Sadece çok gerginim.Csak zavarban vagyok.
Sadece çok gerginim.Do tôi hơi căng thẳng thôi mà
Sadece çok gerginim.È che sono agitatissima.
Sadece çok gerginim.Solo estoy nerviosa.
Sadece çok gerginim.Solo estoy nerviosa.
Sadece çok gerginim.W domu wychodziło dobrze, ale jestem zdenerwowana
Sadece çok gerginim.أنا عصبية فقط
Sağ elinin gerginleşmeye başladığını görüyoruz. Gözleriyle sola doğru bakıyor.Jeho pravá ruka se právě začíná napínat a vidíte, že jeho oči se stáčejí doleva.
Sağ elinin gerginleşmeye başladığını görüyoruz. Gözleriyle sola doğru bakıyor.Prawa ręką zaczyna się napinać, zaś wzrok skierowany jest ku lewej stronie.
Sağ elinin gerginleşmeye başladığını görüyoruz. Gözleriyle sola doğru bakıyor.Права рука лише починає напружуватися, тож можна погляд, звернений ліворуч.
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!Dom sa att det inte var farligt att tala om för dig att jag är lite nervös.
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!Ei au spus că pot recunoaşte că sunt puţin emoţionată!
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!Họ nói điều an toàn là nói với thầy rằng tôi có chút thấp thỏm!
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!Ich wollte dir sagen, dass ich etwas nervös bin!
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!¡Me dijeron que era prudente advertirte que estoy un poco nerviosa!
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!Mi hanno consigliato che sarebbe meglio dirti che sono un po' nervosa!
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!Ze hebben me gezegd dat het veilig is u te vertellen dat ik wat zenuwachtig ben!
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!Είπαν ότι ήταν ασφαλές να σας πω ότι είμαι λίγο νευρική!
Size birazcık gergin olduğumu söylememin sorun olmadığını söylediler!何かで読んだのかビデオテープで聞いたのか あなたが言っていたことですが
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Also fangen Sie an, auf Dinge zu schauen, die mit Ihrem Spannungen was zu tun haben.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Anda mulai melihat pada hal-hal yang yang berkaitan dengan ketegangan-ketegangan anda.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Bạn bắt đầu nhìn nhận sự việc với mục tiêu của bạn
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Começamos a olhar para as coisas que se relacionam com as nossas tensões.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Elkezdjük vizsgálgatni, hogy mihez kezdjünk a feszültséggel.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Empiezas a mirar las cosas que se relacionan con tus tensiones.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Începi să priveşti lucrurile în strânsă relaţie cu problemele pe care le ai.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Je kijkt naar dingen die met je gespannenheid te maken hebben.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.그러면 사물들이 사람의 의도들과 관계가 있다고 고찰하기 시작하게 되죠.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Man ser saker som är relaterade till sina spänningar. Din bror har fått problem.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Vous commencez à examiner tout ce qui est lié à vos tensions.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Zaczynasz patrzeć na rzeczy, które powodują napięcie.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Αρχίζεις να παρατηρείς αυτά που έχουν να κάνουν με τις εντάσεις σου.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Ви починаєте вивчати джерела напруження.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Вы начинаете изучать источники волнений.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Започвате да се вглеждате в неща, които имат общо с напрежението ви.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.את מתחילה להתבונן בדברים שיש להם קשר למתחים שלך.
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.وتبدا في النظر للاشياء التي لها علاقة بتوترك
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.トラブルに陥った兄弟の世話をするのかどうか?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Budú existovať rozpory medzi imigrantmi, alebo konflikty či konkurencia, pokiaľ ide o limitované zdroje?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Ci saranno tensioni legate all'immigrazione, oppure conflitti per le risorse limitate?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Czy zaznają napięć związanych z emigracją, lub konfliktów i walk o ograniczone zasoby?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?¿Habrá tensiones por la inmigración o conflictos por la competición de recursos limitados?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?이민에 대한 갈등이 생기거나 제한적인 자원을 놓고 경쟁적인 충돌이 일어나게 될까요?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Será a imigração uma causa de tensão ou de conflitos causados pela competição por recursos escassos?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Vor fi oare tensiuni cu refugiaţii sau conflicte în competiția pentru resursele limitate?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Wird es Spannungen wegen der Einwanderung geben, oder Konflikte über knappe Ressourcen?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Y aura-t-il des tensions à cause de l'immigration, ou des conflits pour acquérir les ressources limitées?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Zullen er spanningen ontstaan door immigratie of conflicten over de concurrentie voor beperkte middelen?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Θα υπάρχουν εντάσεις κατά τη μετανάστευση ή συγκρούσεις κατά τον ανταγωνισμό για τους περιορισμένους πόρους;
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Чи буде напруга стосовно іміграції, або конфлікти щодо боротьби за обмежені матеріальні засоби?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Ще има ли натиск върху имиграцията или конфликтити за конкуренция на ограничени ресурси?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?האם יהיו מתחים בשל הגירה, או עימותים בשל תחרות על משאבים מוגבלים?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?هل سيكون هناك خلافات حول قضايا الهجرة؟ أو خلافات في تقسيم الموارد المحدودة؟
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?限られた資源をめぐる衝突が 待っているかもしれません チャドやダルフールでは 既に衝突がありました
Sol elimi aldım, avuç içim yere doğru gergin ve başımı sağa yatırıyorum.Così, ho preso la mia mano sinistra giù al mio fianco e poi appoggio la testa verso destra.
Sol elimi aldım, avuç içim yere doğru gergin ve başımı sağa yatırıyorum.Ich hab nun meine linke Hand an meiner Seite und drücke sie nach unten. Dann lehnt euren
Sol elimi aldım, avuç içim yere doğru gergin ve başımı sağa yatırıyorum.la paume vers le sol, puis je me penche ma tête vers la droite.
Sol elimi aldım, avuç içim yere doğru gergin ve başımı sağa yatırıyorum.頭は右側に傾けます。 反対側の手で頭を少し押してもOK
Solgunsun. Gerginlikten mi?Sie sind ganz weiß.
Sonrasında işler gerginleşmeye devam etti. Ayaklanmalar baş gösterdi.Situatia continua sa fie tensionata au avut loc rascoale