Gerekli müdahalelerin ardından bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra başarılı üç ameliyat geçirdi.Щоб успішно провести операцію, було потрібно три ясні дні.
İstanbul'un alınmasından sonra, devlet işlerinin çoğalması, böyle bir divanın kurulmasını gerekli kılmıştır.Але після підписання Мюнхенської угоди необхідність у створенні такого угрупування відпала.
Birçok işte çalışarak, gerekli olan parayı topalamaya çalıştı.Аби мати більше грошей, займав декілька вигідних посад.
Vakaların %16-%35'inde ikinci doz gereklidir.Друга доза потрібна у 16-35 % випадків при цьому більше двох доз застосовують дуже рідко.
Sanat ona göre insan zihni için gerekli bir işlevdir ve iş birliğine dayanan bir etkinliktir.Він вважав, що людина є діяльною істотою, а її праця є джерелом добробуту.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.Влада США оголосила винагороду в розмірі $5 млн за затримання Гусмана Лоери.
Manila Bulletin (takip etmek gerekli).Видавництво Мандельбаум (нім.
Bu ise belirli bir eğitim sürecini gerekli kılar.Але це вимагає спеціального тренування.
Gerekli görülenlerin adaylık süresi bir yıl daha uzatılabilir.При необхідності тривалість академічної відпустки може бути продовжена ще на один рік.
Mümkün olduğunca hareket etmemesi gereklidir.Необхідно пом'якшити перехід, наскільки це можливо.
Ancak, güvenli olmayan kanal problemini çözmek için daha gelişmiş bir yaklaşım gerekli.Для вирішення проблеми небезпечним каналом, більш складний підхід.
Hastalıktan etkilenen sürülere karantina uygulaması gereklidir.При виникненні захворювання накладають карантин.
Çok su gerekli.Потрібно багато води.
Saat durmuş. Yeni bir pil gerekli.Годинник зупинився. Потрібна нова батарейка.
Sen gerekli değilsin.Ти не потрібен.
Yasalar gereklidir.Закони необхідні.
Örnekler gereklidir.Потрібні приклади.
İlaç için gerekli olan radyuma 200 dolar verip, ilacın küçük bir dozajı için 2,000 dolar istemektedir.Za radium zaplatil 200 dolarů a za malou dózu s lékem požadoval 2000 dolarů.
Bana göre apaçık ortadadır ki, varlığı gerekli olan, sonsuz, yüce ve akıllı bir yaratıcı vardır.O Pánu Bohu věří, že je vševědoucí a všemohoucí a všudypřítomný.
Avukatlarımla görüşüp bu cümlenin daha açık biçimde ifade edilmesinin gerekli olup olmadığına bakacağım."Pohovořím s naším právníkem a uvidím, zda je potřeba tu větu vyjasnit.
Bir bankaya bağlantı gerekli değildir.Není potřeba navštěvovat banku.
Kesin teşhis için laboratuvar muayeneleri gereklidir.Pro přesnou identifikaci je nezbytný laboratorní test.
Yazılışta yeri olmayan, fakat söylenişte gerekli bulunan kökten sayılmayan yedi harf daha vardır.Sedm znaků perského písma se nenapojuje levou stranou na ostatní: و – ژ – ﺯ – ﺭ – ﺫ – ﺩ – ﺍ.
Sadece zaten kritik olarak test edilmiş olan OpenSSH gereklidir.Vyžaduje pouze OpenSSH, který je výborně otestován.
Vakaların %16-%35'inde ikinci doz gereklidir.Druhá dávka je potřeba v 16 až 35 % případů, více než dvě dávky jsou nutné jen ojediněle.
Bu durumlarda Lorentz kuvveti yasasını kullanmak gereklidir.Většinou se využívá působení Lorentzova zákona síly.
Ancak gerekli durumlarda bu sayı üçe çıkabilir.V případě potřeby lze kapacitu zvětšit až trojnásobně.
Her hareket gelişimin gerçekleşmesi için gereklidir.Každý proces by měl vést k splnění cíle.
Genel amaçlı sınav ise akademik olmayan çalışma, staj veya göçmenlik başvuruları için gereklidir.Všeobecná slouží k neakademickému vzdělávání, práci či k imigračním účelům.
Bu bilgiler iletişim için gereklidir.Tato výměna je nezbytná pro komunikaci přes Internet.
Sadece gerekli olan iyidir.Bylo opatřeno to nejnutnější.
Her bir sınav için 110 tl kayıt ücreti yatırılması gereklidir.Za výpis z Rejstříku trestů se platí jednorázová částka 100 Kč.
