Artan gerginlikler Sovyetler Birliği ile Çin arasında nükleer savaş olasılığını ortaya çıkarmıştır.Následne sa konflikt v Kambodži stal príkladom zástupnej vojny medzi Čínou a Sovietskym zväzom.
Bu gerginlik dönemine Soğuk Savaş adı verilmektedir.Šis Šaltojo karo periodas vadinamas santykių atšilimu.
Ama sonra aralarındaki gerginlik düzelir.Nepaisant to, įtampa tarp jų augo.
Bu olay ailede daha büyük gerginliklere yol açtı ve Beyoncé'nin ebeveynleri ayrıldı.Toks Methew ėjimas suskaldė Knowles šeimą, ir dėl įtampos Beyonce tėvai išsiskyrė.
Kuomintang ile komünistler arasındaki gerginlikler sonucu Çin İç Savaşı patlak verdi.Kilęs konfliktas tarp Guomindang vyriausybės ir Kinijos komunistų partijos peraugo į pilietinį karą.
Bir yıl sonra, toplumdaki gerginlikler azalmıştır.Tarybiniu laikotarpiu mažėjo gyventojų sentikių tarpe.
Aralık 1978'de Arjantin ile Şili arasında neredeyse savaşa yol açacak bir gerginlik oluştu.Aastal 1978 oleks see peaaegu viinud relvastatud konfliktini Tšiili ja Argentina vahel.
Persler ve Yunanlar arasındaki gerginliklerden de söz etmiştir.Probleemid on ilmnenud ka Jõgõperä elanike ja puuraiujate vahel.
Nitekim kısa süre sonra sultan ve ümera arasında gerginlikler ve rahatsızlıklar artmıştır.Ultimaatum kasvatas veelgi pingeid ja kartusi tolleaegses Euroopas.
İki takımın taraftarları arasında gerginlik bulunmaktadır.Mootor paikneb kahe meeskonnaruumi vahel.
İki ülke arasındaki gerginlik Napolyon Savaşları döneminde yükseldi.See lõpetas osapooltevahelise vaenutegevuse Napoleoni sõdade raames.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Kami tidak dapat mengerti mengapa gunung mengalami tegangan.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.우리는 왜 산이 장력을 받고 있는지 이해할 수 없었어요.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nem értettük, hogy lehet, hogy ez a hegység feszültség alatt van.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nemohli sme pochopiť, prečo boli vrchy v stave napätia.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nie mogliśmy pojąć, dlaczego mamy górę pod ciśnieniem.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Non riuscivamo a capire come si potesse avere una montagna in tensione.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.No podíamos entender por qué había una montaña bajo tensión.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nous ne comprenions pas pourquoi nous avions une montagne sous tension.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nu puteam întelege de ce exista un munte sub tensiune.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Vi kunde inte förstå varför berget hela tiden förändrades där nere.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.We konden niet begrijpen waarom bergen onder spanning stonden.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Wir konnten nicht verstehen, warum ein Berg unter Zugkraft steht.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Δεν μπορούσαμε να καταλάβουμε γιατί είχαμε ένα βουνό υπό ένταση.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Нам не понятно было, почему горы находятся в состоянии напряжения.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Не можехме да разберем защо имахме планина под напрежение.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.לא יכולנו להבין איך נוצרת שרשרת הרים תחת מאמץ מתיחה.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.لم نستطع أن نفهم السبب وراء وجود الجبال تحت ضغط.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.プレートテクトニクスでは、プレートが衝突していれば
Başka bir an, hepsi gitmiştir, gerginlik vardır, ve zorlanma ve gürültü.A un autre moment, tout ça a disparu et il y a de la tension, de la pression et du bruit.
Başka bir an, hepsi gitmiştir, gerginlik vardır, ve zorlanma ve gürültü.A v dalším momentě, vše je pryč a je zde napětí, úsilí a hluk.
