Hava gerginleşir ve birbirlerine girerler.Tunded pääsevad valla ja nad langevad üksteise embusesse.
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.Et saelint on kitsas, saab lintsaega saagida ka mööda kõverat kontuuri.
Nitekim kısa süre sonra sultan ve ümera arasında gerginlikler ve rahatsızlıklar artmıştır.Ultimaatum kasvatas veelgi pingeid ja kartusi tolleaegses Euroopas.
İki takımın taraftarları arasında gerginlik bulunmaktadır.Mootor paikneb kahe meeskonnaruumi vahel.
İki ülke arasındaki gerginlik Napolyon Savaşları döneminde yükseldi.See lõpetas osapooltevahelise vaenutegevuse Napoleoni sõdade raames.
Filmdeki gergin olaylar Karabağ'da geçer.Matšid peeti kino Ars laval.
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.그녀는 그녀가 사는 사회와 그녀의 자식들이 사는 환경에 대해 화를내고, 좌절감을 느끼고,
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.כועסת, מיואשת, ממש מתוסכלת על המצב של החברה שלה
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.غاضبة ومحبطة ومنزعجة للغاية من الوضع في مجتمعها
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.また我が子が置かれた状態に対して 怒りに燃え 不満を持ち 憤慨したこの若い女性は
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.하지만 5주 전만큼은 아니죠.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.5週間前、私は人工股関節全置換術を受けました
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Aber ich bin nicht so nervös wie vor fünf Wochen.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Ale nejsem tak nervózní, jak jsem byla před pěti týdny.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Ale nie taká nervózna, ako som bola pred piatimi týždňami.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim. Beş hafta önce kalça protezi ameliyatı geçirdimDe nem annyira mint 5 hete voltam 5 hete volt egy teljes csípőcsere műtétem
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Dar nu sunt la fel de emoţionată cum eram acum cinci săptămâni.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Heureusement, je ne suis pas aussi nerveuse qu'il y a 5 semaines.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Jednak nie jestem tak zdenerwowana, jak pięć tygodni temu.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Maar ik ben niet zo zenuwachtig als ik vijf weken geleden was.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Ma non quanto cinque settimane fa, quando mi hanno sostituito l'anca.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Men jag är inte lika nervös som för fem veckor sedan.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Men jeg er ikke så nervøs som jeg var for fem uger siden
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Nhưng tôi vẫn chưa lo lắng bằng 5 tuần trước.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Pero no estoy tan nerviosa como hasta hace 5 semanas.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Tapi saya tidak segugup lima minggu yang lalu.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Voltem a pôr os três minutos, assim não é justo. AH:
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Αλλά όχι τόσο, όσο ήμουν πριν από πέντε εβδομάδες.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Але вже не так сильно, як п'ять тижнів тому
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Но не съм толкова нервна, колкото бях преди пет седмици.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.Но уже не так сильно, как пять недель назад.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.אבל לא מתרגשת כמו שהייתי לפני חמישה שבועות.
Ama beş hafta önceki kadar gergin değilim.ولكنني لست متوترة مثلما كنت منذ خمسة أسابيع
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Ale pod tím se zároveň skrývalo to celkové napětí, jestli někdy najdeme Nema v tomhle velkém, širém oceánu?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Ale pod tým bolo toto celkové napätie: či nájde niekedy Nema v tomto obrovskom, šírom oceáne?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Dar dedesubtul acesteia exista un suspans global legat de găsirea lui Nemo în acest uriaş şi vast ocean.
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.De ezalatt volt egy globális feszültség, hogy sosem találjuk meg Némót ebben a tágas, határtalan óceánban.
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.하지만 그 이면에는 이 거대하고 방대한 바다에서, 니모를 언젠가는 찾을것인가라는 전체적인 긴장감이 있었습니다
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Ma alla base c'è la tensione generale: riusciremo mai a trovare Nemo in questo vasto, immenso oceano?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Mas sob isto estava a tensão global: viremos alguma vez a encontrar o Nemo neste enorme, vasto oceano?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Men under det låg den övergripande spänningen: skulle vi någonsin hitta Nemo i denna stora ocean?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Nhưng ẩn sâu là sự lo lắng tổng thể liệu ta có bao giờ tìm được Nemo trong đại dương rộng lớn này?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Pod tym, znajduje się ogólne napięcie: czy kiedykolwiek znajdziemy Nemo w tym ogromnym oceanie?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Y eso con una base de tensión general: ¿encontraremos a Nemo en este inmenso y vasto océano?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Όμως πλανιόταν η γενική αγωνία για το αν ποτέ θα βρούμε τον Νέμο σε αυτό τον τεράστιο, απέραντο ωκεανό.
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Но в дългосрочен план е напрежението ще намерим ли някога Немо в този огромен, безкраен океан?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Но самая главная напряжённость была другой: найдём ли мы когда-либо Немо в огромном, необъятном океане?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.אבל מתחת לזה היה המתח הכללי, האם אי-פעם נמצא את נמו באוקיינוס העצום והענק הזה?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.وخلف ذلك كان هناك توتر أكبر حول ما إذا كنا سنجد نيمو على الإطلاق في هذا المحيط الضخم الرحب؟
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.大海原の中で ニモを見つけられるのかが 気になっています ピクサー創業当時は
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.그러나 마침내 그녀는 팔을까지 그들이 이동하는 것처럼 그것을 원형 늘어, and 파산 각각의 손으로 가장자리의 약간.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Avšak, nakoniec natiahla ruky okolo nej, ak by ísť, a zlomil z trochu okraje s každou rukou.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Azonban végül ő kinyújtotta karját körül, amennyire csak mennek, és tört le egy kicsit a széle minden kézzel.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Nicméně, nakonec natáhla ruce kolem ní, pokud by jít, a zlomil z trochu okraje s každou rukou.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.עם זאת, סוף סוף היא מתחה את זרועותיה מסביב ככל ילכו, ושברו את קצת קצה בכל יד.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.ومع ذلك ، في الماضي انها امتدت ذراعيها حولها ، بقدر ما سوف تذهب ، وكسرت الخروج قليلا من حافة مع كل يد.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.それぞれの手でエッジの少しオフ。 "そして今、その区別がつかない"と彼女はつぶやきました、との右少しかじった
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Kami tidak dapat mengerti mengapa gunung mengalami tegangan.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.우리는 왜 산이 장력을 받고 있는지 이해할 수 없었어요.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nem értettük, hogy lehet, hogy ez a hegység feszültség alatt van.