Sihirli Ayna ona gerekli bilgileri vermek zorunda kalır.A varázspontok a varázslatok elmondásához szükségesek.
Match point (maç sayısı); herhangi bir oyuncunun maçı kazanması için gerekli olan son sayıdır.Matchpoint (meccslabda): csak egy pont kell a meccs megnyeréséhez.
Her iki ürün de hayvanlar için zehirleyicidir ve azot oksitler azot fiksasyonu için gereklidir.A nitrát és nitrit mérgezőek, de a nitrogén szükséges a bioszintetikus folyamatokhoz.
Araştırma sonuçlarının yayımlanması bilimsel yöntemin gerekli bir aşamasıdır.A kutatási eredmények közlésének egyik formája a tudományos publikáció.
Bu sırada askerî üniforma giymekte olan kişiler gerekli olduğu şekilde selam dururlar.Azok, akik egyenruhában vannak, megfelelő módon tisztelegniük kell.
Millet için gerekli olan her şey, dilde saklanır.Minden ügyintézést mindkét nyelven biztosítani kell a polgároknak.
Bir litre bira elde etmek için 6-7 litre su gereklidir.1 kg száraz kazein előállításához 60–70 l tejre van szükség.
Kükürt yaşam için gereklidir.A bór nélkülözhetetlen az élethez.
Gerekli Şeyler.Tarpeellista tavaraa.
Gereklilik 1837'de Pierre Wantzel tarafından kanıtlandı.Täydellisen todistuksen esitti Pierre Wantzel vuonna 1837.
Günümüzde birçok ülkede bu tür telif hakları kullanılarak bildirimleri gerekli kılınmıştır.Useimmissa Euroopan maissa sovelletaan nykyisin tätä standardia.
Çocukluk, İstismar ve Dinden Kaçış Çok Gerekli Bir Boşluk mu?Lapsuus, kaltoin kohtelu ja pako uskonnosta Erittäin tarpeellinen aukko?
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Kaksosraskaudet ovat äärimmäisen harvinaisia.
Rowling gerekli büyüyü hiç açıklamamıştır.Rowling ei ole kuitenkaan ikinä julkistanut itse loitsua.
Qt ek olarak, gerekli QGIS bağımlılıkları ve GEOS SQLite içerir.Qt:n lisäksi QGIS on riippuvainen GEOS-kirjastosta ja SQLite-ohjelmistosta.
Gerekli vergileri vermişmi?He saivat peruspalkkaa.
Sonrasında beraber Zucco davasına bakarlar ve adalete teslim etmek için gerekli delilleri toplarlar.Sen jälkeen hän menee Zackin luo ja pyytää tapauksen todisteita.
Bu bilgiler iletişim için gereklidir.Tämä artikkeli kertoo kommunikaatiosta.
Elektrikli çekiş değişimi için TGV ye önemli bir tasarım revizyonu gerekli oldu.TGV:n muuttaminen sähköiseksi vaati suuria muutoksia.
Bir bankaya bağlantı gerekli değildir.Pankkikirja ei ollut välttämätön.
Sürücünün bir müdehalesi gerekli değildir.Veturi ei ole ajokuntoinen.
Gerekli olduğu zaman karşılıklı askerî yardım yapılacak.Henkilökuntaa avustaa tarvittaessa.
İkisi de gerekli.Ja molemmat olisivat oikeassa.
Yakın mesafeden ateş gereklidir.Myös paloasema on lähellä.
Tohum-yiyen bir türdür ama yavru özellikle gerekli protein tedariğini olduğu gibi böceklerden alır.Peltopyyn pääravintoa ovat siemenet, mutta varsinkin poikaset syövät hyönteisiä proteiininlähteenä.
Bu yüzden, bulunduğu bölgeye en yakın tersanedeki donanmayı alması gerekliydi.Hän halusi suurimman laivaston, minkä maa päällään on kantanut.
Tasarım veya inşaatının alanında çok önemli bir örneği olması gereklidir.Pohjapiirros on merkittävä apuväline rakennettaessa siinä esitettyä rakennetta tai rakennusta.
"Sonraki" düğmesi yalnızca gerekli olduğu yerde gösterilir.Yhdistäminen tulee tarvittaessa tehdä vain sopivasta pisteestä.
Gerekli görülenlerin adaylık süresi bir yıl daha uzatılabilir.Aikaa eropäätöksestä eroon menisi luultavasti yli vuosi.
Bu güncelleme, Magic Mouse'un çalışması için gereklidir.Laitteen seuraaja on Magic Mouse.
Gerekli olan odyolojik tedaviyi belirler, uygulama takibini kontrol eder.Joka kontrolloi Dyyniä, kontrolloi rohtoa.
Birçok işte çalışarak, gerekli olan parayı topalamaya çalıştı.Isolla rahalla hän pyrkii ostamaan tarvitsemansa tuen.