Başka bir an, hepsi gitmiştir, gerginlik vardır, ve zorlanma ve gürültü.En het volgende ogenblik is dat allemaal weg - en is er spanning, inspanning en lawaai.
Başka bir an, hepsi gitmiştir, gerginlik vardır, ve zorlanma ve gürültü.En otro momento, todo se va y hay tension, esfuerzo y ruido.
Başka bir an, hepsi gitmiştir, gerginlik vardır, ve zorlanma ve gürültü.In einem anderen Moment ist es alles verschwunden und stattdessen ist da Anspannung, Belastung und Lärm.
Başka bir an, hepsi gitmiştir, gerginlik vardır, ve zorlanma ve gürültü.Într-un alt moment, totul a plecat... și există tensiune , stres și zgomot.
Başka bir an, hepsi gitmiştir, gerginlik vardır, ve zorlanma ve gürültü.Toisena hetkenä se on kaikki poissa ja sen tilalla on jännite, kiristys ja melu.
Ben Maharaji'nin çevresinde hiç gerginlik hissetmedim; o tamamen huzurluydu.Non ho mai sentito tensione vicino a Maharaji, era del tutto a suo agio.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Aceasta produce tot felul de tensiuni, tot felul de efecte dinamice care sunt profund deranjante.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Chính điều đó tạo nên sự căng thẳng, các xung đột dẫn đến rối loạn.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Dan veroorzaakt dit allerlei spanningen, allerlei wrijvingen die echt vervelend zijn.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Detta skapar alla möjliga spänningar, alla möjliga sorters dynamik, vilket är djupt störande.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Dies verursacht natürliche viele Spannungen, und Dynamiken, die zutiefst beunruhigend sind.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Esto produce todo tipo de tensiones, toda clase de dinámicas que son perturbadoras.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Et cela produit toutes sortes de tensions, toutes sortes de dynamiques qui sont profondément perturbantes.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Ez különféle feszültségekhez vezet, különféle igen aggasztó folyamatokat mozgat.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Ini yang memicu semua ketegangan, dan semua hal-hal yang dinamis yang sangat mengganggu.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Isto está a produzir todo o tipo de tensões, todo o tipo de dinâmicas que são altamente perturbantes.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.이것이 바로 모든 종류의 긴장과, 심각하게 교란시키는 모든 종류의 역학 구도를 만드는 것이죠.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Questo sta producendo tensioni di ogni sorta, dinamiche inquietanti di ogni tipo.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Tohle má na svědomí nejrůznější napětí, celou řadu sil, které narušují rovnováhu.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.To má na svedomí veľa napätia, celý rad síl, ktoré narúšajú rovnováhu.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.To powoduje napięcia, tarcia wszelkiego rodzaju, które są bardzo niepokojące.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Това поражда напрежения от всякакъв вид, всякакви дълбоко обезпокоителни действия.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Це призводить до різного роду конфліктів, до різного роду тенденцій, які вкрай тривожні.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.Эта ситуация порождает всяческие противоречия и всевозможные процессы, приводящие ко множеству проблем.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.זה יוצר כל מיני מתחים וכל מיני דינמיקות מטרידות ביותר
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.ينتج عن هذا كل أنواع التوترات، كل أنواع التفاعلات التي تبعث على القلق العميق.
Bu durum, çok çeşitli gerginliklere, çok çeşitli rahatsız edici dinamiklere sebep oluyor.様々な問題を生み出す元になっています そして地球上の人口はさらに増える見込みです
Bunlar aynı örümcek tarafından üretilen beş lifin gerginlik testinde alınan gerilim-gerinim eğrileri.이것은 장력 테스트에 의해 얻어진 스트레스 변형 그래프입니다. 5종의 섬유는 같은 거미에 의해 만들어 진 것입니다.
Bunlar aynı örümcek tarafından üretilen beş lifin gerginlik testinde alınan gerilim-gerinim eğrileri.5種類の繊維で張力テストを実施し 応力歪み曲線を描いたものです 5種類の繊維がそれぞれ異なる