerini ve mücevheratini geride bırakmaktan çekinmektedir.Manon však váha, pretože nie je ochotná vzdať sa šperkov a pekných vecí.
Ordunun kalan bölümü, istilayı tamamlamak üzere General Mardonius komutasında geride bırakılmıştır.V Európe nechal ostatok armády pod Mardoniovým velením, ktorý mal dokončiť dobytie krajiny.
Geride kalan 10 yıl da tam 300 lig müsabakası oynamıştır.V činohre pôsobil vyše 30 rokov a zahral si temer 300 postáv.
Geride bıraktığı eserleri ile modern Ukrayna dili ve edebiyatının temeli olarak gösterilir.Je považovaný za zakladateľa modernej ukrajinskej literatúry.
Geride kalan birçok uçak vardır.Bu uçaklar çeşitli müzelerde sergilenmektedir.Časť lietadiel bola predaná do zahraničia a niekoľko strojov zostalo uložených alebo v múzeách.
Kalan 500.000 gümüş mark birçok Haçlı şövalyesi tarafından gizlice geride tutuldu.Ostanek 500.000 srebrnih mark so skrivaj obdržali številni križarski vitezi.
Amalthea (Mars'ı da geride bırakarak Güneş Sistemi'nin en kırmızı üyesi unvanını alır.Amalteja je najbolj rdeče telo v sončnem sistemu, celo bolj je rdeča od Marsa.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.Tudi vrste, ki so živele v preteklosti, so zapustile sledi svojega razvoja.
Bu dönemin ardından yine Millî Mücadele yıllarında da geride kalan yetişkin erkek nüfus cepheye taşınmıştır.Po tem času so se na Ptujsko polje ponovno pričeli priseljevati ljudje in prebivalci, kolikor jih je še bilo.
Ancak bilim kurgu hikâyeleri diziyi domine etti ve "tarihsel" hikâyeler geride kaldı.Znanost je postopoma napredovala, pravljice pa so se ohranjale.
Bu tartışmalar geride kaldı.Lokalni spori so ostali.
1 kyu seviyesini geride bırakan oyuncu 1 dan olmuştur ve artık 'oyunu biliyorum' diyebilir.Igralec, ki je prvi dobil karte, ima prednost in lahko izjavi: "Igram".
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Nekateri so bili preprosto opuščeni in so propadli.
Blundell bir sonraki turda pite girerken Hill 22. turda Frentzen'i geride bıraktı.Krog kasneje je na postanek zapeljal Blundell, Hill pa je v dvaindvajsetem krogu uspel prehiteti Frentzna.
Mağaranın doğal ayrışma ana kaya içinde bulunan alüminosilikatların konsantrasyonlarda geride bırakılabilir.Naravno preperevanje jame lahko za seboj pusti koncentrat alumosilikatov, ki jih je vsebovala osnovna kamnina.
Ancak kamp takipçisi ihtiyarlar, kadınlar ve çocuklar ve bazı papazlar ordugahta geride bırakıldı.Medtem ko so se možje bojevali na obzidju, so starci, ženske in otroci molili v cerkvi.
11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik.Likusieji 11 žmonių liko saugoti valčių.
Asıl tehlike cephe hattında değil geride baş göstermiştir.Vyriai buvo kompiuterio priekyje, o ne gale.
Geride bıraktığı eserleri ile modern Ukrayna dili ve edebiyatının temeli olarak gösterilir.Jo literatūrinis palikimas yra laikomas modernios ukrainiečių literatūros pagrindu.
Geride kalanların isteği doğrultusunda isimler değiştirilmiştir.Kitų ralių pakeisti pavadinimai.
Geride eşi ile 5 çocuğu yetim kalmıştır.Nikas su seserimis liko našlaičiais.
Tırmanıcı ve döner parmaklı ayaklarının iki parmağı önde, ikisi geridedir.Kojos pilkos, du pirštai atsukti į priekį, kiti du – atgal.
Yüksek olan beklentileri de geride bırakarak piyasaya çıktığı ilk üç yıl içinde 32 milyon adet sattı.Verslo partneriai užsibrėžė tikslą per 10 metų atidaryti 32 naujus prekybos taškus.
Türk geleneğine göre köylüler 323 yılı geride bırakan bir olayı (Viyana Kuşatması) kutlamaktadırlar.Türgi traditsiooni järgi tähistavad külaelanikud sündmust, mis sai alguse 323 aastat tagasi.
Ölümünden sonra geride 5 yaşında bir kızı kalmıştır.Temast jäid maha naine ja viieaastane tütar.
Kariyerini geride bırakmış.Karjääri keerdtrepp.
Polonya böylece geriden gelerek grubu birinci bitirmiş oldu.Poolakat otsustasid esimesena rünnata Valmierat.