Her bir sınav için 110 tl kayıt ücreti yatırılması gereklidir.Kymppiluokan suorittamiseen tarvitaan 1100 oppitunnin suorittamista.
Konuşma için gerekli olan havayı akciğer sağlar.Se ottaa palamisreaktioon tarvitsemansa hapen ympäröivästä ilmasta.
Bu tür yiyecekler, kış süresinde gerekli protein ve vitaminleri sağlar.Havunoksat tarjoavat etenkin talvella tarpeellisia vitamiineja.
Calgary Olimpiyatları için gerekli mali fonların üç kaynağı vardı.Hyppyrimäissä järjestettiin Calgaryn olympialaisten mäkihyppykilpailut.
Ardışıl GPS alıcısı genel haliyle bir ya da iki donanım kanalı kullanarak gerekli uyduları izler.Kukin ohjattava laite käyttää yhden tai useampia DMX-kanavia.
Yakalamak için oyundışı aktiviteler gereklidir.Nämä tarvitaan toistohyökkäysten estämiseen.
Ayrıca gereklilik bildirir.Lisäksi vaaditaan asiaankuuluva vakuutus.
Dünya anlayışı için gelen duyguları anlamlı bilgiler haline çevirmek gereklidir.Seuraus: Paikallinen informaatio voi johtaa globaaliin viisauteen.
Çocukların büyümesi için E vitamini gereklidir.Mitä lapsi tarvitsee hyvään kasvuun.
Babası biraz tereddüt ile onayladı ve gerekli kâğıtları imzaladı.Papin tuli varmistaa, että jakokirja oli tehty ja se oli perillisten tai heidän holhoojiensa allekirjoittama.
Tabi bu eserleri çalmadan önce çalgının akort edilmesi gereklidir.Kyseinen liike pitää kuitenkin ladata ennen kuin sen voi tehdä.
Aradaki günlerde gerekli işler yapılabilir.Heitä voi kohdata silloin tällöin.
Görmek için karanlık bir yer gereklidir.Kuvan tekemisen kannalta sommittelun taito on välttämätön.
Hitler artık dışarıdaydı ve gerekli düzeni tamamen sağlamıştı.Hitlerin noustua valtaan niiden suorittaminen lopetettiin kokonaan.
Yetenek kullanmak için mana gereklidir.Taidon harjoittelu on välttämätöntä taitavaksi tulemiselle.
Ayrıca teori gözlemsel ölçümleri için başvurmak için bu dönemin tamamlamak için gerekli kaldı.On kuitenkin huomattava, että uusi tutkimus olisi tarpeen ajoitusten varmistamiseksi.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Tieteen vallankumouksellisesta kehityksestä katso paradigma.
Öncelikle, her şeyden elini eteğini çekmek gerekliydi.Oli tärkeää käyttää kaikki, mitä saatiin käsiin.
[50][51] Çinko vücutta gerekli bir besin takviyesi ve eser elementtir.Sinkki on elimistölle välttämätön lisäravinne ja hivenaine.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Σπάνια απαιτούνται περισσότερες από δύο δόσεις.
Vakaların %16-%35'inde ikinci doz gereklidir.Σε ποσοστό 16 έως 35% των περιπτώσεων είναι απαραίτητη δεύτερη δόση.
Stark’ın deneysel zırhı California’ya dönmek için gerekli güçten yoksundur ve dünya onun öldüğüne inanır.Η στολή του Σταρκ δεν έχει αρκετή δύναμη για να επιστρέψει στην Καλιφόρνια και ο κόσμος τον θεωρεί νεκρό.
Bellaso yöntemi böylece gerekli güçlü güvenlik için tek anahtar.Για τη μέθοδο Μπελλάζο απαιτείται ισχυρή ασφάλεια μόνο για το κλειδί.
Uzun vadede önlemek için iki doz gereklidir.Για μακροχρόνια πρόληψη απαιτούνται δύο δόσεις.
Politikacılar gerekliliği nedeniyle medyanın uzman kullanıcıları haline gelirler.Οι πολιτικοί κατ 'ανάγκη γίνονται έμπειροι χρήστες των μέσων ενημέρωσης.
Nanoyapıları tanımlarken nanoölçekteki boyutların sayısı arasında ayrım yapmak gereklidir.Στην περιγραφή των νανοδομών είναι καλό να γίνει διάκριση μεταξύ του αριθμού των διαστάσεων στην νανοκλίμακα.
Proteinler insan vücudu için gerekli besin maddeleridir.Οι πρωτεΐνες είναι απαραίτητα θρεπτικά συστατικά για το ανθρώπινο σώμα.
Elektrikli çekiş değişimi için TGV ye önemli bir tasarım revizyonu gerekli oldu.Η αλλαγή του TGV σε ηλεκτροκίνηση απαιτούσε μια σημαντική αναθεώρηση του σχεδίου του.