Bu durumda da cerrahi tedaviler gerekli olabilmektedir.Mohou též zjistit, zda je potřeba chirurgický zákrok.
Bu sebeple de yalnızca gerekli durumlarda uygulanması önerilmektedir.To se považuje za vhodné pouze v případě nouze.
Buna ek olarak dönüş biletine sahip olmaları da gereklidir.Zakoupit je rovněž možné zpáteční jízdenku.
Visual Studio Shell, herhangi bir IDE'de gerekli işlevselliği sağlamak için bir dizi VSPackages tanımlar.Visual Studio Shell definuje sadu balíčků VSPackage, která poskytuje funkčnost potřebnou v jakémkoliv IDE.
Babası biraz tereddüt ile onayladı ve gerekli kâğıtları imzaladı.On sám se k přezdívce hlásil a podepisoval jí některé své obrazy.
Avrupa Birliği fikrinin yaygınlaşmasıyla kullanışlı bir sistemin standartlaştırılması gerekliliği doğdu.Založil organizaci Panevropská unie, která měla tyto myšlenky popularizovat.
(TSİ) Bir üst tura çıkmak için ilk iki sırayı almak gereklidir ve (Q) simgesi ile gösterilmiştir.V ní bylo dřívější saldo nahrazeno dvěma položkami – počátečním a konečným stavem účtu.
Kendi çabaları ile para bulur fakat 150.000 $ daha gereklidir.Vezme všechny úspory, ale kniha stojí sto padesát dolarů.
Olayı çözmeye çalışırlar.Gizli S.H.I.E.L.D üssünü bulurlar ve gerekli bilgileri öğrenirler.Je zraněný, tak ho vezmou na základnu SGC, protože chtějí získat informace.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Hlavním určením letounu je přímá letecká podpora.
Halaha'ya sıkı sıkıya bağlılık gereklidir.Gajdova (ne)věrná Morava.
Gerekli mineralleri almak için doğal tuz da arar.Také na tvorbu ledových soch se těží přírodní led.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, ilacı elde etmek için özel bir prosedür gereklidir.Ve Spojených státech je dostupný pouze na lékařský předpis.
Gizlilik için bu tür bir gerekçe, ulusal güvenlik için gerekli bilgiyi koruma arzusuyla güdülendi.Kromě zdravotního průkazu musejí mít tyto osoby ještě znalosti nutné k ochraně veřejného zdraví.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Pokud je podezření na inhalační zranění, může být zapotřebí včasná intubace.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.Tato nezávislost byla nutná pro vykonání potřebných reforem.
Böylece analitik anlamlar gerekli durumlarda sonuç çıkarmada tatmin edici olmak zorunda.Analytik musí být tedy schopen správně předpovídat určité skutečnosti.
Fakültelerin mezuniyet için gerekli kredi sayısı çeşitlilik göstermektedir.Charakteristický pro fakultu je velký počet zájemců o studium.
Saldırı girişimlerinin tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması.Prozkoumání příčiny a zavedení preventivních opatření.
Bu sürede onların duvarı aşmaları gereklidir.Zeď je nutno nastříkat.
Bütün limanlar için modernleştirme ve geliştirme gereklidir.Existuje záměr na celkovou přestavbu a modernizaci přístavu.
Kırımlılardan her gün gelen yardım çağrıları da onun bir an önce Kırım'a ulaşmasını gerekli kılmaktaydı.A hle, ten, jemuž včera přispěchal na pomoc, opět na něj volal.
Gerekli olduğu zaman karşılıklı askerî yardım yapılacak.V případě potřeby obě záchranné služby spolupracují.
Yönetim düzlemi, şebeke yönetimi için gerekli işlemlerin trafiğini düzenler.Harmonogram vysídlení se měl řídit interními administrativní pokyny.
Carolina bir kontes olmayi hiç istemedığını ve hiçbir gerekli yeteneği olmadığını bildirir.Ale Sylva nyní prozrazuje, že není žádná hraběnka.
Böyle bir ampulu değiştirmek istenirse bastırarak çevirmek gereklidir.Pustit se do tak velké změny vyžaduje odvahu.
Firma ise çalışanlara dağıtılmak üzere, üretim için gerekli olan malzemeleri temin etmekle yükümlüdür.Jediná firma kontroluje zdroje nezbytné pro výrobu.
Aynı köprüye ikinci bir yoldan ulaşım için ise E5 otoyolunu kullanmak gereklidir.Od této křižovatky dále je po dálnici současně vedena i evropská silnice E65.