Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.Staje się coraz bardziej konieczne, żeby rozpoznać fundamentalne wartości, które nas łączą.
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.Torna-se necessário reconhecer as qualidades fundamentais que nos unem.
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.يصبح من الضروري على نحو متزايد التعرف على الصفات الأساسية التي تربط بيننا.
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.基本的な特徴を認識することが、 ますます必要になっています。 明白な真理を
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.越来越有必要 承认哪些基本素质 将我们互相连结。
Bu anlaşma, kendi anayasal gerekliliklerine uygun olarak, imzalayan Ülkeler tarafından onaylanmaya tabidir.A UNIÃO E OS ESTADOS VIZINHOS
Bu anlaşma, kendi anayasal gerekliliklerine uygun olarak, imzalayan Ülkeler tarafından onaylanmaya tabidir.Ezt a megállapodást alkotmányos követelményeinek megfelelően valamennyi szerződőállamnak meg kell erősítenie.
Bu anlaşma, kendi anayasal gerekliliklerine uygun olarak, imzalayan Ülkeler tarafından onaylanmaya tabidir.Ta sporazum morajo ratificirati vse države pogodbenice v skladu s svojimi ustavnimi pravili.
Bu anlaşma, kendi anayasal gerekliliklerine uygun olarak, imzalayan Ülkeler tarafından onaylanmaya tabidir.Tato dohoda podléháratifikaci všemi signatářskými státy v souladu s jejich příslušnými ústavními pravidly.
Bu anlaşma, kendi anayasal gerekliliklerine uygun olarak, imzalayan Ülkeler tarafından onaylanmaya tabidir.Táto dohoda podlieha ratifikácii každým zmluvným štátom vsúlade sjeho príslušnými ústavnými požiadavkami.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.C'est l'exigence principale pour nous amener rapidement à un avenir énergétique propre.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Đó là điều kiện thiết yếu để chúng ta hướng tới một tương lai với năng lượng sạch.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.E' il requisito principale per spostarci rapidamente verso un futuro a energia pulita.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.É o requisito principal para avançarmos rapidamente para um futuro de energias limpas.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Es ist die grundlegende Voraussetzung um uns zügig in Richtung sauberer Energie zu führen.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Este es el requisito principal para pasar rápidamente a un futuro de energía limpia.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Este premisa principală pentru a avansa rapid spre un viitor cu energie ecologică.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Het is de voornaamste voorwaarde om ons snel te voeren naar een schone energie-toekomst.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Je to základní předpoklad, jak se můžeme rychle dostat do budoucnosti s čistou energií.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.이런 방법은 미래의 깨끗한 에너지를 위한 필요조건 입니다.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Tämä on perusedellytys nopealle siirtymiselle puhtaan energian tulevaisuuteen.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.To podstawowy wymóg, aby szybko zapewnić nam przyszłość z czystą energią.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Είναι η κύρια απαίτηση για να κινηθούμε ταχύτατα προς ένα καθαρό ενεργειακό μέλλον.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Това е основното изискване да се предвижим бързо към чисто енергийно бъдеще.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.Это требование принципиально для быстрого продвижения к будущему с чистой энергией.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.זו הדרישה העיקרית על מנת להניע אותנו בהחלטיות לכיון עתיד עם אנרגיה נקיה.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.هي شرط أساسي لتحريكنا بسرعة نحو مستقبل بطاقة نظيفة.
Bu, bir temiz enerji geleceğine doğru süratle ilerlememiz için temel gerekliliktir.クリーンエネルギーを使う将来へ向かうために 欠かすことができない要件です 何人かの一流の経済学者も
Bu kurumsal bir gereklilik.C'est une exigence institutionnelle.
Bu kurumsal bir gereklilik.Das ist eine institutionelle Verordnung.
Bu kurumsal bir gereklilik.Dat is een regel van het instituut.
Bu kurumsal bir gereklilik.Det er et institutionalt krav.
Bu kurumsal bir gereklilik.E o cerinţă instituţională.
Bu kurumsal bir gereklilik.Es un requisito institucional.
Bu kurumsal bir gereklilik.Ez egy szigorú előírás a számunkra.
Bu kurumsal bir gereklilik.Itu adalah peraturan institusi.
Bu kurumsal bir gereklilik.Questo è un requisito istituzionale.
Bu kurumsal bir gereklilik.Se on perusvaatimus.
Bu kurumsal bir gereklilik.Takie są zasady ośrodka.
Bu kurumsal bir gereklilik.Това е институционално изискване.
Bu kurumsal bir gereklilik.Это обязательное правило.
Buyasa, Üye Devletler tarafından kendi anayasal gerekliliklerine uygun olarak onaylanmadan yürürlüğe girmez.Ta zakon začneveljati šele, ko ga odobrijo države članice v skladu s svojimi ustavnimi pravili.
Bûyle bir durumda, bir siyahæn istihdam edilme-si aîæk bir mesleki gerekliliktir.Adaptarea rezonabilュ pentru persoanele cu dizabilitュ゙i
Bûyle bir durumda, bir siyahæn istihdam edilme-si aîæk bir mesleki gerekliliktir.• alkalmazási és munkakörülmények, beleértve az elbocsátást és a díjazást
Canlılığın gereklilikleri yerine getirmez,바이러스는 모든 요구조건을 만족하지는 않습니다
Canlılığın gereklilikleri yerine getirmez,Není živý, protože mu některé vlastnosti života chybí.
Canlılığın gereklilikleri yerine getirmez,Nézzünk csak egy példát: a vírus egy természetes rendszer, ugye?
Canlılığın gereklilikleri yerine getirmez,Δεν ικανοποιεί όλα τα κριτήρια.
Canlılığın gereklilikleri yerine getirmez,הוא לא באמת עונה על כל הדרישות,
Canlılığın gereklilikleri yerine getirmez,إنه لا يفي تماماً بجميع الشروط،
Canlılığın gereklilikleri yerine getirmez,必要条件すら満たしません
Dalai Lama'nın bir cümlesi var... Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir.Có một câu mà Dalai Latma đã từng nói, ông nói, "Tình yêu và lòng trắc ẩn là những điều thiết yếu.
Dalai Lama'nın bir cümlesi var... Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir. Lüks değildir."Láska a soucit jsou nezbytnosti, nejsou luxusem.
Dalai Lama'nın bir cümlesi var... Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir.Une citation du Dalai Lama, il a dit, " L'amour et la compassion sont des nécessités.
Dalai Lama'nın bir cümlesi var... Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir.Κάποτε ο Δαλάι Λάμα είχε πει ότι "η αγάπη κι η συμπόνια είναι ανάγκες".
Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir."Amore a compassione sono delle necessità.
Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir."A szeretet és az együttérzés szükségletek.
Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir."El amor y la compasión son necesidades.
Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir."Iubirea și compasiunea sunt nevoi.
Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir."사랑과 연민은 필수품과 같습니다