geri dönmek ile cümle
geri dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Ils décident d'attaquer les Mongols sans attendre.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Il rentre en France gravement blessé par une chute survenue sur le chantier.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.L'Égypte remporte cette compétition en étant invaincu.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Il est de retour.
Onları Yahudi olarak kabul ediyoruz, geri dönmek isteyen her birini kabul ediyoruz.On cherche des coupables et les Juifs sont tout désignés.
Tom doğduğu yere geri dönmek istemiyordu.Tom no quería volver al lugar donde nació.
Tom işe geri dönmek zorunda.Tom tiene que volver al trabajo.
Ben ofise geri dönmek zorundayım.Tengo que volver a la oficina.
O, orduya geri dönmek istiyor mu?¿Él quiere volver al ejército?
Avustralya'ya geri dönmek istedik.Queríamos volver a Australia.
Ancak bu sırada Hanna, Ising için çalışmaya geri dönmek istedi, çok sadık olduğunu hissetti.En ese entonces, Hanna expresó deseos de volver a trabajar con Ising, a quien le era muy leal.
Robinson Fransa ve Monet'den son kez 1892 yılında ayrıldığında niyeti tekrar geri dönmekti.Robinson abandonó Francia y a Monet por última vez en 1892, aunque tenía intención de volver.
Bart ve Lisa Springfield İlköğretim Okulu'na geri dönmek ister.Bart y Lisa, sin embargo, suplican para volver a Escuela Primaria de Springfield.
Geri dönmek harika'' dedi.Es genial tenerlo de vuelta ".
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.El retorno se debió al mal tiempo.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Debido a una grave lesión tuvo que regresarse a Inglaterra.
Siyahın buna verebileceği en iyi karşılık 6...Ad4 ile Fritz Varyantı'na geri dönmektir.Las negras pueden transponer a la Variante Fritz con 6 ...
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Había regresado.
Ancak hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı ve aynı yıl öldü.A continuación, se retiró y murió en el mismo año en su hogar.
İstemezsen Boston'a geri dönmek zorunda değilsin.Non devi tornare a Boston se non vuoi.
Onları Yahudi olarak kabul ediyoruz, geri dönmek isteyen her birini kabul ediyoruz.Li accettiamo in quanto ebrei e chiunque di loro desideri tornare , lo accogliamo accettandolo.
İoannis, kentte kendini kuşatılmış olarak buldu ve 1138'de Konstantinopolis'e geri dönmek zorunda kaldı.Giovanni si ritrovò assediato nella città e fu costretto ad andarsene nel 1138, richiamato a Costantinopoli.
Buradan geri dönmektesiniz.Torna un po' da dove sei venuto!
Geri dönüldüğünde ise Sawyer, Claire ve Miles sahile geri dönmektedirler.Claire decide quindi di tornare alla spiaggia con Sawyer e Miles.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Dovranno tornare indietro.
Geri dönmek ya da yola devam etmek arasında tereddüt yaşar ise de devam kararı alır.Una volta che il sopravvissuto tornerà camminare o ad interagire, essi voleranno via.
Tom Boston'a geri dönmek istiyor.Фома хочет вернуться в Бостон.
Geri dönmek harika'' dedi.Потрясающе, что он вернулся!».
Bart ve Lisa Springfield İlköğretim Okulu'na geri dönmek ister.Барт и Лиза просят вернуться в Спрингфилд.
Rick Grimes (Andrew Lincoln) ve oğlu Carl (Chandler Riggs) Greene çiftliğine geri dönmektedirler.Рик Граймс (Эндрю Линкольн) и его сын Карл (Чендлер Риггз) возвращаются на ферму.
Agrippina döndüğünde geri dönmek için hiçbir şeyi yoktu.Агриппине возвращаться было некуда.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.После победы вернулся на Украину.
Bu nedenle çok iyi savunulan şehri alamayarak geri dönmek zorunda kalmışlardır.Те отошли в хорошо укрепленный город, не приняв сражения.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.ولكنه أضطر للعودة بسبب ظروف الحرب .
Wear muhribi, gemiyi kurtarmak için geldi fakat çaresiz geri dönmek zorunda kaldı.وجائت وير موهاربى من أجل إنقاذ السفينة ولكن اضطرت للعودة بدون جدوى .
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.لم يكن سبوتنك-2 مصمما كي يتم استرجاعه، وبالتالي فإن لايكا كان مقدرًا لها الموت منذ البداية.
26 personelini kaybeden filo, İstanbul'a geri dönmek zorunda kaldı.مما دفع الأسطول إلى العودة مرة أخرى إلى أسطنبول بعدما فقد حوال 26 شخص من طاقمه.
Buradan geri dönmektesiniz.رجعَ الغائب.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Mas ele teve que retornar.
İlk içgüdüm, kendimi iyileştirmeyi denemekti ve kısmen hayata geri dönmekti.Meu primeiro instinto foi de tentar me curar e voltar a ter algum tipo de vida.
Ama İskoçya'da başlayan ayaklanma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Porém, foram obrigados a retornar devido a uma grande tempestade que se abateu sobre eles.
Geri dönmek harika'' dedi.É um passo atrás", disse.
Geri dönüldüğünde ise Sawyer, Claire ve Miles sahile geri dönmektedirler.Mas ao descobrir o que aconteceu de verdade, Claire e Sawyer resolvem voltar para a praia, junto com Miles.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Ele teve de voltar por causa da dificuldade em respirar.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.A missão retornou ao Egito em desgosto.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Ze moesten dus terugkeren.
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.De Spoetnik was niet ontworpen om weer te landen en Laika was dus bij de lancering ten dode opgeschreven.
Ancak hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı ve aynı yıl öldü.Hij zou wel hersteld zijn van deze verwonding, maar stierf nog in hetzelfde jaar.
Bu faydalar da işletmeye zaman, kalite, maliyet, hız ve kâr olarak geri dönmektedir.Op hun beurt hangen hier weer zaken als klemtoon, ritme en duur van af.
İoannis, kentte kendini kuşatılmış olarak buldu ve 1138'de Konstantinopolis'e geri dönmek zorunda kaldı.Johannes werd belegerd in de stad en was gedwongen te vertrekken naar Constantinopel in 1138.
Agrippina döndüğünde geri dönmek için hiçbir şeyi yoktu.Toen Agrippina terugkeerde, had zij immers niets (dus ook geen echtgenoot) om naar terug te keren.
Arada sırada ise cehennem boyutuna gidip geri dönmektedir.Zawierała utwory z Returning To Gehenna i Burning The Fields.
Ben, Walt'a adanın kendisinin evi olduğunu ve adaya geri dönmek zorunda olduğunu söyler.Wyjawia on, że Edi jest niedźwiedziem i musi wrócić na swoją wyspę.
Miller zindandan çıkartılmıştır ve evine geri dönmektedir.Ernest zabiera Mad do domu i chce ją naprawić.
Geri dönmekte olan ordu Vidin ile Şumnu arasında iken Avusturya güçleri tekrar hücuma geçtiler.Do swojej posługi wróciły wraz z nadejściem wojsk austriackich.
Setsuna ise hançerin kendisinden çıkarıldığını hisseder, vakti de daralıyordur, hızlıca geri dönmek ister.Brouček konstaterar lättad att han har kommit tillbaka till sin egen tid, och börjar genast skrodera.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Han vände därför tillbaka.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.«Він мав повернутися назад.
Geri dönmek harika'' dedi.Я дуже радий, що повернувся!»
Daha sonra annesinin rahatsızlığı sebebi ile Bursa'ya geri dönmek zorunda kaldı.Через хворобу матері був змушений повернутись додому.