geri dönmek ile cümle
geri dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onları Yahudi olarak kabul ediyoruz, geri dönmek isteyen her birini kabul ediyoruz.Представники інших народів сприймають євреїв як чужих і тому бажають їх знищити.
Paylaşılan bir liste oluşturmak için, iCloud web sitesine geri dönmek gerekiyor.Для участі в LVEE потрібно зареєструватися на сайті конференції
Pocahontas, geri dönmek için birkaç girişimde bulundu,, ancak hiçbiri başarılı olamadı.Patch opravil jen některé chyby, ale ne všechny.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Přesto se vrátil.
Buradan geri dönmektesiniz.Odtud se vrátil zpět.
Geri dönmek harika'' dedi.Je to pro mě pocta, řekla .
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Ne všechny bumerangy se vracejí .
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.Sputnik 2 nu a fost proiectată pentru întoarcere, astfel destinul Laikăi a fost decesul.
Bu yüzden Venedik'e geri dönmek zorunda kaldı.Astfel a fost nevoit să se reîntoarcă în München.
İoannis, kentte kendini kuşatılmış olarak buldu ve 1138'de Konstantinopolis'e geri dönmek zorunda kaldı.Ioan s-a găsit el însuși asediat în oraș, și a fost forțat să plece în 1138, rechemat la Constantinopol.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Catastrofa a fost provocată de condițiile meteo.
Los Alamos’taki çoğu bilim insanı kendi laboratuvarlarına ve üniversitelerine geri dönmek istiyorlardı.Oameni de știință și studenți vin la Los Alamos ca vizitatori pentru a participa la proiecte științifice.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Ezt követően egy balesetben elszenvedett sérülés miatt hazahajózott Angliába.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Ezért kellett visszafordulni.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Az Egyiptom elleni, kieséssel végződő találkozón is betalált.
Ancak hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı ve aynı yıl öldü.Erről az útjáról betegen tért vissza, és a következő évben meg is halt.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Ha másként van, csalódottan tér vissza a munkájához.
Bu yüzden Venedik'e geri dönmek zorunda kaldı.Ily állapotban kellett Bécsbe visszatérnie.
Agrippina döndüğünde geri dönmek için hiçbir şeyi yoktu.Mire magához tért, Kennyt már nem találta sehol.
Oyun Prince of Persia: The Sands of Time'la başlayan hikâyeye geri dönmektedir.Peli jatkaa Prince of Persia: The Sands of Time -pelissä aloitettua tarinaa.
Chaudhry Baldev Singh çok muhafazakârdır ve tek hayali bir gün vatanına geri dönmektir.Chaudhry Baldev Singh on konservatiivinen punjabilaismies, joka haaveilee paluusta Punjabiin.
Bun üzerine Hollanda'ya geri dönmek zorunda kaldı. ^ ProfiliHoorduyn oli palannut Alankomaihin ja sai töitä Fokkerilta.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.He kuitenkin palasivat vielä.
Bu durumda eli boş olarak geri dönmekten başka çare kalmamıştır.Tehtävä ei kuitenkaan ole helppo ja he joutuvat palaamaan matkaltaan tyhjin käsin.
Geri dönüldüğünde ise Sawyer, Claire ve Miles sahile geri dönmektedirler.Claire päättää palata takaisin rannalle Sawyerin ja Milesin kanssa.
Bart ve Lisa Springfield İlköğretim Okulu'na geri dönmek ister.Bart ja Lisa säveltävät Springfieldille uuden kansallislaulun.
Ancak hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı ve aynı yıl öldü.Hän menehtyi sairauteensa vielä samana vuonna.
Bu durumda eli boş olarak geri dönmekten başka çare kalmamıştır.Δεν είχαν ελεύθερα παρά μόνο τα οπίσθια.
Ancak hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı ve aynı yıl öldü.Εκεί ασθένησε από ελονοσία και απεβίωσε το ίδιο έτος.
