gereksiz ile cümle

gereksiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat gereksiz olduğu kadar anlaşılması da zor olan hesabını kendi de tam olarak anlayamadı.Ασφαλώς, όμως, δεν θα μιλούσε τόσο έντονα εναντίον τους, εάν και ό ίδιος είχε διαπράξει το ίδιο σφάλμα.
Öğrencilere verilecek eğitimin içeriğinde gereksiz ayrıntılara yer verilmez.Κανένας νέος που θέλει να φοιτήσει δεν αποκλείεται.
Çok gereksiz bir şekilde Maria’dan ayrılır: “Artık gitme zamanım geldi.”«Οι Βοιωτοί» του απάντησαν και τότε είπε «καιρός να πεθάνω».
2003 yılında, İSKİ müdürünün projenin gereksiz olduğu yönünde itirazı olmuştur.Το 1994 έθεσε υποψηφιότητα για τη θέση του κυβερνήτη της Φλόριντα, χωρίς επιτυχία.
Gereksiz zorlama ve yeni yaralanmalardan kaçınılmalıdır.Herefter opstarter man en behandling, der skal forebygge nye anfald og komplikationer.
Böylece gereksiz zaman harcanmamış olur.Man hadde ikke tid til unødig byråkrati.
Ancak parasını son zamanlarda vara yoka, gereksizce harcamaktadır.Ulik Parker har imidlertid Spenser nesten ikke blitt eldre.
Özellikle kızlarına bunun gereksiz ve sağlıksız olduğunu da tembih ettiğini belirtmiştir.Argumentene besto i at den skulle være stygg og utrygg for barn.
Yedi tanenin yanı sıra daha fazla kayıp (gereksiz iş) şekli de olabilir.Det kan bestå av flere enn én avvikende kjegle avhengig krav.
Gereksiz zorlama ve yeni yaralanmalardan kaçınılmalıdır.Hal ini dilakukan untuk mencegah cedera dan hal lain yang tidak diinginkan.
Bu yüzden de hep gereksiz riskler alır.Mereka selalu mendapatkan pekerjaan yang membahayakan.
Böylece gereksiz zaman harcanmamış olur."Ia bagaikan tak termakan waktu.
Kraft Foods devraldıktan sonra Nabisco adı Kanada'da gereksiz hale geldi.Nama Nabisco semakin subur di Kanada setelah diambil alih Kraft.
24 Mayıs 1837'de Victoria 18 yaşına erişti, bunun anlamı saltanat süresi artık gereksizdi.Victoria được 18 tuổi vào ngày 24 tháng 5 năm 1837, và do đó vấn đề nhiếp chính không cần phải xem xét nữa.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Lúc này, quân đội bị xem như là một khoản chi phí không cần thiết và còn là một mối đe dọa chính trị.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Chàng khinh thường cuộc sống no đủ và lười biếng.
Böylece gereksiz zaman harcanmamış olur.Trong khi đó thì thời gian không trôi đi một cách vô ích.
Amiral Alfred von Tirpitz bu planı gereksiz ve maliyetli bularak karşı çıkmıştı.Đô đốc Alfred von Tirpitz đã phản đối kế hoạch này, cho rằng nó không cần thiết và tốn kém.
Dolayısıyla kekeme birine tavsiye vermek gereksizdir.Để bắt lươn cần phải dùng mồi dẫn dụ.
Aşırı veya gereksiz küfür kelimeler içeren uygulamalar.Những câu thơ hay nhiều không kể xiết.
