Eru, sadece mutlak gereklilik içerdiğinde Arda üzerinde kendi gücünü faaliyete geçiriyordu.При необходимости взять какой-нибудь предмет он действовал всей рукой.
Evrim süreci için genetik değişkenlik bir gerekliliktir.التباين الجيني هو أمر ضروري لعملية التطور.
Gereklilik, tavsiye ve bazen de zorunluluk bildirir.ويغلظ في تقديم النصح والإرشاد والموعظة لها في أحيان أخرى..
Sonuç olarak, diş ipi kullanmak ağız hijyenini korumak açısından bir gereklilik olarak görülür.و نتيجةً لذلك، يُعتبر تنظيف الأسنان باستخدام الخيط ضروريّ للحفاظ على صحة الفم و نظافته.
Bu askeri bir gereklilikti ancak kesinlikle ARPA'nin görevi değildi.إنّ بناء نظام كهذا كان بوضوح حاجةً عسكريّةً، ولكنّ لم تكن هذه الحاجة من مهمّات الوكالة.
İş kesme fark edildikten sonra CPU servis gereklilikleri için bütün aygıtları kontrol etmelidir.Depois de detectar uma interrupção a CPU pode verificar todos os dispositivos por necessidade de serviço.
Aşağıdaki gereklilikleri sağlayan bir mantıksal önermeye bir doğru hipotez h {\displaystyle h} denir.Uma hipótese correta h é uma proposição lógica que satisfaz os seguintes requisitos.
Gereklilik 1837'de Pierre Wantzel tarafından kanıtlandı.De noodzakelijke voorwaarde is bepaald door Pierre Wantzel in 1836.
Bu durum, embriyolojik bir gerekliliktir.Toch is aanraking een biologische behoefte.
Gereklilik 1837'de Pierre Wantzel tarafından kanıtlandı.W roku 1837 wykazał to Pierre Wantzel.
Gereklilik 1837'de Pierre Wantzel tarafından kanıtlandı.Problemet bevisades vara olösbart i det allmänna fallet av Pierre Wantzel år 1837.
Hobbes’a göre teori, “barış ve bolluk” için rasyonal gereklilikleri ortaya koymalıdır.Enligt Hobbes har vi ytterligare en förmåga, nämligen förnuftet.
Dönerkanatların pal sayıları, araçtan beklenen gerekliliklere göre farklılık gösterebilir.Antalet städer som haft spårväg skiljer något beroende på hur man räknar.
Uygunsuzluk: Gerekliliklere uymama durumudur.Užitečnost - schopnost sloužit potřebě osob.
Bu noktadan itibaren öznenin yeniden anlamlandırılması kaçınılmaz bir gerekliliktir.Nu știu de ce vizitând expoziția aceasta simți o necesitate imperioasă de a o vedea din nou.
Gereklilik 1837'de Pierre Wantzel tarafından kanıtlandı.A szükségesség bizonyítását Pierre Wantzel adta 1837-ben.
Gereklilik 1837'de Pierre Wantzel tarafından kanıtlandı.Täydellisen todistuksen esitti Pierre Wantzel vuonna 1837.
Ayrıca gereklilik bildirir.Lisäksi vaaditaan asiaankuuluva vakuutus.
Bu durum, embriyolojik bir gerekliliktir.Imperatif ini bersifat a priori.
Ürün-müşteri gerekliliklerinde kullanılabilir.Dipergunakan untuk kebutuhan konsumtif.
Bu askeri bir gereklilikti ancak kesinlikle ARPA'nin görevi değildi.そのようなシステムの構築は明らかに軍にとって大きな要望ではあったが、それはARPAの任務ではなかった。
Gereklilik 1837'de Pierre Wantzel tarafından kanıtlandı.この事実は、1837年に、ピエール・ヴァンツェルにより証明された。
Gereklilikler: “Her zaman en iyi olmalıyım.”元となった渇望は「常に最高の自分でありたい」。
Ayrıca gereklilik bildirir.こうして必要性も言えた。
Povi yeterlilik, devi gereklilik kipi için yardımcı fiillerdir: Vi povas aliĝi nin.ネットワーク断絶によるフェイルオーバ: サービスを提供するために必要なLANを予め監視することにより、万が一そのLANが断絶した場合にフェイルオーバすることが可能である。
Bu gereklilik uzay ve zaman için Lorentz dönüşümlerine yol açar.ローレンツ変換のうち、空間と時間が関与する方向への変換をローレンツブースト (英: Lorentz boost) と呼ぶ。
Povi yeterlilik, devi gereklilik kipi için yardımcı fiillerdir: Vi povas aliĝi nin.須臾,客如廁,備謂亮曰:「向得奇士,足以助君補益。
Bu gereklilik başlarda dinle sağlandı.В началото това е толерирано.