Fakat Turgut Reis'in çatışmalarda vurulması üzerine geri dönmek zorunda kaldı.Ωστόσο, λόγω της τουρκικής εισβολής αναγκάστηκε να επιστρέψει στο κυπριακό πρωτάθλημα.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Han vendte dog tilbage igen.
Buradan geri dönmektesiniz.Vend herefter tilbage.
Geri dönüldüğünde ise Sawyer, Claire ve Miles sahile geri dönmektedirler.I junglen vælger Sawyer, Miles og Claire at gå tilbage mod stranden.
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.Sputnik 2 var ikke designet til å kunne lande, så det var aldri meningen at Laika skulle overleve.
Tek amacı, Aku'yu yok edip kendi zamanına geri dönmektir.Jeg reparerer forholdet til meg selv og tar igjen for tapt tid.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Mongulene forsøkte forgjeves å gjenerobre byen.
3 Eylül 2014 tarihinde, Lizard Squad daha sonra geri dönmek üzere dağıtıldığı duyurdu.Pada 3 September 3 2014, Lizard Squad mengumumkan bahwa mereka sudah bubar secara tak langsung.
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.Sputnik II tidak dirancang untuk dapat diambil kembali, dan Laika selalu dianggap telah mati.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Segera setelah itu Mongol menarik diri.
Arada sırada ise cehennem boyutuna gidip geri dönmektedir.Hingga mereka pun akhirnya kembali ke neraka.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Kedatangan mereka tergantung kondisi cuaca.
Asmara'ya geri dönmek sadece güneyden olur.Sau khi Hậu Triệu diệt vong mới quay trở về miền nam.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Anh Tông đành phải quay về.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Và khi anh ấy biết mình không thể làm gì hơn nữa, anh ấy dừng đồng hồ lại.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Rồi ông rời Ai Cập để tiếp tục cuộc chinh phạt.
Ancak hata yaptığınızı anlayıp o insana geri dönmek istediğinizde o insan yankının içinde kaybolmuştur. "「あなたが人を裁く同じ方法であなたは裁かれ、あなたが使う尺(measure)であなたは計られる(be measured)だろう」。
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.ここではモノビーストは撤退しない。
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.悪天候のため既に水上艦は帰還を強いられていた。
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.元に戻ったのであった。
Onların gülmeleri gururunu incitmiştir ve bir gün geri dönmek üzere intihar eder.本人は殺害を否定しており、いつか脱出すると心に誓っている。
Diğer SilverHawk'lardan daha yaşlı olduğundan, tatil için ya da emeklilik için Dünya'ya geri dönmek istiyor.比其他銀鷹戰士都年長,希望有朝一日能回到地球度假或是就此退休。
Onun yerine tamir edilmek için 4 Temmuz'da Kiel'e geri dönmek zorunda kaldı.为此,它不得不返回基尔进行维修,并于7月4日抵达。
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.后来,他因负伤不得不返回英国。
Oyunda her oyuncunun görevi bir harita üzerinde bir parça peynir toplamak ve fare deliğine geri dönmektir.之后,玩家要控制收集到奶酪的老鼠返回地图中的老鼠洞来完成这轮游戏。
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.僧辯不復奉答。
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.史普尼克2號屬於不可回收性飛行器,因此萊卡在計畫中註定死亡。
Ama İskoçya'da başlayan ayaklanma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.그러나 또 스코틀랜드의 반란으로 인한 막대한 전비 조달 때문에 국내의 반란을 유발하였다.
Park, Afrika'dan o kadar çok etkilenmişti ki tekrar geri dönmek istiyordu.그는 프랑스로 다시 돌아가 제위에 복귀할 생각까지 했다.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.הוא היה צריך לבוא.
Fakat Polonya sınır muhafızları tarafından durduruldu ve geri dönmek zorunda kaldı.פוליה היה נתון למעקב משטרתי ונאלץ לרדת למחתרת.