Gereksiz içerikler için gayret göstermiyoruz.我々はあなた方に不必要な困難を起こさせまい。
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.世を迂闊と心得た役立たずだ。
Hiçbir kitap gereksiz değildir.無其官無其書。
Böylece gereksiz zaman harcanmamış olur.時間を無駄にしたくない。
Gereksiz isim oluşturulmasını önlemek.下の名前は設定なし。
Hatta Newton mekaniğinin kapsamında, modern görüş mutlak uzayın gereksiz olduğu yönündedir.ニュートン力学の枠内で考える場合でも、現代的な観点では絶対空間は必ずしも必要ではない。
Bu durum yeniden değerlendirilerek emir geri çekilene kadar çok fazla (ve gereksiz) kayıp verildi.延長まで縺れるも惜しくも判定負け。
24 Mayıs 1837'de Victoria 18 yaşına erişti, bunun anlamı saltanat süresi artık gereksizdi.1837年5月24日にヴィクトリアは18歳になり、成人した。
Fakat bunun gereksiz olduğu 10 Haziran'da görüldü.少なくとも6月23日中はこの区間は不通のままとみられている。
Gereksiz zorlama ve yeni yaralanmalardan kaçınılmalıdır.それにより致命傷の回避や傷の早期回復も可能。
Gereksiz isim oluşturulmasını önlemek.故立無間名。
Yedi tanenin yanı sıra daha fazla kayıp (gereksiz iş) şekli de olabilir.但偏官(七杀)可以多于一位。
Hiçbir kitap gereksiz değildir.他书无之。
Gereksiz zorlama ve yeni yaralanmalardan kaçınılmalıdır.固定受傷的關節,防止不必要的動作。
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.感知世界為無意義與不可理解。
George Liska'ya göre, "gereksiz yere uzayan Bizans–Pers anlaşmazlığı İslam'ın yolunu açtı".George Liska에 의하면 "비잔티움과 페르시아 간의 지나치게 긴 싸움은 이슬람 제국의 앞길을 열어 주었다."
Green, "O sahne kesildi çünkü filmde korkunç görünmüşüm tamamen gereksiz." dedi.삭제된 이유에 대해 그린은 "내 출연 장면이 잘린 것은 전체 스토리에서 그 장면이 불필요했기 때문이에요."라고 말했다.
Bu durum yıllarca Osmanlıların gereksiz tedbirleriyle yokluk çeken halkın bilinçaltına yerleşmişti.수년동안 흑인 사회는 이러한 불평등에 대해 불만을 표시해 왔다.
Gereksiz zorlama ve yeni yaralanmalardan kaçınılmalıdır.관악기는 사용되지 않고 다른 현악기로 유지된다.
Hiçbir kitap gereksiz değildir.성서는 오류가 없다.
Fakat bunun gereksiz olduğu 10 Haziran'da görüldü.같은 해 6월 10일에도 연행되었다.
Bu olgularda ilaç tedavisi ile vakit kaybetmek gereksizdir.이 경우에는 약물치료로 완치가 힘들다.
Gereksiz içerikler için gayret göstermiyoruz.불필요한 기기는 사용하지 않는다.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.지식이 없는 정수는 약하고 쓸모없다.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.חיו נראים חסרי משמעות וללא כל תוחלת.
Gereksiz, nihilistik ve sinir bozucu.מורט קמצן, נוירוטי והיפוכונדר.
İşçinin gereksiz hareketlerini ortadan kaldırmak.על ידי כך נמנעות התנהגויות נסיגה של העובדים.
Bu nedenle ölümden kaygılanmak gereksizdir diye düşünür.אני מתכוונת, הוא מחשיב את המוות להשפלה.
Hiçbir kitap gereksiz değildir.Книгите не са безполезни.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Но вече е осъзнал, че съществуването му е напълно безсмислено и без цел.
Kullanılmayan parçalar gereksiz yere yaratılarak kaynak harcamaz.Невзривените боеприпаси правят огромни части от обработваемите земи неизползваеми.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Uviđa da mu je život potpuno besmislen i isprazan.
Bu nedenle ölümden kaygılanmak gereksizdir diye düşünür.Stoga je besmislen strah od smrti.
Aşırı veya gereksiz küfür kelimeler içeren uygulamalar.Maknite se nepotrebnog i suvišnog hrvatovanja!
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Je to pre nich niečo cudzie, nepochopiteľné a nepotrebné.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Na vojsko se je začelo gledati kot na nepotreben strošek in politično grožnjo.
Fakat bunun gereksiz olduğu 10 Haziran'da görüldü.Nazadnje je bil viden 10. julija.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Začenjamo verjeti, da je življenje brez pomena in brez vrednosti.
Gereksiz zorlama ve yeni yaralanmalardan kaçınılmalıdır.Novejši materiali bi naj bili odporni proti tem poškodbam.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Į armiją buvo žiūrima kaip į nereikalingas išlaidas ir politinę grėsmę.

İlgili Sayfalar