1973'teki petrol krizi sonrasında batı ekonomilerindeki tasarruf gereklilikleri.Nakon naftne krize 1973. god.
Sütunun geri dönüşü teknolojik bir gereklilik olmaktan ziyade estetik bir tercihti.Návrat k stĺpom v postmoderne je viac podmienený estetikou ako technologickou nevyhnutnosťou.
Gereklilik, tavsiye ve bazen de zorunluluk bildirir.Sem sodijo pozivi, nasveti, kompromisi, včasih tudi opomini ter obljube.
Bu dönüşlerin sayısı programın gerekliliklerine göre zorunlu olabilir.Duomenys yra nepastebimai atkartojami pagal programos poreikius.
Sütunun geri dönüşü teknolojik bir gereklilik olmaktan ziyade estetik bir tercihti.Kiirus oli olulisem kui tehniline kvaliteet.
Aîæk bir Mesleki GereklilikMaterialny zakres Dyrektyw
Aîæk bir Mesleki GereklilikPodstatn̅ profesnó po™adavek
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.A gondolatok tárháza egyszerűen felülírja saját biológiai parancsainkat.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Die eine oder andere Ideologie hat unsere biologischen Imperative in unserem Leben einfach ersetzt.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Een of andere verzameling ideeën heeft onze biologische doelen in onze levens vervangen.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.En uppsättning idéer eller en annan har helt enkelt ersatt våra biologiska drifter i våra liv.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Jedna sada myšlenek nebo druhá prostě v našich životech přepsala naše biologické imperativy.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.어떤 아이디어들이 우리 인생 속에서, 생물로서의 절대명제들을 대체해버렸습니다.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Tak ali drugačen skupek idej je preprosto zamenjal naše biološke obveze v življenju.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Taki stos idei czy inny zastąpił po prostu nasze biologiczne cele w życiu.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Um ou outro conjunto de ideias substituiu os nossos imperativos biológicos na nossa vida.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Un grupo cualquiera de ideas sencillamente reemplaza nuestros imperativos biológicos.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Un gruppo di idee qualsiasi ha rimpiazzato il nostro imperativo biologico.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Un jeu d'idées ou un autre a tout simplement remplacer les impératifs biologiques de nos vies.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Un set de idei sau un altul a înlocuit pur si simplu nevoile noastre biologice în viața noastră.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Ένα συγκεκριμένο ή γενικά άλλο σετ ιδεών έχουν απλά αντικαταστήσει τις βιολογικές εντολές της ζωής μας.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Една или друга група от идеи просто са заменили биологичните императиви в живота ни.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.Тот или иной набор идей попросту заменили в нашей жизни биологические императивы.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.מערך-רעיונות כזה או אחר תפס פשוט את מקומם של הציוויים הביולוגיים במוחנו;
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.مجموعة معينة من هذه الأفكار وتلك.. إستبدلت ببساطة الضرورات الاحيائية لحياتنا الخاصة.
Bir takım fikirler hayatlarımızdaki biyolojik gerekliliklerin yerini aldı.我々の生命における生物的義務に取って代わりました 我々の最高善が何か
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.Devine din ce in ce mai necesar sa recunosti calitatile fundamentale care ne leaga.
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.Har det blivit allt viktigare att erkänna de fundamentala kvaliteter som binder oss samman.
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.Il devient de plus en plus nécessaire de reconnaitre les qualités fondamentales qui nous connectent.
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.Kasvavissa määrin tulee tarpeellliseksi tunnistaa perustavanlaatuiset ominaisuudet, jotka yhdistävät meitä.
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.우리를 연결시켜주는 근본적인 요소들을 이해하는 것이 매우 중요해집니다.
Bizi birbirimize bağlayan temel özellikleri tanımak artan bir gereklilik haline gelmektedir.Menjadi semakin penting untuk mengakui kualitas pokok yang menghubungkan kita.