gergin ile cümle

gergin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.E faz-me tensa do ponto de vista do conceito de democracia.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Et ça me rend nerveuse quand on réfléchit à la démocratie.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Hal ini membuat saya tegang dari sudut pandang cara memikirkan demokrasi.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Het maakt me gespannen vanuit het oogpunt van het denken over democratie.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Îmi provoacă încordare din perspectiva a ceea ce gândesc despre democraţie.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.그것은 민주주의의 관점에서 절 긴장하게 만듭니다.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Som napätá z uhlu pohľadu demokracie.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Tensa desde el punto de vista del concepto de democracia.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Tesa dal punto di vista del concetto di democrazia.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Und es macht mich angespannt in Bezug auf Überlegungen die Demokratie betreffend.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Và nó khiến tôi căng thẳng từ góc nhìn về sự dân chủ.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Ο λόγος είναι αυτό που συνέβη το 1776 με τους Founding Fathers.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.И това ме изнервя, когато мисля за демокрацията.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Меня это беспокоит и с точки зрения представлений о демократии.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Це мене справді непокоїть з точки зору уявлень про демократію.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.וזה מלחיץ אותי מנקודת המבט של חשיבה על דמוקרטיה.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.ويجعلني متوترة من وجهة نظر التفكير حول الديمقراطية .
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.気がかりです 気がかりになることを説明しましょう
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Așa că iată-mă în acest spațiu iar slujba mea - și orice stres în legătură cu ea - nu mai exista.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.A tak som tu v tomto priestore a moja práca - a stres spojený s prácou - sú preč.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Byłam sobie w tej przestrzeni. Praca i stresy z nią związane zniknęły.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Così eccomi in questo spazio, ed il mio lavoro -- e qualsiasi stress legato al mio lavoro -- non c'erano più.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Estaba en este espacio y mi trabajo... y el estrés relacionado con él... había desaparecido.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Ik bevond me dus op die plek, en mijn baan met alle bijbehorende stress was weggevallen.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Joten minä olen tässä tilassa, ja työni - ja kaikki siihen liittyvä stressi - oli poissa.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.내 일과 관련된 모든 스트레스가 사라져버리는 것. 저는 몸이 한결 가볍게 느껴졌어요. 상상해 보세요.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.lorsqu'on est totalement déconnecté du bavardage de votre cerveau qui vous connecte au monde externe.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Så här är jag, på den här platsen, och mitt jobb och all stress som hör ihop med jobbet var bara borta.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Så her er jeg altså i dette rum, og mit job -- og alt stressrelateret til mit arbejde -- det var forsvundet.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tako sem tam v tem prostoru in moja služba - in ves stres povezan z mojo službo - je izginil.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tehát itt vagyok ebben a térben, és a munkám -- és bármilyen stressz, ami a munkámhoz köthető -- elmúlt.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tôi ở đây trong không gian này, và công việc -- và mọi áp lực liên quan đến công việc -- biến mất.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Vše, co mělo nějakou souvislost s mou prací, a také veškerý stres náležící k mé práci, byl pryč.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Οπότε είμαι εδώ σε αυτό το χώρο, και η δουλειά μου - και κάθε άγχος σχετικό με τη δουλειά μου - έχει χαθεί.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.И вот я в этом пространстве, и моя работа и все стрессы, с ней связанные, — всё это исчезло.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.И ето ме на това място - работата ми и всякакъв стрес свързан с работата ми - няма ги.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.І ось я знаходжусь у цьому просторі - і моя робота, і будь-який стрес, пов'язаний з роботою - усе це зникло.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.הייתי במרחב הזה, ועבודתי וכל הלחץ שקשור בה - הכל נעלם.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.ولذلك أنا هنا في هذه المساحة، وعملي -- وأي ضغط مرتبط بعملي -- انتهى
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.ストレスが 全て消えました 体が軽くなったのを感じました
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.A to może być mądrym posunięciem w tych nerwowych, niebezpiecznych czasach.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Das dürfte in diesen nervösen, gefährlichen Zeiten schlau sein.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.E isso pode ser inteligente nestes tempos perigosos e de ansiedade.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.En dat zou in deze gevaarlijke tijden nog wel eens verstandig kunnen zijn.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Et c'est sans doute un bon calcul dans ces périodes troublées.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Ja se saattaa olla viisasta näinä jännittyneinä, vaarallisina aikoina.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.그리고 그것은 이 불안하고 위험한 시기에 현명함이 될 것입니다.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Potrebbe essere una cosa saggia, di questi tempi.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Şi asta ar putea fi o mişcare inteligentă în aceste vremuri de nelinişte şi pericol.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Y eso puede ser inteligente en estos tiempos tensos y peligrosos.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Και αυτό ίσως αποδειχθεί έξυπνο στους ανάστατους, επικίνδυνους καιρούς που διανύουμε.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.И това може би е умен ход в тези неспокойни и опасни времена.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.И это может быть очень разумным шагом в эти неспокойные, опасные времена.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.וזה יכול להיות דבר נבון בזמנים מלחיצים ומסוכנים.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.وذلك يمكن ان يكون من الذكاء في اوقات العصيبة، الخطيرة.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.利益のことだけを考えているのじゃないか
Ve bunlar gergin topraklarda yaşayıp güveni ve zevki deneyemlemeyenler기쁨도 느끼지 못했고, 신뢰를 갖지도 못했습니다. 왜냐하면 사람이 경계하고, 걱정하고, 긴장하고,
Ve bunlar gergin topraklarda yaşayıp güveni ve zevki deneyemlemeyenlerNieumarli prowadzili życie przyziemne nie mogąc doświadczać przyjemności i nie umiejąc ufać.
Ve bunlar gergin topraklarda yaşayıp güveni ve zevki deneyemlemeyenlerלא מסוגלים לחוות עונג, לא יכולים לתת אמון, כי כשעומדים על המשמר, מודאגים, חרדים,
Ve bunlar gergin topraklarda yaşayıp güveni ve zevki deneyemlemeyenlerلا يمكنهم تجربة المتعة، لا يمكنهم أن يثقوا بأحد ، لأنك عندما تكون حذر ، قلق ، متوتر ،

İlgili Sayfalar