gergin ile cümle

gergin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve bunlar gergin topraklarda yaşayıp güveni ve zevki deneyemlemeyenler常に警戒していて ドキドキ、ハラハラと不安だらけで うつむいたままで どこへも踏み出せません
Ve fakat, birçok Darwinci kaygılı ve biraz gergin;E incluso así, muchos darwinistas están un poco ansiosos, un poco intranquilos.
Ve fakat, birçok Darwinci kaygılı ve biraz gergin;그렇다 해도, 진화론자 다수는 좀 불안해 하죠.
Ve fakat, birçok Darwinci kaygılı ve biraz gergin;עם זאת, דרוויניסטים רבים, מתוך דאגה ואי-נוחות מסוימת,
Ve fakat, birçok Darwinci kaygılı ve biraz gergin;ومع ذلك، الكثير من الدروانيين ينتابهم القلق والارتباك..
Ve fakat, birçok Darwinci kaygılı ve biraz gergin;ダーウィン説はいったい何処まで行くのか限界を知りたがっています
"Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın." "Biraz gerginim."Y la lucha me ha llevado aquí.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Ak by som fajčil, tak by som teraz asi fajčil namiesto toho.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Als ob ich rauchen würde, ich würde vielleicht stattdessen besser rauchen.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Come fumare, probabilmente al posto fumerei.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Como se eu fumasse, provavelmente só fumava.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Como si fumara, probablemente sólo fumaría en lugar de eso.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Dacă aş fi fumat, probabil că aş fuma în loc de asta.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Gdybym był palaczem, pewnie zamiast tak zerkać paliłbym papierosa.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Giống như nếu tôi hút thuốc, có lẽ tôi thà hút thuốc còn hơn.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Kdybych byl kuřák, pravděpodobně bych místo toho kouřil.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.그냥 불안할 때 나오는 버릇같은 거더라구요. 제가 담배를 폈다면 아마 그냥 담배를 폈겠죠.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Ligesom, hvis jeg røg, ville jeg muligvis ryge i stedet.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Mintha cigiznék, valószínűleg cigiznék ehelyett.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Par exemple si je fumais, je fumerais probablement au lieu de faire ça.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Samalla tavalla kuin jos tupakoisin, tupakoisin kännykkään katsomisen sijasta.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Seperti jika saya merokok, saya mungkin akan lebih baik merokok
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Zou ik roken dan had ik waarschijnlijk een sigaret opgestoken.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Όπως αν κάπνιζα, πιθανώς απλά θα κάπνιζα αντί γι'αυτό.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Можно сравнить с курением.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Например, ако бях пушач, вероятно щях вместо това да пуша.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.Скажімо, якби я курив, то замість цього б затягнувся сигаретою.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.אבל זה גם סוג של תנועה עצבנית. למשל, אם הייתי מעשן - כנראה שהייתי פשוט מעשן במקום.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.ولكنها أيضاً نوعاً ما عادة عصبية. مثل إذا دخنت، سوف أدخن ربما بدلاً من ذلك.
Ve sonunda farkettim ki, bu aleti kullanırken, bir tür gerginliğim vardı.喫煙者だったら 煙草を吸ってしまうようなものです 煙草に火をつけたりすれば その方が格好よく
Vücudunuz oldukça gergin.Il suo corpo č piuttosto rigido.
Vücudunuz oldukça gergin.Su cuerpo esta completamente rigido.
Vücudunuz oldukça gergin.Vous êtes très tendue.
Vücudunuz oldukça gergin.Το σώμα σαs είναι πιασμένο.
Vücudunuz oldukça gergin.Ваши мышцы весьма напряжены.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Ce que vous avez donc est une atmosphère de vulnérabilité et de tension.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Deci, ceea ce rezultă este o atmosferă plină de vulnerabilitate și tensiune.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Egy olyan légkörben találjuk tehát magunkat, mely sebezhető és feszültséggel teli.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Er ontstaat een atmosfeer van kwetsbaarheid en spanning.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Hier haben wir also eine Atmosphäre von Verletzlichkeit und Spannung.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.그렇다면 당신이 가지고 있는 것은 취약성과 긴장의 분위기입니다.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Portanto, o que temos é uma atmosfera de vulnerabilidade e tensão.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Questo da' luogo a un'atmosfera di vulnerabilità e tensione.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Se tiene una atmósfera de vulnerabilidad y tensión.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Takže zde máte napjatou a citlivou náladu.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Tällöin kuulija aistii haavoittuvan ja jännittyneen tunnelman.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Vì vậy cái bạn có là một không khí của sự mong manh và căng thẳng.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.W ten sposób czujemy wrażliwość oraz napięcie
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Άρα αυτό που έχετε είναι μια ατμόσφαιρα ευπάθειας και έντασης.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Итак, возникает ощущение уязвимости и напряжения.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Отже, виникає відчуття вразливості і напруги.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Така че това, което имаме, е атмосфера от уязвимост и напрежение.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.כך שמה שיש לנו זו אוירה של פגיעות ומתח.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.إذا على ماذا نحصل في هذا التصور عن فكرة عن المرونة التامة .. والتوتر
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.雰囲気なのです 野ウサギ自体もそうです
Yani bu işin içinde her zaman bir gerginlik vardı.Aşadar mereu aveau să existe tensiuni între cele două.
Yani bu işin içinde her zaman bir gerginlik vardı.Así que siempre iba a haber tensión.
Yani bu işin içinde her zaman bir gerginlik vardı.Bylo zřejmé, že mezi těmito dvěma přístupy bude napětí.
Yani bu işin içinde her zaman bir gerginlik vardı.Er zou dus altijd spanning in het systeem zitten.
Yani bu işin içinde her zaman bir gerginlik vardı.Es wird also immer wieder Spannungen geben.

İlgili Sayfalar